Navigation

Buradasınız

UİD-DER Haribo İşçilerini Ziyaret Etti

UİD-DER’li işçi ve öğrenciler olarak 24 Şubat Çarşamba günü direnişteki Haribo işçilerine dayanışma ziyaretinde bulunduk. Hadımköy’de bulunan fabrika önünde kararlılıkla mücadele eden işçiler, bizleri sınıf dayanışmasının sıcaklığıyla karşıladılar.

İlk olarak bugüne kadar gelinen süreç üzerine sohbetler ettik. 22 Şubat Pazartesi günü biri işçi sözcüsü iki işçinin işten çıkarılması sonucunda üretimi durduran Haribo işçileri direnişlerine devam ediyorlar. Ocak ayından itibaren asgari ücrete yapılan %30’luk zammın kendi ücretlerine de yansıtılmasını talep eden işçiler, hem %30’luk zam talebinin kabul edilmesi hem de atılan işçi arkadaşlarının tekrar işbaşı yapması üzerine üretime devam edeceklerini ifade ediyorlar. Ayrıca çoğunluğun tekrar üye olduğu Tek-Gıda-İş sendikasının da yetki almasını ve sendikalı olarak çalışmaya devam etmek istediklerini belirtiyorlar.

UİD-DER’li işçiler olarak Haribo işçilerinin verdiği mücadelenin ne kadar haklı olduğunu dile getirdik, başarılar diledik. Türkiye’de ek zam için mücadele verilen ve kazanımların elde edildiği Gaziantep, Bursa gibi örnekler üzerine konuştuk. Bu deneyimlerin işçiler için güzel bir örnek olduğunu, Haribo’nun da bu örneklerden biri olması için mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti işçiler. Büyük çoğunluğun sendikasız ve örgütsüz olduğu Hadımköy gibi büyük bir işçi havzasında, diğer fabrikalara da Haribo’daki mücadelenin güzel bir örnek olacağına inanan işçiler, herkesin desteğiyle dayanışmanın büyümesi gerektiğini belirttiler. İşçilerin tümünü ilgilendiren kıdem tazminatının gaspıyla ilgili sohbetler de oldu. Bu konuyu konuştuğumuz işçiler, kıdem tazminatına göz dikilmesine de tepkililer.

İdari kadronun çıkış saati geldiğinde fabrika önünde geniş halkalar halinde toplanarak “Birleşe Birleşe Kazanacağız”, “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” gibi sloganlarla ve türkülerle işçiler geçen servislere seslendiler. Direniş ilk gününden başlayarak işçilerin birliğini bozmaya yönelik hamlelere, tek tek işçilerin müdürler veya amirler tarafından aranmasına tepki gösteren Tek Gıda-İş Sendikası yöneticisi Yunus Durdu; “Mücadelemiz, işçilerin sermayeyle olan mücadelesidir. Hastanız, cenazeniz olduğunda arayıp sormayan müdürler bugün sizi sevdikleri için mi arıyorlar? Yalan!” diyerek işçilere seslendi. Ayrıca Haribo markasının dünya birincisi olduğunu belirten Durdu, Haribo işçisinin durumunun öyle olmadığını, evinin kirasını zar zor ödediğini ifade etti. UİD-DER’e de ziyareti için teşekkür eden Yunus Durdu, destek için gelen herkese kapılarının açık olduğunu belirtti.

Son olarak coşkulu halaylarla, sloganlarla dayanışma ruhunu güçlendirdiğimiz Haribo işçileri tüm işçi kardeşlerinden destek beklediklerini ifade ettiler. Bu mücadelenin sadece Haribo işçisini ilgilendirmediğini, bütün işçileri ilgilendirdiğini söyleyerek seslerinin ve mücadelelerinin duyulması ve büyümesi için bu dayanışmanın gerekli olduğunun altını çizdiler.

25 Şubat 2016

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • 3 Mart 1992, karaelmas diyarı Zonguldak ve 263 madenci… Bundan tam 29 yıl önce Zonguldak’ın Kozlu ilçesindeki Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) İncirharmanı Maden Ocağı, 263 madencinin toplu mezarına dönüştü. Gece vardiyası henüz birkaç saat önce...
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 9. maddesine göre işveren, iş akdi sona eren işçinin durumunu 10 gün içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. İş akdinin hangi gerekçeyle sona erdiği bir kod ile belirtilir. Her kodun...
  • “Bir bankadaki küçük memuriyetimden çıkarıldıktan sonra –neden çıkarıldığımı hâlâ bilemiyorum, bana sadece tasarruf için dediler, fakat haftasına yerime adam aldılar– Ankara’da uzun müddet iş aradım…” İşte Sabahattin Ali “Kürk Mantolu Madonna”...
  • Koronavirüs salgınının başından beri birçok işyeri sözde önlemler alarak işçileri dibine kadar sömürmeye devam ediyor. Sözde bizim sağlığımız her şeyden önemliymiş. Sağlığımızı her şeyden çok önemseyen işyerlerinden biri de benim çalıştığım...
  • Kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler can yakmaya, can almaya devam ediyor. Egemenler teknoloji çağının nimetleriyle keyif sürüyor ama emekçiler açlıktan, yokluktan, salgın hastalıklardan kırılıyor. Dünyada her beş saniyede bir, on yaşın altında bir...
  • Ekonomik kriz derinleşmeye ve dünya işçi sınıfını da nefessiz bırakmaya devam ediyor. Krizi yaratan patronlar sınıfı hava, kara, deniz demeden işçi sınıfının kanını emmeye kararlı görünüyor. İşçi sınıfına yapılan saldırıların bir ayağını denizler ve...
  • Egemenlerin ellerindeki tüm araç ve yöntemleri kullanarak gerçekleri gizlemeye çabaladığı bir dönemden geçiyoruz. Dünyadaki adaletsizliğin ne derece arttığını düşünecek olursak her geçen gün bu çabalarının arttığını da tahmin edebiliriz. Bununla...
  • Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi, Genel-İş Genel Merkezinin sözleşmeyi imzalamasıyla 28 Şubatta sona erdi. Maltepe Belediyesi işçileri 6 gün süren grev boyunca zorlu ama kararlı bir mücadele yürüttüler. Belediye yönetiminin işçilere yüzde 47’lik...
  • Bir zamanlar yoksullara çare olan ayçiçeği yağı bugün el yakıyor. Şöyle en ucuzundan 5 litre ayçiçeği yağının fiyatı 72 lira! Oysa insanlığın kadim tecrübeleri ve yapılan araştırmalar sayesinde sağlıklı ve dengeli beslenmede proteinlerle birlikte...
  • “Uzaya çıkabilir miyiz?” sorusu dilden dile herkesin ağzında. Verilen cevaplara gülmemek elde değil. “Bırak abi uzaya çıkmayı, biz koronadan sokağa çıkamıyoruz. Geç kaldık uzaya, biz anca markete çıkarız!” diyenler mi arasınız, “liderimizle biz her...
  • Merhaba arkadaşlar, ben yeni mezun bir rehber öğretmenim. Engelli bireylerimizin eğitim aldığı özel bir rehabilitasyon merkezinde kısa bir süre çalıştım. Malûmunuz eğitimde fırsat eşitsizliği özellikle pandemi koşullarında hepten alıp başını gitti....
  • İnsanların uğrak noktalarından biri olan AVM’lerin sayısı her geçen gün artıyor. Dışarıdan bakıldığında çok şaşaalı duran AVM’lerin iç dünyası maalesef ki düşünüldüğü kadar parlak değil. Uzun süredir AVM’de çalışan bir işçi olarak size birkaç şey...
  • Edebiyatın Türkçe söyleyen büyük ustası Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te hayata gözlerini yumdu. 90 yılı aşan ömründe Anadolu’nun yoksul insanları ile hemhal olan büyük usta, onların acılarını, korkularını, mutluluklarını, cesaretlerini anlatan...

UİD-DER Aylık Bülteni