UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Ankara’da UİD-DER Pikniği

Ankara’dan UİD-DER’li işçiler

Biz işçiler için yaz aylarının neredeyse tek eğlencesi piknik oluyor. Aylar boyu aralıksız çalışıp yorgunluğumuzu pikniklerde atmaya çalışıyoruz. Eğer o pikniğe bir de UİD-DER’le gidiliyorsa hem dinleniyor, hem eğleniyor, hem de öğreniyoruz.

Geçtiğimiz Pazar günü UİD-DER Ankara temsilciliği olarak dostlarımızla bir piknik düzenledik. Sabahın erken saatlerinde başlayan koşturmacamız piknik alanında yerini keyifli sohbetlere bıraktı. Her zaman olduğu gibi kendi ellerimizle yaptığımız pasta ve böreklerle güzel bir kahvaltı yaptık. O gün UİD-DER’le tanışan dostlarımız bu kadar kalabalıkta böylesi düzenli bir işleyişe şaşırdıklarını ifade ettiler. Biz de onlara örgütlü yapılan işlerin hem böylesine düzenli olduğunu hem de keyif verici olduğunu anlattık.

Genç bir işçi dostumuz annesi ve kardeşiyle gelmişti. Gelirken tedirginlik yaşadığını, ama içinde bulunduğu ortamın hiç de tedirginlik yaratmadığını, herkesin ne yapması gerektiğini bildiğini, çok sıcak olduğunu söyledi. İyi ki ailemi de getirmişim dedi. Başka bir işçi arkadaşımız vardiyadan çıkıp geldiğini, geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda kaldığını söyledi. Ek işten kazanacağı parayı bugün kazanamayacağını fakat daha önemli şeyler kazandığını ifade etti.

Kahvaltı ve sohbetlerin ardından bilgi yarışması düzenlendi. Pikniğimize ilk defa katılan işçiler bilgi yarışmasına soruları bilememekten çekindikleri için katılmak istemediler. Onların bu tedirginliklerini anlayarak, bunun sadece adının “‘yarışma”‘ olduğunu, aslında yaptığımız şeyin, sorular okunurken hem öğrenmek hem de kendi sınıfımıza dair ne kadar az şey bildiğimizi fark etmek olduğunu söyledik.

Öğle yemeğine kadar halaylar çektik, voleybol oynadık, sohbet ettik. Sanki herkesin bitmeyecek bir enerjisi vardı. Kendilerine ayırdıkları o günü doyasıya yaşamak istiyorlardı. Yemekten sonra işçi korosunun şarkıları ile kimi zaman hüzünlendik, kimi zaman keyiflendik. Şiir kolunun hazırladığı şiirler bizlerin hayatlarına kocaman bir ayna tuttu.

Onlar ki toprakta karınca

suda balık, havada kuş kadar çokturlar

korkak, cesur, cahil, hakim

ve çocukturlar

ve kahreden

yaratan ki onlardır

destanımızda yalnız onların maceraları vardır

İşçi sınıfının gücünün birliğinden geldiğini söyleyişimiz ilk değildir. Tarih bunun sayısız örnekleriyle süslüdür. Milyonlarca yüreğin birleşip tek bir yumruğa, tek bir dile dönüştüğü o gün bunca yaşanılan zulüm sona erecektir. Bu bir hayal değil, tarihin bize anlattıklarıdır.

Baktılar baktılar

Ve gözler çakmaklaştı

Yalaza dönüştü diller

Dudaklar açıldı, kapandı

Üst üste, üst üste, üst üste

Milyonlarca dil, dudak ve göz

Harekete geçti

Kesildi

Susmayı emredenlerin sesi

BOYUN EĞDİRENLER

BOYUN EĞDİ!

Şiir ve şarkıların ardından oluşturduğumuz sınıf kürsüsünde işçi dostlarımız bize yaşadıkları sorunları ve bunlara karşı verdikleri mücadeleleri anlattılar. Hacettepe Hastanesinde çalışan bir taşeron işçi yaptıkları iş bırakma eylemini anlattı. Eylem sonunda sendikalaştıklarını ve o günden beri maaşlarını düzenli aldıklarını söyledi. Kendisinin de çok şey öğrendiğini, ne öğrendiyse UİD-DER’den öğrendiğini söyledi.

Ankara Üniversitesi yemekhanesinde çalışan taşeron işçiler maaşlarını alamadıkları için yemekhaneyi işgal etmişlerdi. Günler süren işgalleri boyunca onlara öğrenciler yemek yemeyerek destek olmuştu. Yemekhane direnişini yaşamış, direniş sonunda arkadaşları işe alındığı halde kendisi alınmayan bir işçi dostumuz o süreçte çok şey öğrendiğini söyledi. UİD-DER’in onların yanında olduğunu, eğer UİD-DER’in söylediklerini yapmış olsalardı bugün sonucun farklı olabileceğini söyledi.

Sincan Organize’de çalışan bir işçi dostumuz da yakın zamanda işten atıldığını ve hak ettiği tazminatın altında tazminat teklif ettiklerini söyledi. Kabul etmediğini, mahkemeye başvurarak hakkını arayacağını söyledi. Uzun zamandır UİD-DER’li arkadaşlarla görüştüğünü, ne yapılması gerektiğini onlardan öğrendiğini ve şimdi fabrikadaki diğer arkadaşlarının kendisine danıştıklarını belirtti.

Bütün bu yaşanılanlar ve üzerine söylenenler gösteriyor ki, biz işçiler istersek birleşip haklarımızı söke söke alırız. Bunun için önce gücümüzün farkına varmamız gerekir. Bunu da mücadeleci işçilerin söylediği gibi UİD-DER’de öğrenebiliriz.

Sınıf kürsüsünde bu kadar keyiflenmişken bir daha halay çekmemek olmaz tabii! Otobüslerimiz gelene kadar coşkulu halaylar çektik. Pikniğin sonunda piknik alanını UİD-DER’e yakışır bir biçimde bırakıp, güzel geçen bir günün ardından yüzümüze yerleşen yorgun ama tatlı bir ifadeyle evlerimize döndük.

13 Temmuz 2011






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this