UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Dünyada Düşük Ücretlere ve Mezarda Emekliliğe, Irkçılığa Karşı Eylemler

Avustralyalı kadın emekçiler “eşit işe eşit ücret” için mücadele ediyor

Pek çok ülkede işçiler düşük ücretlere ve kötü çalışma koşullarına karşı çeşitli mücadeleler veriyorlar. Avustralyalı kadın kreş öğretmenleri de düşük ücretlere “artık yeter!” dediler. 350 farklı kreşten yaklaşık 7 bin kadın emekçi, 18 ayda 4 grev gerçekleştirdi. Son olarak 5 Eylülde greve çıkan işçiler, bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Yaptıkları yürüyüşte dünyanın birçok yerindeki kadın işçilerin de taleplerinden biri olan “Eşit İşe Eşit Ücret!” talebini öne çıkardılar. Saatlik 22 dolar ücret alan eğitmenler, ülkedeki ortalama ücretlerden daha düşük olan bu ücrete %35 zam istiyor. Erkeklerin kadınlardan yaklaşık %15 daha fazla ücret aldığı Avustralya’da, kreş öğretmenleri cinsiyet ayrımcılığına son verilmesi ve kadın işçilerin erkeklerle eşit ücret alması için mücadele ediyor.

Hindistan’da kadınlar şiddete, tacize, tecavüze ve açlığa karşı yürüdü

Hindistan’da kadına yönelik şiddet her geçen gün artıyor. Kadınlar sokakta, işyerlerinde, evlerinde şiddete maruz kalıyor, taciz ve tecavüze uğruyor. Son yıllarda çocuklara yönelik kaçırma, taciz, tecavüz vakaları da artmış durumda. Kadınlar çalışmaları engellenerek eve kapatılıyor. Bu duruma tepki gösteren emekçi kadınlar 4 Eylülde bir protesto yürüyüşü gerçekleştirdiler. Ülkenin dört bir tarafından toplanan binlerce kadın parlamento binasına yürüdü. Bir araya gelen kadınlar 2014 yılında başa gelen hükümeti, Başbakan Modi’yi ve kadına yönelik cinsiyetçi politikaları protesto etti. Yağmurlu havaya rağmen gerçekleştirilen yürüyüşte Hindistan’da kadına yönelik işlenen suçlarda mahkûmiyet oranının sadece %19 olduğu, her 4 tecavüzcüden üçünün serbest kaldığı vurgulandı. Suçluların cezalandırılmasını isteyen kadınlar aynı zamanda iş ve daha yaşanabilir ücret talebini de dile getirdiler.

ABD’de öğretmenler düşük ücretlere hayır diyor!

ABD’nin başkenti Washington’da öğretmenler maaşlarına zam talep ediyorlar. Sağlık hizmetlerinin, gıda ürünlerinin fiyatlarının her geçen gün artması, ancak maaşlarında herhangi bir artış olmaması eğitim emekçilerini harekete geçirdi. Maaşlarına %19 oranında zam talep eden öğretmenler, grev silahını kullanıyorlar. Devlet okullarının açıldığı 5 Eylülde Puyallap ve Tacoma bölgelerindeki öğretmenler greve çıktılar ve bu bölgelerde okulların açılmasını engellediler. Binlerce öğretmenin katıldığı grev büyük destek gördü. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin ücretsiz olması gerektiğini söyleyen, daha kaliteli eğitim isteyen öğrenciler ve veliler de greve destek veriyorlar. Washington’un diğer bölgelerinde öğretmenlere %25’e kadar zam yapıldığını dile getiren emekçiler, talep ettikleri zammı alana kadar mücadeleye devam edeceklerini söylüyorlar.

Rusya’da emeklilik yaşının yükseltilmesi protesto edildi

Rusya’da emeklilik yaşının yükseltilmek istenmesine karşı on binlerce insan meydanlara çıktı. Ülke ekonomisi açısından mali bir zorunluluk olduğu belirtilerek duyurulan yeni emeklilik yasasıyla birlikte, 2019’dan itibaren erkekler ve kadınlar için emeklilik yaşı kademeli olarak artmaya başlayacak.

2 Eylülde, St. Petersburg ve Moskova gibi büyük şehirler başta olmak üzere, ülkenin pek çok bölgesinde binlerce işçi, yasanın geri çekilmesi için seslerini yükseltti. Yasa ilk başta emeklilik yaşının kadınlar için 55’ten 63’e, erkekler için ise 60’tan 65’e çıkarılmasını içeriyordu. Gelen tepkilerin ardından Devlet Başkanı Putin, yasanın yeniden düzenlenerek kadınlar için emeklilik yaşının 63’e değil 60’a yükseltileceğini duyurdu. Ancak buna razı olmayan emekçiler, yasada ısrarcı olan hükümeti protesto etmeye devan ediyor. Ülke genelinde gerçekleşen eylemlerde yüzlerce kişi, Putin aleyhine sloganlar attığı için şiddet gördü, gözaltına alındı.

Sendikaların yaptığı açıklamaya göre yeni emeklilik yaşı ile pek çok işçi emekli olamadan yaşamını yitirmiş olacak. Ortalama erkek ömrünün 66 olduğu Rusya’da, erkek işçilerin neredeyse %43’ünün emekli olamadan hayatlarını kaybedeceği belirtiliyor. İşçiler yıllarca çalışmanın karşılığında mezarda emeklilik anlamına gelen yasayı kabul etmeyeceklerini belirtiyorlar.

Almanya’da ırkçılığa karşı kardeşlik sesleri yükseliyor

Ekonomik kriz ve savaş atmosferinin gittikçe yayıldığı dünyada, yaşadıkları ülkeyi terk etmek zorunda kalarak umut yolculuğuna çıkan göçmenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Göçmenlerin bir kısmı bu yolculuk sırasında can verirken, bir kısmı ülke sınırlarına çekilen tel örgülerle karşılaşıyor. Bir ülkeye sığınma “şansına” erişmiş olanlar ise bin bir zorlukla yaşam mücadelesi vermeye devam ediyorlar.

Göçmenler için umut kapılarından biri olan Almanya’da, son dönemde pek çok gösteri meydana geldi. Bir taraftan ırkçı gösteriler ve saldırılar yaşanırken, diğer taraftan da yükseltilen nefret söylemlerine ve ırkçılığa, kitlesel gösterilerle karşılık verildi. Bir süredir çeşitli saldırılarla giderek kışkırtılmak istenen ırkçılık, geçtiğimiz haftalarda yaşanan bir kavgayla daha da arttırıldı. Chemnitz şehrinde yaşanan olayda, bir Alman’ın hayatını kaybetmesi sonucu, hedef tahtasına Irak ve Suriyeli göçmenler oturtuldu. Bu olay üzerine 1 Eylülde Almanya’nın Hitler’i sahiplenen faşist partisi AfD’nin öncülüğünde çok sayıda kişinin katıldığı göçmen karşıtı protestolar gerçekleşti. Irkçı söylemlerle dolu pankartların taşındığı gösteride, göçmen insanlar dışlanarak “Halk Biziz!” sloganları atıldı. Göçmen karşıtlığı üzerinden AfD’nin başlattığı ırkçı eylemler devam ederken, bir taraftan da göçmen karşıtlığına tepki olarak binlerce kişinin katıldığı mitingler gerçekleşti. 2 Eylül Pazar günü Chemnitz’deki göçmen karşıtı protestolara tepki olarak düzenlenen yürüyüşe Berlin ve Hamburg üzerinden yaklaşık 20 bin kişi katıldı. Yürüyüşe katılanlar, yetkilileri kentteki limanları Akdeniz’deki göçmen kurtarma gemilerine açmaya çağırdılar. Akdeniz’de yaşanan can pazarına dikkat çekmek için turuncu can yeleği giyen göstericiler yüz binlerce göçmenle dayanışma içinde olduklarını gösterdiler.

Yine 2 Eylülde Almanya’nın başka kentlerinde göçmenlere karşı yürütülen ırkçı saldırılara karşı gösteriler devam etti. İslamofobi yaratarak mültecileri hedef gösteren faşist eylemlere karşı farklı inanç gruplarından insanlar anti-faşist eylemler düzenledi. “Köprü kur, duvar değil!” pankartıyla dayanışma vurgusu yapıldı. 2 Eylüldeki eylemlerin ardından 5 Eylülde Hamburg kentinde yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı kitlesel bir eylem daha gerçekleşti. “Göçmenler Hoş Geldiniz” pankartıyla gerçekleştirilen eylemin ardından Almanya’nın pek çok kentinde göçmenleri destekleyen, ırkçılığa ve aşırı sağa karşı protesto gösterileri yapılmaya devam etti.

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Almanya’da gerçekleşen ırkçı saldırılar egemenlerin kirli politikalarının bir yansımadır. Almanya’da AfD gibi faşist/aşırı sağcı partinin öncülüğünde gerçekleşen saldırılar, başka ülkelerde farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor. Fakat on binlerin “barış ve kardeşlik” seslerini yükselttiği eylemler gösteriyor ki egemenlerin ayrımcı politikaları emekçilerin dayanışmasının önüne geçemeyecek!.

15 Eylül 2018






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this