Buradasınız
Asgari Ücret Hâlâ Sefalet Ücreti!

Bugünden geçerli olmak üzere asgari ücret 45 lira zamlandı. Buna göre, asgari geçim indirimi de içinde olmak üzere bekâr bir işçi 891, evli ve iki çocuğu olan bir işçi ise 931 lira asgari ücret alacak. Bekâr bir işçi üzerinden durum genelleştirirsek, 80 liralık asgari geçim indirimini çıkardığımızda asgari ücret 811 lira düzeyinde kalmaktadır. Bu zamla birlikte asgari ücret bir kez daha sefalet ücreti olarak kalmış ve milyonlarca işçi yoksulluğa mahkûm edilmiştir.
Asgari ücret, üretilen toplam toplumsal değerin nasıl paylaşıldığının ve işçi sınıfının payına ne düştüğünün net bir ifadesidir. AKP hükümeti ve patronlar devamlı olarak Türkiye ekonomisinin büyümesinden söz edip duruyor ve işçileri bu gelişmeden dolayı gurur duymaya çağırıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Başbakan Erdoğan Türkiye’nin Gayri Safi Milli Hâsılasını nasıl 800 milyar doların üzerine çıkardıklarını övünerek anlatıyor ve büyük Türkiye’den söz ediyordu. Fakat ne AKP ne Erdoğan ne de patronlar bu büyük Türkiye’nin ya da 800 milyar dolarlık milli hâsılanın kimin üzerinde yükseldiğini ağızlarına almıyorlar. Aslında sefalet ücret olan asgari ücret, Türkiye’nin nasıl büyüdüğünü ve patronların nasıl palazlandığını gözler önüne koymaktadır. Milyonlarca işçi ailesiyle birlikte yoksulluk içinde yaşarken, işçileri sömüren kapitalistler sermayelerini büyüdükçe büyütmektedirler. İşçiler kölelik koşullarına isyan etmesin diye de milliyetçiliği devreye sokuyor ve “Büyük Türkiye” sloganıyla işçilerin gururlanmaya çağırıyor ve böylece onları uyutmaya çalışıyorlar.
Asgari ücret işçilerin en temel ihtiyaçlarını bile karşılamamaktadır. DİSK-AR’ın yaptığı araştırma bu gerçeği ayrıntılı olarak gözler önüne seriyor. Hazırlanan rapora göre, asgari ücret geliri olan iki çocuklu bir işçi ailesi üç öğün için kişi başına yalnızca 2.25 lira ayırabilmektedir. Bu, öğün başına 75 kuruş ayırmak anlamına gelmektedir. Ocakta 71 kuruş olan öğün miktarı, 4 kuruşluk zamla 75 kuruşa yükselmiştir.
Oysa rapora göre, yalnızca ortalama kira bedeli 596 liradır. 891 ya da 931 lira gelirle bir işçi ailesinin bu kadar yüksek miktarda kira ödemesi, çocuklarını okutması, faturalarını ve ulaşım ihtiyacını karşılaması, sosyal aktivitelerde bulunması, karını doyurması kesinlikle imkânsızıdır. Nitekim böyle olduğu için de işçiler fazla mesailerden başlarını kaldıramıyor ve gece gündüz çalışıyorlar. Patronlar ise, ücretleri düşük tutarak işçileri fazla mesailere mahkûm ediyorlar.
Asgari ücret, 4 kişilik bir ailenin yalnızca 1 ferdinin geçimi için hesaplanıyor. Oysa iki çocuklu dört kişilik bir ailede aile fertlerinin hepsinin çalışmadığı çok açıktır. Hayatın gerçeklerine dayanan bir hesaplama yapıldığı durumda bambaşka bir tablo çıkar ortaya. Bir insanın asgari ölçüde bile geçinebilmesi için “asgari ücret”in çok daha üzerinde bir ücrete ihtiyaç vardır. Ancak hükümet, patronları daha fazla zenginleştirme uğruna milyonlarca işçiyi ve ailesini sefalet ücretiyle yaşamaya mahkûm ediyor.
Bu nedenle asgari ücret hükümetler ve patronlar tarafından belirlenmemelidir. Asgari ücreti işçilerden oluşan bir kurul belirlemelidir. Asgari ücret, işçilerin temel/asgari ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde belirlenmelidir. Asgari ücretten vergi kesilmemeli ve vergiler patronların sırtına yıkılmalıdır.
***
İki çocuğu olan bir işçi ailesi asgari ücretle neye ne kadar ayırabilecek?
Harcama Grubu | Harcama Kalıbı (%) | Harcama miktarı (TL) | Günlük harcama (TL) |
Gıda ve alkolsüz içecekler | 29,00 | 269,60 | 9 |
Alkollü içecek, sigara ve tütün | 4,90 | 46,00 | 1,5 |
Giyim ve ayakkabı | 4,30 | 40,10 | 1,3 |
Konut ve kira | 33,40 | 310,90 | 10,4 |
Ev eşyası | 5,70 | 53,10 | 1,8 |
Sağlık | 1,90 | 17,30 | 0,6 |
Ulaştırma | 9,00 | 84,20 | 2,8 |
Haberleşme | 3,00 | 27,90 | 0,9 |
Kültür, eğlence | 1,60 | 14,40 | 0,5 |
Eğitim hizmetleri | 0,60 | 5,80 | 0,2 |
Otel, lokanta, pastane | 3,50 | 32,90 | 1,1 |
Çeşitli mal ve hizmetler | 3,10 | 29,10 | 1 |
Toplam | 100,00 | 931,30 |
- Başka Bir Gezegen Gibi
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nden Barış Mitingi Çağrısı
- Omsa Metal Direnişiyle Dayanışma
- Hayat Pahalı Değil Ücretlerimiz Düşük!
- Derbide Yeni Sezon Yaklaşıyor!
- KESK’ten “Gazze’de Kıtlık Yaşanıyor” Protestosu
- Digel Tekstil İşçilerinin Hak ve Onur Mücadelesi Devam Ediyor
- 17 Ağustos Depreminin 26’ıncı Yılı: Deprem Değil Yağmacı Düzen Öldürüyor!
- Evrensel Gazetesine Silahlı Saldırı
- Vergi Sorunu
- Kötü Çalışma Koşullarına ve Sendikal Baskılara Karşı İşçiler Mücadele Ediyor
- İşyerinde Gelen Ölümler
- 3 Pişi ve Sabrın Ödülü
- Yas Tutmuyoruz, Mücadele Ediyoruz!
- Bu Bataklıktan Birlikte Çıkmalıyız!
- KESK Taleplerini Duyurmak İçin Alternatif TİS Masası Kurdu
- “Faizi Kim Uyguluyor, Bunu da Desene!”
- Hiroşima’dan Gazze’ye Umut İşçi Sınıfının Örgütlü Mücadelesinde
- Kamu İşçilerine Sefalet Protokolü
- Kamu İşçilerine Grev Yasağı ve Sefalet Dayatması
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...