Navigation

Buradasınız

Atom Bombasının 70. Yıldönümünde 6 Ağustos Hiroşima Büyük Eylemi İçin Çağrı

Nükleere ve savaşa karşı mücadele eden dünya halklarına,

Bizler, Japonya’yı İkinci Dünya Savaşından 70 yıl sonra yine savaş devletine dönüştürmeye ve nükleer santralleri yeniden işletmeye girişen Abe yönetimine karşı mücadelenin ortasındayız.

Tam da bu zamanda, İkinci Dünya Savaşının bitiminden 70 yıl sonra ve atom bombasının 70. yıldönümünde, dünya kapitalist sistemi çıkmaza girmiştir ve Ortadoğu’da, Ukrayna’da ve Doğu Asya’da tetiklenen yeni nükleer dünya savaşı krizi derinleşmiştir. Bu durumun kışkırttığı Abe yönetimi, anayasanın savaşı reddeden 9. maddesini çiğneyip çöpe atmaya ve  “kolektif öz-savunma hakkı” uygulamasını onaylamak için meclisten savaş yasasını geçirmeye girişmiştir.

Fakat şimdi, işçilerin ve halkın ortak düşmanı olan neoliberalizme karşı yükselen öfkeli ses ve mücadele tüm dünyada üstün geliyor. “Kitlesel işten atmalara hayır!”, “Ücretler arttırılsın!”, “Özelleştirmeye ve geçici çalışmaya hayır”, “İş güvenliği önlemleri alınsın!”, “Daha fazla savaşa hayır!”

Çin’deki işçiler ve çiftçiler her gün grevler ve gösteriler yapıyorlar; Kore Sendikalar Konfederasyonu (KCTU), ardarda gerçekleştirdiği grevlerle Park Geun-hye hükümetini devirmek üzere ayağa kalkıyor; Yunanistan’daki işçiler kemer sıkma önlemlerinin baskısına karşı yılmadan mücadele ediyorlar. 

Başta Doro-Çiba ve Doro-Sorengo (Ulusal Demiryolu Lokomotif Gücü Sendikaları Federasyonu) olmak üzere Japonya’daki işçiler olarak bizler, tüm işyerlerinde militan işçi hareketini yeniden canlandırmayı ve uluslararası dayanışma ve genel grev mücadelesiyle Abe yönetimini devirmeyi savunuyoruz.

11 Mart 2011’deki büyük doğu Japonya depreminin yol açtığı Fukuşima nükleer kazası, çok büyük bir radyoaktif kirlenmeyle sonuçlandı. Halkın yüz yüze kaldığı sağlık riski çok daha ciddi hale geliyor. Bu harabiyete rağmen, Abe yönetimi Fukuşima halkının büyüyen öfkesini ve protesto hareketlerini bastırmaktadır ve şimdi Kyuşu’daki bir nükleer santrali Ağustos ayında yeniden işletmeye alma niyetindedir.

Radyasyona maruz kalan bölgede faaliyet gösteren demiryolu sendikası Doro-Mito, Fukuşima Daiiçi Nükleer Santrali yakınındaki demiryolu taşımacılığının yeniden başlatılmasını durdurmak için tekrar tekrar grevler yapıyor. Radyasyonlu ortamda çalışmaya karşı mücadeleleri sırasında, Doro-Mito’lu işçiler nükleer santral işçileriyle bağ kurabildiler.

Diğer nükleer silah tesisleri gibi nükleer santraller de tabiatı gereği işçilerin radyasyona maruz kalmasına yol açmaktadır. İşçiler çalışmadan nükleer tesisler var olamaz. Radyasyonlu ortamda çalışmaya karşı mücadele, nükleer savaşların durdurulması ve dünyadaki tüm nükleer santrallerin devre dışı bırakılması için işçilerin uluslararası dayanışmasını inşa edecektir.  

6 Ağustosta Hiroşima’da, aşırı sağ grup üyeleri, vatandaşların gözü önünde, Abe yönetimiyle gizli anlaşma içinde, bir faşist ajitasyon geliştirmeye çalışıyorlar: “Nükleer silahlarla donanmak için anayasal değişikliğe ihtiyacımız var.  Hiroşima’nın bir daha asla olmamasının yolu budur.” Bu faşistler ve Abe yönetimi işçilerin nükleer bombalara ve savaşlara karşı öfkesinin artmasından korkuyorlar. Bu yüzden işçi hareketini yeniden savaş destekçisi bir derneğe çevirmeyi tasarlıyorlar. Bunu yapmalarına izin vermeyeceğiz!

Nükeer Santrallerin Yeniden Açılmasını Durdur!

“Kollektif Öz-Savunma Hakkı” Savaş Tasarısı Çöpe! 

İşçilerin Uluslararası Dayanışması ve Birleşik Gücüyle Nükleer Savaşları Durduralım ve Tüm Nükleer Santralleri Kapatalım!

Hiroşima Büyük Eylemi Organizasyon Komitesi

Temmuz 2015

29 Temmuz 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...