Navigation

Buradasınız

Gelenekten Geleceğe “Sıkılı Yumruk”

Dünyanın çeşitli coğrafyalarında bugün farklı diller konuşuluyor fakat insanlık, ağızdan dökülen sözcükler dışında iletişim kurmanın sayısız yolunu icat etti tarih boyunca. Jestler, figürler, simgeler, semboller… İçlerinde biri var ki arkasında yatan tarih, kapsayıcılığı, etkisi yahut ifade ettiği anlamlar itibariyle bizler için muazzam zenginliğe sahip: Sıkılı Yumruk!

Dünyanın çeşitli coğrafyalarında bugün farklı diller konuşuluyor fakat insanlık, ağızdan dökülen sözcükler dışında iletişim kurmanın sayısız yolunu icat etti tarih boyunca. Jestler, figürler, simgeler, semboller… İçlerinde biri var ki arkasında yatan tarih, kapsayıcılığı, etkisi yahut ifade ettiği anlamlar itibariyle bizler için muazzam zenginliğe sahip: Sıkılı Yumruk!

  1. Avrupa kıtasından bir fotoğraf… Havre liman işçileri grevdeler; kelimenin tam anlamıyla sıkılı yumruk olmuşlar.
  2. Yumruk gücü ve birleşmeyi anlatır. Bu nedenle ilk çağın mağara duvarlarında bile görmek mümkündür. Dahası emeğin ortak dili gibidir! Dünyanın neresi olursa olsun alın terinin, ekmeğin, sınıf mücadelesinin sembolü olarak bilinir. Güç, kararlılık ve iradenin cisimleşmiş halidir. Sınıfımızın en güçlü değerlerinden, birliğin ve dayanışma kültürünün sembolüdür. “Zor” koşullarda dinç tutulmaya çalışılan direnme azminin, karşı duruşun en güzel simgelerindendir. Geçmişten günümüze uzanan bir tarihsel mirastır sıkılı yumruk.

    “Büyük insanlığın” kurtuluş mücadelesinin bu büyük sembolü nice yoldan geçti; ilk çağ mağaralarından çıkıp Komünarların Paris’ine, Büyük Ekim Devriminin Rusya’sına, oradan da İngiltere’ye, İspanya’ya, Almanya’ya uğradı. 1968 uyanışından 15-16 Haziranlara oradan da her sektörden işçinin grev-direniş alanlarına, görkemli 1 Mayıslara geldi. Nihayet bugüne ulaştı! Sıkılı yumruğun geçmişten geleceğe muazzam yolculuğunun kimi kesitleri sınıf dostlarımızla paylaşıyoruz.

  3. 1936 İspanya… İşçilerin iktidar mücadelesini bastırmak için her türlü yola başvuran egemenlere “No Pasaran/Geçit Yok!” diyenlere bakıyoruz. Sıkılı yumruklarıyla bir marş söylüyorlar belli ki. Belki de Ay Carmela’dır, kim bilir?
  4. 1968’den bir kare; Fransa’nın sokaklarına bir sel olup akmış işçi sınıfımız... İçlerinden birisi, sıkılı yumruğuyla “hücum!” diyor adeta.
  5. Geçmişimize bakıyoruz; ön taraf kadın erkek kol kola girip bir bent oluşturmuş adeta, arka sıralar ise kaldırmış yumruklarını... Belli ki yine bir destanın arifesinde işçi sınıfımız!
  6. Kuzey Amerika’dan bir fotoğraf… Finans kapitalin kalbini, Wall Street’i işgal eden ABD’li emekçilere bakıyoruz. Biz %99’uz diyorlar, 2008 krizinin faturasını ödemeyi reddediyorlar.
  7. Güney Amerika’dayız. Kafasında bareti, üzerinde tulumuyla Arjantinli bir işçi… Bundan tam bir yıl önce genel grevle hayatı durduran yüzbinlerce Arjantinli işçiden yalnızca biri!
  8. Afrika’ya uzandık, Güney Afrikalı işçileri görüyoruz. Kara derili sınıf kardeşlerimiz hürlüğün türküsünü söylüyor, bir ağızdan. İnanılmaz bir kare, çünkü bütün yumruklar havada! Söylediklerini tutkuyla söylüyorlar.  
  9. Avustralya kıtasındayız. Liman işçileri göğe kaldırmışlar güçlü yumruklarını, grevdeler. Bloke etmişler, durdurmuşlar limanları. Onlarsız oralar Fransalı kardeşlerinin dediği gibi sadece “Ölü Limanlar”!
  10. Asya’dan muazzam bir kare! Sınıf kardeşlerimiz yüzbinler olup akmışlar. Malezya’da yüzbinlerce yumruk kalkmış göğe, doğrusu güzel bir kompozisyon yakalamış fotoğrafçı.
  11. Güney Kore’de Hyundai Motor işçilerinin eyleminden bir kare… İşçi liderinin yumruğu, binlerce işçinin birliğinin, gücünün ve kararlılığının cisimleşmiş hali adeta!
  12. Elden hiç düşürülmeyen mücadele bayrağını; “yukarı, daha yukarı!” diyerek yükselten, işçi sınıfımızın tarihine, değerlerine, onuruna ve hayallerine ne pahasına olursa olsun sahip çıkma iradesini kuşanan, “Gelenekten Geleceğe” diyerek mücadeleyi büyüten UİD-DER’li işçiler!

Selam olsun sınıf tarihimize, yumruk olup ayağa kalkan tarihin yiğitlerine selam olsun! Deniz fenerimize; tarih bilincimizin ve mücadele azmimizin hayat pınarı UİD-DER’e selam olsun. Her şeye rağmen ve her koşulda kavgayı harlayan koca yüreklere; UİD-DER’in kadın-erkek, genç-ihtiyar tüm yiğitlerine selam olsun! Ve selam olsun tüm cihan yurduna, 7 kıtadan sıkılı yumruk olanlara selam olsun! Birlik olup birlikte vuracak; bir balyoz olup bezirgân saltanatını yıkacak işçi sınıfımıza selam olsun!

23 Mayıs 2020

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...