Navigation

Buradasınız

Haydi, Dostlar 1 Mayıs’a!

Yaşadığımız dünya her geçen gün katlanılmaz hale geliyor. Ekonomik kriz ve savaş her gün daha fazla işçi ve emekçinin hayatını karartıyor. Ama her şeye rağmen dünyanın birçok noktasında işçiler meydanlara çıkıyor ve bu sömürü düzenine duydukları öfkeyi haykırıyorlar. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta da işçiler dünyanın her yerinde bir araya gelecek ve bir kez daha taleplerini haykıracaklar.

Ekonomik krizin etkileri Türkiye’de derinden hissediliyor. Pazardan eli boş dönen insanlar, borç batağından, geleceksizlikten, işsizlik bunalımından intihara sürüklenenler krizin ne derecede derin olduğunu gözler önüne seriyor. Ama patronlar sınıfı zenginleşmeye devam ediyor. Hükümet sosyal ve siyasal baskıları her geçen gün daha fazla arttırıyor. Greve çıkan işçilerin toplum huzurunu bozduğu gerekçesiyle grevleri yasaklanıyor, işçiler gözaltına alınıyor. Üniversitelerde de muhalif öğrenciler ve öğretim üyeleri üzerindeki baskı şiddetleniyor. Hükümetin savaş söylemi, işçi-emekçiler üzerinde korku atmosferi oluşturuyor. Bu bir beka sorunudur denilerek milliyetçi duygular üzerinden kutuplaştırma derinleştiriliyor. Hükümet “yeni yapısal reform paketleri” adı altında işçilerin kıdem tazminatına da göz dikiyor ve bunu patronlar sınıfına peşkeş çekmeye çalışıyor. EYT’li milyonlarca işçi ise ne emekli olabiliyor ne de bu koşullarda iş bulabiliyor. İşte 1 Mayıs’a bu karanlık koşullarda giriliyor.

Koşullar bu denli iç karartıcı iken 1 Mayıs’a coşkulu ve kitlesel katılımın önemi kat be kat artmış durumda. Dünyanın her yerinde işçilerin patronlar sınıfına karşı sesini duyurması ve örgütlü gücünü ortaya koyması gerekiyor. 1 Mayıs, İşçi sınıfının taleplerini haykırdığı ve meydanlarda patronlar sınıfına gücünü gösterdiği bir mücadele günüdür. O nedenle tüm gücümüzü alanlara yansıtmak için canla başla 1 Mayıs’a hazırlanmalıyız. Bu düzenin hayatını kararttığı tüm işçileri 1 Mayıs’ta alanlara davet etmeliyiz. Biz UİD-DER’li işçi-emekçiler geçmişte olduğu gibi bu 1 Mayıs’a da tüm enerjimizle hazırlandık. Taleplerini haykırmak isteyen herkesi 1 Mayıs meydanına davet ettik, ediyoruz. Tarihten gelen mücadele ruhuyla tüm işçileri 1 Mayıs’ta UİD-DER kortejinde birlik ve beraberliğe davet ediyoruz. Hayatımızı cehenneme çeviren patronlar sınıfı ve onların sömürü düzenine tüm gücümüzle “Hayır!” demenin tam zamanı değil mi?

Çalışan, üreten, yaşamı var eden ellerimiz iken sefasını süren neden patronlar sınıfı oluyor?

Ekonomik krizi ve savaşları yaratan patronlar sınıfı iken bedelini ödeyen bizler değil miyiz?

EYT’ye, işsizliğe, baskılara, kıdem tazminatının elimizden alınmasına, grevlerimizin yasaklanmasına ve diğer tüm haklarımıza yapılan saldırılara dur demeyecek miyiz?

Bizler, koca dünya işçi sınıfı olarak yalnız değiliz fakat gücümüz birliğimiz ve örgütlülüğümüzden gelir. Alanlarda haykırdığımız gibi bizler örgütlüysek her şeyiz, örgütsüzsek hiç bir şey! “Milyonların içinde yalnız değilsin!” diyen UİD-DER’e kulak verelim ve bu 1 Mayıs’ta da taleplerimizi tüm gücümüz ve birliğimizle UİD-DER kortejlerinde haykıralım.

30 Nisan 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...