Navigation

Buradasınız

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Örgütlülüğümüz!

1 Mayıs coşkusuna ortak olmak isteyen işçi kardeşlerimiz, 1 Mayıs kutlama mesajları göndermeye devam ediyor. Bu mesajları aşağıda yayınlıyoruz:

1 Mayıs coşkusuna ortak olmak isteyen işçi kardeşlerimiz, 1 Mayıs kutlama mesajları göndermeye devam ediyor. Bu mesajları aşağıda yayınlıyoruz:

UİD-DER’li arkadaşlardan önce koronavirüsten çok korkuyorduk. Bize bulaşacak, bizi hasta edecek diye. Dışarı çıkamıyorduk, işe gidince bulaşır diye korkuyordum. İznimi uzatacaktım ve işe dönmeyi düşünmüyordum. UİD-DER’liler eve geldiğinde bizim korkumuz azaldı, daha doğrusu korkacak bir şey olmadığını gördük. Çocuklarım artık UİD-DER’lileri dört gözle bekliyor. Gelsinler ki insan görelim diye... Benim işe dönmemin sebebi de sizsiniz, işsiz kalacaktım yoksa bu ortamda.

1 Mayıs işçilerin, emekçilerin günü, ben daha önce katılmadım ama çocuklarımla birlikte çok katılmak istiyordum. Bu sene kutlayamadık ama bunun acısını da çıkarmak istiyoruz. Orada gümbür gümbür kutlamak istiyorum. Emekçi kadınların, mücadeleci işçilerin yanında olmak istiyorum. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın UİD-DER! Sağlık İşçileri Patronlara İnat Mücadeleye Devam!

Şirinevler’den bir temizlik işçisi


Emek insanın en kutsal değeridir. Emeğine sahip çıkmak da insanın en onurlu duruşudur. Haksızlıkların, eşitsizliklerin, adaletsizliklerin olmadığı, emeğin sömürülmediği, aydınlık ve güzel bir dünyayı göreceğimiz günlerin geleceği umuduyla… Tüm sınıf kardeşlerimin 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü en içten duygularımla kutlarım.

Büyükçekmece’den bir işçi


Bizler farklı sektörlerden UİD-DER’li genç işçileriz. Yüzyıllardır süren sınıf kavgasında mücadele bayrağımızı dalgalandıranlara, bugünlere taşıyanlara selam olsun. Geçmişin mücadeleci kuşaklarının biz genç işçilere bıraktığı mirasın farkındayız ve ona sahip çıkıyoruz. Mücadele bayrağımızı yükseltmek ve bizden sonra gelen sınıf kardeşlerimize devretmek de bize tarihten gelen bir borçtur, görevdir. Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan bir dünya kuruluncaya kadar kavgamız sürecek.

Şirinevler’den bir grup genç işçi


Ben de çocuklarım da korkuyorduk. Sizden sonra ne korktum, ne de çekindim. Artık biliyorum bu bir oyundur ve milleti kandırıyorlar. İşte mesela böyle eve tıktılar. Çok şükür rabbime seviniyorum, yalana dolana kanmıyoruz. Yaşsın işçiler, yaşasın 1 Mayıs!

İstanbul’dan bir temizlik işçisi kadın


UİD-DER’le 2012’den beri 1 Mayıs heyecanını yaşıyorum. Bizler bu yıl 1 Mayıs’ı meydanlarda kutlayamadık maalesef ama derneğimiz UİD-DER’in hazırladığı 1 Mayısla ilgili çok anlamlı bir video izledik. Videoyu izlerken bile heyecanlandım. Öncelikle derneğimiz UİD-DER’e tekrar teşekkür ediyorum. Bize bu heyecanını yaşattığı için kendimi çok şanslı hissediyorum. Böylesine güzel bir mücadelenin parçası olduğum için çok gururluyum. Arkadaşlarımın da bu heyecanı yaşamasını istiyorum. Çevremizin ve işçi arkadaşlarımızın da aynı duyguyu yaşaması için mücadelemizi güçlendirelim. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, ya hep beraber ya hiç birimiz!

Kıraç’tan bir tekstil işçisi kadın


Kapitalist düzenin tarihsel bir kriz ile sarsıldığı bugünlerde işçi sınıfının geniş kesimlerinin yaşam koşulları giderek daha kötü bir hal alıyor. Bu nedenle eşitsiz ve acımasız kapitalist düzene karşı öfke de derinden derine mayalanıyor. Bizler devrimci gençler olarak biliyoruz ki bir depremin enerjisinin yıllar boyu fay hatlarında birikmesinin ardından yeryüzünü sallaması gibi, işçi sınıfının da devrimci öfkesinin güçlendiği günümüz koşullarında, muhakkak bu sistemi köklerinden sarsacağı günler yakındır. Bu 1 Mayıs’ta kitlesel bir şekilde meydanlarda olamasak da bu bilinçle ve 1 Mayıs ruhuyla mücadelemizi büyütmeye ve gelecek 1 Mayıslar için hazırlanmaya devam ediyoruz.

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın Sosyalizm!

Gebze’den bir öğrenci

3 Mayıs 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Tekgıda-İş Sendikasına üye olmalarının ardından işten atılan ve işlerine geri dönmek için uzun soluklu direnişlerini devam ettiren Cargill işçileri, 10 haftalık eylem planlarının yedinci haftasında bir basın açıklaması düzenlediler. Cargill işçileri...
  • Gazetemiz İşçi Dayanışması 12,5 yılı geride bırakarak 150. sayısıyla okurlarına merhaba diyor. İşçi Dayanışması çıktığı günden beri geçmişle gelecek arasında köprü oldu; insanlığın ve işçi sınıfının geçmiş deneyimlerini, bilgi ve birikimlerini...
  • Sermaye sınıfı, pandemiyle birlikte işçilere dönük saldırılarını örtebildiği kullanışlı bir şal buluverdi. “Açlık mı, ölüm mü” ikilemini dayattığı işçi sınıfının ayağındaki prangaları gün geçtikçe ağırlaştırıyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları...
  • Bizler de kargo işçileri olarak yıllardır sınıfın sesi ve kürsüsü olan İşçi Dayanışması bülteninin 150. sayısını kutluyoruz. Kardeşler İşçi Dayanışması biz işçilere yol gösteriyor ve mücadelede umut veriyor. Bunu işyerlerinde yaptığımız...
  • UİD-DER’in mücadele araçlarından biri olan İşçi Dayanışması gazetesinin 150. sayısı çıktı. Sınıf bilincine sahip işçilerin yayınladığı bu gazete, bize ve çevremizdeki tüm işçilere her ay bilgi kaynağı oluyor. Bu sistemde sermaye sınıfı ve siyasi...
  • Merhaba arkadaşlar, sizlere UİD-DER ve İşçi Dayanışması’yla tanışmamdan bahsetmek istiyorum. Benim UİD-DER ile tanışmama ağabeyim vesile oldu. İlk olarak 2011 yılında, iş kazalarıyla ilgili bir etkinlik vardı, oraya katılmıştım. O günü hiç...
  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...

UİD-DER Aylık Bülteni