Navigation

Buradasınız

İstihdam Paketi mi Soygun Paketi mi?

Haziran 2008, no: 3

Patronların hizmetkârı AKP hükümeti, işçi sınıfının kazanılmış haklarını birer birer gasp ediyor. SSGSS sürecindekine benzer bir işçi tepkisiyle de karşılaşmayan AKP hükümeti, İstihdam Paketi adı altındaki patronlara kıyak paketini tereyağından kıl çeker gibi Mecliste yasalaştırdı.

Yeni yasa, patronların yükünü epeyce hafifletiyor. Bu paketle kapitalist devlet egemen sınıfa büyük bir kıyak yapmış oldu. Emekçiler içinse yasanın ifade ettiği şey tam anlamıyla bir soygundur. Patronlar bu yasayı işçilerin yararına yapılan bir düzenleme olarak göstermekten geri durmuyorlar. Güya bu yasayla işsizlik önlenecek, yatırımlar çoğalacak, yeni iş alanları yaratılacak, böylece işsizlik azalacak!

Oysa gerçek hiç de böyle değil. Yasanın içeriğine bakıldığında, sunturlu yalanlarla kandırıldığımız açıkça görülecektir. İşçilerin ücretlerinden yapılan kesintilerle oluşturulan ve işsiz kaldıkları zamanlarda yararlanacakları söylenen İşsizlik Sigortası Fonu patronlara peşkeş çekiliyor. Şu ana kadar İşsizlik Fonunda tam 33 katrilyon lira birikmiş. Aç gözlü patronlar, işçilerden kesilen ama işçilere geri ödenmeyen bu devasa fonu ceplerine indirmek istiyorlar.

İşçilere ödenmeyen paralar, güya yatırımların çoğaltılması ve yeni iş alanları yaratılması adına patronların “yükünün” hafifletilmesinde kullanılacak. Yeni işe alınacak kadınlar ve 18-29 yaş arası gençler için patronların ödemesi gereken sosyal güvenlik primi 5 yıl boyunca İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. Yani işçilerden kesilen, işçiler işsiz kaldığında aç kalmasınlar diye onlara geri verilmesi gereken paralar devlet eliyle patronlara aktarılıyor.

Üstelik sözde işsizliği azaltacağı söylenen bu uygulama aksine işsizliği daha arttıracak. Pat­ronlar, 30 yaşın üstündeki işçiler yerine daha genç yaştaki işçileri çalıştırmayı tercih edecekler. Büyük çoğunluğu asgari ücretle çalıştırılacak genç işçilerle kadın işçiler, ücretlerin asgari ücret düzeyine çekilmesinde büyük bir baskı unsuru olarak kullanılacak. Ayrıca sendikalı işyerlerinde örgütlülüğün belkemiğini oluşturan deneyimli işçilerin kıyıma uğramasının da önü açılacak. Tüm bunların işçi sınıfının yararına olduğunu kim söyleyebilir?

İstihdam Paketi çocuklu kadın işçilere zaten sınırlı olarak tanınan kreş ve anaokulu hakkını da gasp ediyor. Yani kadınlara üç çocuk yapın diyen Başbakan Erdo­ğan’ın kadınlar umurunda bile değil.

AKP hükümeti GAP’ı tamamlamak için de İşsizlik Si­gortası Fonuna göz dikmiş durumda. Fonun önemli bir kısmı, bu proje kapsamında devlete ve sermayeye peşkeş çekiliyor. Bu sayede Kürt sorununun çözüleceği palavraları da sıkılıyor. Oysa GAP ne işçilerin ne de Kürt halkının derdine derman olacaktır.

İşçilerin aklını karıştırarak onların yararınaymış gibi gösterilen İstihdam Paketi, aslında onların birikmiş fonlarının ve sosyal haklarının gasp edilmesi anlamına geliyor. Hem bu saldırıları düzenleyen sermaye sınıfına hem de buna sessiz kalan sendika bürokrasisine karşı koymanın yolu, örgütlenmekten, sendikaları gerçek sınıf örgütleri haline getirmekten ve mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.

1 Haziran 2008

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...
  • Ben özel bir hastanede çalışan, sizler gibi alın terimi, emeğimi ortaya koyarak geçinmeye çalışan genç bir işçiyim. Zorluklara, patronlara ve onların sömürü sistemine karşı mücadele veriyorum aynı sizler gibi… Bağlı olduğum, bundan da mutlu ve...
  • Geçtiğimiz günlerde devlete bağlı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Türk-İş ile Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmede binlerce işçi sefalet ücretine mahkûm edildi. Binlerce...
  • Daha doğar doğmaz salgın hastalıklara karşı aşılanırız. Verem, çocuk felci, boğmaca, kızamık, tetanos gibi olası hastalıklar karşısında önleyici sağlık hizmeti almış oluruz. Böylelikle daha baştan mikroplara ve virüslere karşı direnç geliştiren...
  • EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği taleplerini haykırmak için 8 Eylülde Tandoğan Meydanında toplandı. Çeşitli illerden binlerce işçi ve emekçi bir araya gelerek emeklilik hakları için mücadelede kararlı olduklarını bir kez daha gösterdiler...
  • Günden güne kadına yönelik şiddet artıyor. Her gün birkaç kadının kocası tarafından silahla vurulduğu, bıçaklandığı haberlerini okuyoruz. Okunan haberlerdeki vahşet önce insanları üzüyor sonra öfkesini artırıyor. İnsanlar, sosyal medyada birkaç şey...
  • Enflasyon gibi işsizlik oranları da kasıtlı olarak düşük gösteriliyor. Aslında ekonomik alandaki tüm veriler, toplumun gözünden saklanıyor. Çünkü gerçeğin tam olarak görülmesi istenmiyor. Siyasi iktidar, verilerle oynayarak ve medyayı kullanarak...