Buradasınız
Kampana Direnişi ve Kazanımlarımız
Bir grup Kampana direnişçisi

Merhaba dostlar, bizler Deri-İş’te örgütlenen Kampana direnişçileri olarak mücadelemiz başladığı günden bu yana birçok mektup yazdık. 460 gün süren haklı mücadelemizdeki yaşadıklarımızı, gelişmeleri sizlerle paylaştık. Artık direnişimizin sonuna geldik ve 460. gününde direnişimizi sonlandırdık.
Elbette ki bu süreçte birçok şey yaşadık. İçerideki örgütlenmenin hızlanması ve çoğunluğu sağlamamızla birlikte sürecimiz daha da hızlandı. Artık hep birlikte hareket ediyor ve sendikaya üye olmayan arkadaşlarımızı bile fabrika içerisinde yaptığımız eylemlere katabiliyorduk. Zaten birbirimize olan güvenimiz, üretimdeki eylemlerimiz ve kazanımlarımızla beraber daha da artmıştı. Bu birlik ve beraberlik iki kadın işçinin işten atılması ve bütün fabrikanın bu arkadaşlarımıza sahip çıkmasıyla daha da büyüdü. 1 Mart sabahının soğuğunda kapıda yaktığımız ilk direniş ateşi, yalnızca iki kadının mücadelesi olmaktan çıkmış ve bütün sanayiyi sarmıştı. Yıllardır çadır kurulamayan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde bizler çadırımızı kurduk. Üretimdeki arkadaşlarımız da işten atıldıklarında çadırdaki yerlerini aldılar.Hiç birimiz bu mücadelenin bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştik. Hepimizin ilk sendikalaşma deneyimiydi. Hatta Kampana Deri bazılarımızın çalıştığı ilk işyeriydi. Aramızda işe iade davası açamadığı halde çadırı bir gün bile yalnız bırakmayan arkadaşlarımız oldu. Kadın erkek ve hatta iki üç yaşında çocuklarımızla birlikte karda kışta yaz sıcağında çadırımızı boş bırakmadık. Çünkü taşeron firma her defasında içeriye işçi sokmaya ve mücadelemizi kırmaya çalışıyordu. Buna asla izin vermedik. Patron 460 gün boyunca tek bir işçi bile işe alamadı. İçerideki arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmayarak her öğlen molasında yanımızda oldular.
Bu süreçte yine birçok eylem örgütledik. Fabrika önünde basın açıklamaları yaptık. Patronun mağazaları ve evinin önüne giderek, patronun yaptıklarını etraftaki insanlara anlattık. Kapısını çalmadığımız kurum kalmadı. Sesimizi duyurmak için Meclis’e kadar gittik. Elbette ki hiç biri boşuna değildi. Patron bütün bu eylemlerimiz sayesinde bir bir müşterilerinden oluyor ve bizlere sendikadan istifa edip çalışmamız için haberler yolluyordu. Bizler bir an olsun sendikal mücadelemizden vazgeçmedik ve her defasında sendikamız Deri-İş ile masaya oturmasını söyledik.
Mücadelemizin hukuksal süreci yavaş da olsa sonuçlandı. Açtığımız işe iade davalarını kazandık ve Yargıtay da sendikal sebeplerle atıldığımıza dair karar verdi. Yıllardır Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi’nde kök salan taşeron belasını hem hukuki açıdan hem fiili açıdan def ettik. Patron da bu karardan sonra üretimdeki herkesi işten çıkararak üretimini durdurdu ve fabrikayı kapattı. Bizler fabrikanın kapanmasını değil sendikalı çalışmayı istedik. Ancak patron müşterilerini kaybettiğini ve zarar ettiğini söyleyerek üretimini durdurdu.
Türkiye gibi en demokratik hakların bile kullanılamadığı, baskı ve şiddetin özellikle işçiler üzerindeki etkisini düşündüğümüz bir ülkede, biz Kampana direnişçilerinin mücadelesi önemliydi. Bu baskı ve şiddetten nasibini almış direnişçi işçiler olarak çok şey öğrendik. Defalarca ifademiz alındı, çadırımızın önünde onlarca polis bekledi, bizleri yıldırmaya çalıştılar. Ama yalnız değildik. Her öğle arası yüzlerce işçi arkadaşımızın ziyaretleri ile çadırımız bir gün bile boş kalmadı. Bizler de Kampana direnişçileri olarak bundan sonra, bizler gibi mücadele eden işçilerin yanında olacağız. Direnişimizin tüm kazanımlarını bizler gibi sendikalaşan işçilere, sınıf kardeşlerimize anlatacağız. 460 gün boyunca bizleri yalnız bırakmayan, destek ve dayanışma içinde olan tüm sendika, kurum ve siyasi partilere, gerek örgütlenme, gerekse direniş sürecinde bizlere her türlü desteği sunan, çadırımızın ilk ziyaretçileri olan siz UİD DER’li dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
Yaşasın sınıf dayanışması!
- İşçiler Sendika Düşmanlığına Karşı Mücadele Ediyor
- Omsa Metal İşçileri Sendika Hakları İçin Direnişte
- Cam İşçileri Grevde, İzBB İşçilerinin Direnişi Sonuç Verdi
- Sefalet Zammı Dayatmasına, İşten Atmalara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Soygun Değil de Ne?
- İzmir’de Grevci İşçiler Sefalet Dayatmasına Hayır Dedi
- DYO Boya Grevi Kazanımla Sonuçlandı
- İşçiler, Emekliler Sefalet Dayatmasına Karşı Mücadeleyi Büyütüyor
- Buca Belediye İşçilerinin Anlattıkları
- Çiğli Belediyesinde İşten Atılan Kadın İşçilerin Mücadelesi Sürüyor
- Kamu Emekçileri, Öğretmenler, İşçiler Mücadele Ediyor
- Polonez İşçilerine Selam Olsun
- Bize Ekmek Yoksa Size Pasta Yok!
- Buca Belediyesi İşçileri Ücret Gaspına Karşı İş Bıraktı
- Hak Gasplarına ve Sendikal Baskılara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Reckitt İşçilerinin Grevi Kararlılıkla Sürüyor
- İzmir Belediye İşçilerinin Grevi Bitti Ama Grev Nefreti Bitmedi
- Bayramın Üçüncü Gününde KRT İşçileriyle Dayanışma
- KRT Çalışanlarından Eylem
- Reckitt Benckiser Grevcilerini Ziyaret Ettik
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...