Navigation

Buradasınız

Kimin Parasıyla Kimi Teşvik Ediyorsun?

Nisan 2015, No:85

Hükümet, işçi ücretlerine, emekli aylıklarına, asgari ücrete zam taleplerini duyduğunda başlıyor feryat etmeye: “Kaynağı nereden bulacağız?”, “Mantıklı olmak lazım!”, “Dengeleri gözetmek lazım!” Ama sıra patronların taleplerine gelince aynı hükümet bambaşka bir tutum alıyor: “Hay hay efendim, başka bir arzunuz?” diyor. Bonkörlükte sınır tanımıyor, teşvikleri peş peşe paketleyip patronların hizmetine sokuyor, onları ihya ediyor.  

2012’de yine bir teşvik paketi çıkarılmıştı. Pakette ülke bölgelere ayrılmış, patrona yük görünen prim ödemelerine indirim getirilmişti. Bu sene Nisan başında ballı mı ballı bir teşvik paketi daha armağan edildi patronlara. Başbakan Davutoğlu aldı yanına yardımcısı Ali Babacan’ı, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ı, patronlara müjdeler açıkladı. Bu ekip, patronların taleplerini ikiletmeden azimle yerine getirdikleri için gururluydu.

Paketin adı, “Üretim ve İstihdama Destek Paketi!” Bu fiyakalı isme bakıp da “istihdam” edilene, yani işçiye destek geliyor sanmayın. “Devletin işverenlere çok ciddi katkıları olacak” diyor Davutoğlu.

Bu katkıların ne olduğuna bir bakalım:

  • Yeni işe başlayacak işçiler mesleki eğitim adı altında 6 ay süreyle kursiyer olarak ve asgari ücretle çalıştırılacak. Patron işe aldığı bu işçilere ücret ödemeyecek. Peki, kim ödeyecek bu ücretleri? Elbette işçilerin paralarıyla oluşturulan fonlarla İŞKUR ödeyecek.
  • Diyelim ki 6 ay süren eğitim programının sonunda “işçi işe alındı.” Patron yine rahat. İmalat sektöründe 3,5 yıl, diğer sektörlerde ise 2,5 yıl boyunca işverenin ödemesi gereken sigorta primi İŞKUR tarafından ödenecek. Elini cebine atmak istemezse “eğittiği” işçiyi işten çıkarır, yerine 6 aylığına bir başka işçiyi alır.
  • Patronlar bundan da yeterince teşvik olmuyorlarsa sıkıntı yok. Önümüzdeki Temmuz ayına kadar eğitime başlanırsa 6 aylık süre 1 yıla çıkarılacak.
  • Bu işlerde yeni olan girişimci ruha sahip yatırımcılara da teşvik büyük. Bu indirimlerin üzerine yatırımın büyüklüğüne ve bölgelere göre %15 ilâ %30 arasında ek vergi indirimi uygulanacak.
  • Sermayelerini büyütmek isteyen patronların finansmana yani para ve krediye erişim olanakları genişletiliyor. Özkaynak kullanımına ise vergi kolaylığı getiriliyor. Yani daha çok kredi, daha az faiz, daha az vergi.
  • Bitmedi, dahası var. 2012’deki teşvik paketinde Türkiye sanayi gelişmişliğine göre 6 bölgeye bölünmüş ve her birinde farklı oranlarda vergi indirimleri yapılmıştı. Patronlara bu da yetmemiş olacak ki hükümet daha büyük bir teşvik girişiminde bulunuyor. Yeni teşvik paketinde daha büyük bir vergi indirimi yapılıyor. Daha önce vergi indirimi hiç uygulanmayan birinci bölgede %50 indirim yapılacak. %10 indirim uygulanan ikinci bölgede oran %55’e çıkarılıyor. Üçüncü bölgede %20’den %60’a, beşinci bölgede %70’e, altıncı bölgede %80’e çıkarılıyor.
  • Sigorta primi işveren payı desteği süre ve oran olarak arttırılıyor. Yani patron çalıştırdığı işçi için daha az sigorta primi ödeyecek. Birinci bölgede işe yeni giren işçilerin sigorta primi işveren payı 2 yıl boyunca, ikinci bölgede 3 yıl boyunca, üçüncü bölgede 5 yıl boyunca fonlardan ödenecek. E, bundan iyisi Şam’da kayısı!

Bu maddeler arasında “istihdam edilen” işçi için ne var derseniz, gayet açık: Asgari ücrete talim etmek! “Toplum yararına iş” adı altında geçici işlere mahkûm olmak! İşçi 6 ay patrona bedavaya gelecek! İşçilerin paralarıyla oluşturulan işsizlik sigortası fonu yağmalanacak. Amaç ekonomiyi büyütmekmiş! Patronların ekonomisi büyüyor, işçilere yalnızca sömürülmek düşüyor. İşçinin ekmeği küçülüyor. Bir taraftan “kara delik var, erken yaşlarda emekli olunmaz” deyip mezarda emeklilik yasası çıkartacaksın, sağlık hizmetlerini kısacaksın, işsizlik maaşını işçiden esirgeyeceksin öte taraftan SGK fonunu patronlara peşkeş çekeceksin! AKP hükümetinin kimin parasını kime aktardığı, kimin parasıyla kimi teşvik ettiği belli!

Hükümetin fıtratı işçileri sömürmek, patronları semirtmek! Bu durum işçileri mücadeleye teşvik edecek ve AKP hükümeti ve teşvik içinde yüzen patronlar yaptıklarının hesabını verecekler!

15 Nisan 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...
  • İşte, okulda, toplu taşımada, mahallede, markette, meydanlarda, sokaklarda… Yaşamın her alanında Covid-19 ile ilgili önlem alınması gerektiği medya üzerinden zihinlerimize enjekte ediliyor. Sık sık ellerini yıka, kolonya kullan, maske kullan, sağa-...
  • Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Genç İstihdamında Küresel Trendler 2020” adlı bir rapor yayımladı. Rapora göre ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Bu şekilde sınıflandırılan gençlerin...
  • Koronavirüs fabrikayı ikiye böldü. Yakalanan ve yakalanmayanlar şeklinde değil elbette. Salgında “korunması öncelikli olanlar” ile “canı patlıcan sayılanlar” şeklinde. Hemen her sabah vardiyasında işçilerin başına çöreklenen patron, müdür ve...
  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.
  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....