Navigation

Buradasınız

Mısır’dan Hindistan’a, Yunanistan’dan Libya’ya Mücadele Sürüyor

Mart 2011, No: 36

Arap emekçilerin isyanı sürüyor

Tunus’ta başlayan, Mısır’da devam eden halk ayaklanması şimdi Libya’da sürüyor. Tunus ve Mısır emekçileri başlarındaki diktatörleri alaşağı ettiler, şimdi Libya halkı Kaddafi diktatörlüğüne karşı mücadele veriyor. Birkaç ay öncesine kadar cani diktatörlerin adlarını fısıltıyla bile söylemekten korkan emekçi kitleler, birkaç hafta içinde korku duvarını aşarak diktatörleri tahtlarından indirdiler. 42 yıldır halkı inim inim inleten Kaddafi, diktatörlüğünü sürdürmek için emekçilerin üzerine savaş uçakları göndermekten, halkı bombalatmaktan geri durmayacak kadar canileşmiş durumda. Fakat emekçi halk tüm bunlara rağmen pes etmiyor. İsyan diğer Arap ülkelerine de sıçramış durumda. Yemenli emekçiler de Tunus, Mısır ve Libya halkının yolundan yürüyor. Ayrıca Bahreyn, Umman, Suudi Arabistan, Irak ve Suriye’de de gösteriler yükseliyor.

Tunus’ta Bin Ali’nin devrilmesinin ardından iktidara gelen ve Bin Ali’nin devamı olan Ganuşi hükümetinin ömrü 27 Şubata kadar sürdü. İsyanı sürdüren Tunuslu emekçiler Ganuşi hükümetini düşürdüler. Onun yerine yeni bir hükümet kuruldu. Yeni hükümet Tunus halkının nefret ettiği Bin Ali’nin siyasi polis örgütü ve istihbarat dairesini feshetmek zorunda kaldı. Baskı ve işkencelerle öne çıkan bu iki kurum, isyan eden halkın öfkesinin hedefi olmuştu.

Mısır’da ise Mübarek’in devrilmesinden sonra 8 Martta Mısırlı kadınlar Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Tahrir Meydanında bir araya geldiler. Sokaklarda taleplerini dile getiren bildiriler dağıttılar. Mısırlı kadınlar haklarının anayasal güvence altına alınmasını talep ediyorlar. Politik alanda yer almak istediklerini söyleyen kadınlar, daha fazla özgürlük ve demokratik hak talebinde bulunuyorlar. İşçiler ise asgari ücretin yükseltilmesi, fazla mesailerin ödenmesi, iş saatlerinin düşürülmesi, işçilere daha saygılı davranılması, yolsuzluk yapan yöneticilerin görevden alınması gibi taleplerle grevlere devam ediyorlar.

İsyan dalgasının ulaştığı Yemen’de ise Ali Abdullah Salih’in 32 yıllık iktidarı sallantıda. Emekçiler protesto mitingleri düzenliyorlar. İşçiler ve emekçiler yolsuzluğun ve çürümenin artık bitmesini istiyorlar. İş, eşit ve adil sağlık sistemi, kapsamlı bir reform talep ediyorlar. 12 Martta yapılan gösterilerde, polisin göstericiler üzerine ateş açması üzerine 7 kişi, 13 Martta yapılan gösterilerde ise 1 kişi yaşamını kaybetti. Ancak emekçi kitleler devlet terörüne rağmen korkup evlerine çekilmiyorlar, mücadele etmeye devam ediyorlar.

13 Martta Bahreyn’de yapılan gösterilerde polis kitlelere saldırdı. Yönetimi protesto eden halk aynı Mısır’daki gibi başkentin ana meydanına çadırlar kurmuş durumda. Pazar günkü gösteri oldukça kalabalıktı. Yolları kapatan emekçi kitlelere polis plastik mermi ve gaz bombalarıyla saldırdı. Halk, “güç ve iktidar bir ailenin elinde olmamalı” diyor ve eylemlerine devam ediyor.

İsyan ateşinin sıçradığı ülkelerden biri olan Irak’ta özellikle gençler işsizliğe, kötü yaşam koşullarına ve yolsuzluğa son verilmesini istiyorlar. Fas’ta ise tepkilerden korkan kral reform sözü vermek zorunda kaldı. Suudi Arabistan’da yapılan gösterilerde polis ateş açarak kitleleri durdurmaya çalışıyor. Ancak bu da kitleleri durdurmaya yetmiyor ve gösteriler birbirini izliyor. Umman’daysa kitleler sosyal adaletsizliği, işsizliği ve yoksulluğu protesto ediyorlar. Ülkenin en büyük limanı Sohar’da bir araya gelen on binlerce kişi liman ve petrol rafinerilerini işgal ettiler. Suriye’de de binlerce kadın emekçi, hayat pahalılığını protesto etmek için sokağa çıktı. Diğer bir Arap ülkesi olan Lübnan’da ise 8 binden fazla işçi “Ekmek, Eğitim ve Özgürlük” talebiyle sokaklara çıktı, gösteri yaptı.

ABD’den Avrupa’ya gösteriler

Krizden dolayı işçi sınıfına dönük saldırılar artarken, dünyanın birçok yerinde mücadeleler de yükseliyor. ABD’nin Wisconsin eyaletinde, sendikaların toplu pazarlık yapma hakkını gasp eden yasa meclisten geçti. Ancak buna sessiz kalmayan işçiler, Tunus ve Mısır emekçilerini selamlayarak meclis binasını işgal ettiler. Ohio’da da Senato sendikaların pazarlık hakkını kısıtlayan benzer bir yasayı kabul etti. Bu yasa kamu sektöründe çalışan işçilerin toplu pazarlık yapma hakkını elinden alıyor. Yani sendikaları tasfiye olma noktasına getiriyor. Amerikalı işçiler bu saldırıya öfkeyle tepki gösteriyorlar.

Yunanistan ise genel grevlerle sarsılıyor. Yunanistan’da 23 Şubatta yeniden genel grev yaşandı. Yunanistan’ın kalbi Atina’da hayat edata durdu. İşçiler Sintigma Meydanını Tahrir Meydanına çevirelim dediler. Krize karşı en yoğun genel grevlerin yaşandığı Yunanistan’da işçi sınıfı pes etmiyor. 

Beri taraftan Almanya’da da uyarı grevleri gerçekleşiyor. 1 Martta kamu çalışanları uyarı grevi yaptı. 600 bin kamu çalışanı, maaşlarına aylık 50 euro prim ve %3 zam yapılmasını istiyorlar. Almanya’da GDL sendikasına üye makinistler de zam talebiyle 4 Martta uyarı grevi yaptılar. 7 Martta da süresiz grev oylaması yaptılar ve makinistlerin %90’ı süresiz grev kararı aldılar. Özellikle demiryolu ve yük taşımacılığında ciddi aksama yaşandı. Aynı zamanda öğretmenler de greve çıktılar. Öğretmenler de maaşlarına %3 zam ve 50 euro prim talep ediyorlar. Telekom işçileri de kitlesel olarak grevlere katılıyorlar.

Hindistan’da gösteriler

23 Şubatta, Yeni Delhi’de, yüz binlerce işçi, temel ürünlerdeki fiyat artışlarının kontrol altına alınması, sosyal güvenliğin kayıt dışı çalışan işçileri de kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması, güvencesiz çalışmanın engellenmesi, işsizliğin önüne geçilmesi, özelleştirmelerin durdurulması gibi taleplerle parlamentoya yürüdü.

Çok sayıda sendikanın ortaklaşa organize ettiği mitingde, işçiler, işsizliğin ciddi boyutlara ulaştığı, buna karşılık 12 saat çalışmanın kural haline geldiği, ücretlerin sefalet ücreti düzeyinde seyrettiği, sosyal güvencenin ve iş güvencesinin bulunmadığı, iş kazalarının tırmanışa geçtiği, kuralsızlığın ve kanunsuzluğun diz boyu olduğu bu koşulların kendilerine yaşam olanağı tanımadığını haykırdılar ve hükümeti uyardılar.

Özel ve kamu sektöründeki işçilerin birlikte gerçekleştirdiği eyleme, sadece sendikal örgütlülüğün görece yüksek olduğu işkollarında çalışan işçiler (kamu çalışanları, banka ve sigorta çalışanları, Telekom işçileri) katılmadılar; onların yanı sıra, inşaat işçileri, hamallar, şoförler, oto yıkayıcıları, dokuma işçileri gibi sendikal örgütlülükten yoksun işçiler de yoğun bir katılım sergilediler.

İşçi sınıfı tüm dünyada ağır çalışma koşulları altında eziliyor ve dizginsizce sömürülüyor. Sermaye, sanki bir kalemden çıkan politikalarla saldırıyor işçilere. Bu Türkiye’de ne kadar böyleyse ABD’de, Hindistan’da, Almanya’da ya da Yunanistan’da da böyledir. Bugün Arap emekçileri suskunluklarını bozarak tepelerindeki diktatörleri isyanlarla alaşağı ediyorlar. Dünyanın birçok yerinden mücadele sesleri yükseliyor. Dünya işçi sınıfı olarak kurtuluşumuz aynı hedef doğrultusunda mücadele yürütmekten geçiyor.

15 Mart 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...
  • Sermaye sınıfının hizmetindeki siyasi iktidar, 2018’de ülkenin yeni bir krize sürüklenmesiyle, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle işverenlerin bu uygulamadan yararlanmasını kolaylaştırdı. Bu kez dünya...
  • Tüm dünyada egemen sınıf bir olmuş, koronavirüs üzerinden korku salıyor. Fakat öte yandan en basit önlemleri bile almıyorlar. Bu nasıl ikiyüzlülük? Üstelik bu süreç kapitalizmin nasıl vicdansız ve aşağılık bir sistem olduğunu başka bir noktadan da...
  • Kapitalist sistem çürümeye başladı ve yaşadığı büyük krizin içerisinde çırpınıp duruyor. Sermaye sınıfı, uzun süredir bu büyük krizi atlatma politikaları üretip, kendini aklama derdinde. Son aylarda adını bol bol duyduğumuz Covid-19’u bahane ederek...
  • Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını...
  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz Bize Yeteriz” adıyla başlattığı bağış kampanyası “hayırsever” patronlar ve siyasetçiler tarafından büyük destek gördü! Açılışı yedi aylık maaşını bağışlayarak bizzat Cumhurbaşkanı yaptı. Hemen ardından MHP Genel Başkanı...
  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...