. Deri İşçilerinden İşçi Dayanışması’na Mektup | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Deri İşçilerinden İşçi Dayanışması’na Mektup

Mart 2011, No: 36

Merhaba sınıf kardeşlerimiz. Deri işkolunda yeni bir toplu sözleşme sürecine girdik. Tuzla’da deri işverenleri sendikası ile Deri-İş sendikası arasında yapılacak grup toplu iş sözleşmesi, yaklaşık 1000 deri işçisini kapsayacak. Deri işverenleri tıpkı diğer sektörlerdeki patronlar gibi sıfır zam dayatmak ve mevcut haklarımızı da kırpmak istiyorlar. Şu anda yılda 4 ikramiye, yakacak hakkı, yıpranma primi, aile ve erzak hakkı, izin dönüşü ve bayram parası, öğrenim, yılbaşı ve çocuk yardımı, ölüm, iş kazası, meslek hastalığı, askerlik, doğum ve evlenme yardımları, ayakkabı ve deri mont istihkakı gibi haklar mevcut. Deri işçileri olarak bu hakları elde edebilmek için çok zorlu mücadeleler verdik. Bugüne kadar elde edilen haklarımızı patronlara kaptırmayacağız. Geçmiş kazanımları daha da ileri taşımak için toplu iş sözleşmesine yeni taleplerimizi koyabilmeliyiz.  

Örneğin, şu an birçok sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de teknisyenler ve ustalar kapsam dışı gösteriliyor, sendikaya üye olamıyorlar. Oysa bizler biliyoruz ki yıllar önce deri fabrikaları Kazlıçeşme’deyken ustalar sendikaya üye olabiliyorlardı. Tuzla’da sendikaya üye olduğu için işten atılan bir teknisyene patron şu soruyu soruyor: “Teknisyenliğin anlamı nedir?” Patron, teknisyen işçinin cevabını beklemeden ekliyor: “Teknisyenler, ustalar, işyerinde grev, direniş olduğunda işi devam ettirecek kişilerdir.” Patronun sorusu ve cevabı, “beyaz yakalı” olarak adlandırılan teknisyen işçilerin neden kapsam dışı bırakıldığını gözler önüne seriyor. İşçiler patronların tuzağına düşmemeli, ücret karşılığı çalışan herkes sendikaya üye olabilmeli ve toplu sözleşmeden yararlanabilmelidir. Çünkü bu ayrım biz deri işçilerinin birlik olmasını engelliyor ve örgütlülüğümüzü parçalıyor.

Toplu Sözleşme Taleplerimiz:

  • Gerek kullanılan kimyasallardan gerekse işin ağır olmasından dolayı deri işkolu “ağır ve tehlikeli işler yönetmeliği” kapsamına alınmalıdır.
  • Haftalık çalışma süresi 40 saate indirilmelidir. Fazla mesai ücretleri yükseltilmelidir.
  • Çalışma ortamlarımızın ıslak ve kaygan olması, asit vb. kimyasalların kullanılması, makinelerdeki koruma önlemlerinin eksik olması nedeniyle birçok iş kazası yaşanmaktadır. Bu kazaların önlenmesi için işçi sendikası, işveren sendikası ve Türkiye Mimarlar Mühendisler Odaları Birliği’nden oluşan bir denetleme kurulu oluşturulmalıdır.
  • Bu kurul asgari altı ayda bir her işyerini denetlemeli, işçi sağlığı önlemlerini almayan işyerlerini bu önlemleri almaya zorlamalıdır. Herhangi bir işyerinde şikâyet olması durumunda kurul hemen toplanmalıdır.
  • Halen geçerli olan toplu sözleşmede sosyal haklarımız “sosyal yardımlar” olarak nitelendiriliyor. Oysa bizler yardım değil haklarımızı almak istiyoruz. Bu başlık “Sosyal Haklar” olarak değiştirilmelidir.
  • Mevcut sözleşmede yer alan 2,5 tonluk kömür hakkı, işçilerin taleplerine göre yakacak parası olarak da verilebilmeli ve bu tutar sözleşmede belirtilmelidir.
  • İki yılda bir verilen deri montlar, yılda bir verilmelidir.  
  • Bugün neredeyse tüm ailelerde kadınlar da çalışıyor ve çocuklarına bakacak birini bulmakta zorlanıyorlar. Anne-babalar işyerlerinde ağır şartlarda çalışırken, akılları çocuklarında kalıyor. Bu tip sorunların yarattığı dalgınlıklar iş kazalarına da davetiye çıkartıyor. Bu yüzden deri sanayide bulunan fabrikalarda çalışan işçilerin çocuklarını bırakabilecekleri bir kreş açılmalıdır ve kreşin masrafları da patronlar tarafından karşılanmalıdır.
  • Günlük ücretlerimizin 18,57 lira olduğu koşullarda ücretler asgari ücret sınırlarını geçmiyor. Ay sonunu getirebilmek için sık sık fazla mesailere kalmak zorunda kalıyoruz. Ailelerimize, kendimize ayıracak zaman dahi bulamıyoruz. Bu nedenle taban ücretlerimiz en az 800 TL’ye çıkartılmalıdır.

Bizler UİD-DER’li deri işçileri olarak gerek fabrikalardaki alt komitelerde gerekse de derneğimizde nasıl bir toplusözleşme olması gerektiği üzerine tartışıyoruz. Taleplerimizi deri işçisi arkadaşlarımızla paylaşıyoruz. İçerisine girdiğimiz bu yeni toplu sözleşme sürecinde deri işçilerinin taleplerinin hayata geçmesi için deri işçileri arasındaki birliği ve örgütlülüğü güçlendirmeliyiz.

15 Mart 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...