Navigation

Buradasınız

PUNTO İşçilerine Bayram Ziyareti!

Deri-İş Sendikası, sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde 60 gündür direnişlerini sürdüren PUNTO Deri işçilerine yönelik bayram ziyareti ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Bayram ziyaretine emekten yana kurumlar da katıldılar. Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi, Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, Deri-İş Genel Sekreteri Hasan Uluşan, Deri-İş Tuzla Şube Başkanı Binali Tay, Deri-İş Tuzla Şube Sekreteri Haydar Canpolat, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik (DDSB) ve TEKSİF Sendikası Avukatı Selçuk İkizoğlu ziyarette yerlerini aldılar.

Bayram öncesi, direnişçi işçilere yapılan bu anlamlı ziyaretle işçiler moral buldular. İşçiler ziyarete gelenleri “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Sendika Hakkımız Engellenemez”, “Atılan İşçiler Geri Alınsın”, “Gün Gelecek Devran Dönecek Patronlar İşçilere Hesap Verecek!” sloganlarıyla karşıladılar. Direnişle ilgili sürecin de kamuoyuna değerlendirildiği ziyarette, ilk konuşmayı Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi yaptı. Servi, işten atılan işçilerin çalışma koşullarının iyileşmesi için anayasal haklarını kullanarak sendikada örgütlendiklerini, bunun karşılığında ise işten atıldıklarını vurguladı. İşçileri sendikadan uzaklaştırmak için baskıların sürdüğünü söyleyen Servi, şöyle konuştu: “İsterdik ki bu bayram öncesi işveren atılan işçileri geri alarak bu sorunu çözsün. Uluslararası markalar anlaşmaları askıya aldılar. Bizim istediğimiz buradaki üretimin kesilmesi değil, arkadaşlarımızın taleplerinin yerine getirilmesidir. İşverenin anlaşmaya yanaşması gerekir, aksi halde DHL’de olduğu gibi istemeye istemeye bizimle masaya oturmak zorunda kalacaktır. Anlaşmaya oturmazsa eylemlerimizi Nişantaşı ve Antalya’daki mağazaların önüne taşıyarak mücadelelerimizi diğer emek örgütleriyle birleştirerek yükselteceğiz. Talepler bellidir, işverence karşılanabilecek taleplerdir.”

Musa Servi’nin konuşmasının ardından Faruk Büyükkucak söz aldı. Büyükkucak konuşmasında şunları söyledi: “60 gündür direnen işçilerin masada anlaşalım tekliflerine rağmen patron bir ileri bir geri yaparak zaman kazanmaya çalışıyor. İşverene buradan sesleniyorum; nereye kadar kaçacaksın! İşçiler anayasal haklarını kullanarak, özgür bir şekilde ‘ben Deri-İş Sendikası’na üye olmak istiyorum’ dedi. Suçları bu! Dünyanın neresinde böyle bir suç var? İşveren işçileri geri almadığı takdirde bayram sonrası mağaza önlerinde daha da yığınsal eylemlikler devam edecektir.” Büyükkucak daha sonra Türk-İş’in, direnişçi işçilere gönderdiği  “karınca kararınca bir bayram katkısı” dediği zarfları teslim etti.

Konuşmaların ardından ziyaret sohbetlerle devam etti.

11 Ekim 2013

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Edebiyatın Türkçe söyleyen büyük ustası Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te hayata gözlerini yumdu. 90 yılı aşan ömründe Anadolu’nun yoksul insanları ile hemhal olan büyük usta, onların acılarını, korkularını, mutluluklarını, cesaretlerini anlatan...
  • İktidar ve avenesi yediklerini, içtiklerini canlı yayınlarda gözümüze sokuyorlar. Ahali, gördüğü yemekler karşısında yutkunadursun kendi saraylarına, malikânelerine, villalarına krizin gölgesi bile uğramaz. Kendileri tok olduğundan “uçuyoruz,...
  • Asgari ücretin belirlenmesini hepimiz dört gözle bekliyorduk. Bunlardan çok bir umudumuz yoktu zaten, bizi yanıltmadılar. “Ekmek yiyorlarsa o zaman aç değiller” diyen zihniyetin bizlere bunları layık göreceği belliydi. 2021’de asgari ücret 2825 lira...
  • 2020, patronlar ve yönetenler için zenginliklerine zenginlik kattıkları, işçilerin alın terini, emeğini arsızca, hoyratça sömürdükleri bir yıl oldu. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, iş kazaları, hak gaspları, yasaklar, intiharlar....
  • Yoksul bir inşaat işçisinin çocuğu olarak büyüdüm. Az çok idare ederdik işte... Tüm yoksulluğumuza rağmen annemin eldeki parayı mümkün olduğunca beslenmemize ayırması bizi hayatta tuttu. Ama bazen işler çığırından çıkardı. Borçlar birikir, bakkal...
  • Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi devam ediyor. Grevin üçüncü gününde Tugay Yolu’ndaki Park ve Bahçeler Müdürlüğü önünde bekleyen grevci işçileri ziyaret eden UİD-DER’li işçiler, dördünce gününde ise Gülsuyu’nda bulunan Maltepe Belediyesi...
  • CHP’li belediye yönetimleri işçilerin taleplerini karşılamak yerine, grevi karalayarak gözden düşürmeye çalışıyor. Belli ki tek merkezden harekete geçirilen trol ordusu, belediye işçilerini aşağılıyor. Demokrasi konusunda mangalda kül bırakmayanlar...
  • Çorum’da üretim yapan Ekmekçioğulları Metal fabrikasının işçileri DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenmiş ve bu nedenle işten atılmışlardı. Ekmekçioğulları patronu, işyerinde çoğunluğu sağlayıp Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler...
  • 26 Şubat 1984’te kaybettiğimiz işçi sınıfının şairi Hasan Hüseyin Korkmazgil, acıyı da, umudu da, hasreti de, kavgayı da yazdı. Yaralara merhem olsun, karanlıkta ışık olsun, yüreklerde sevinç olsun, kavgaya çağıran ses olsun diye şiirleri, yüreğini...
  • Maltepe Belediyesinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine başlayan grev, üçüncü gününde devam ediyor. Grevci işçiler Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın ikramiyeler hariç yüzde 47 zam yaptığı iddiasına ve grev kırıcıları...
  • Çözülemeyen sorunlar, kibir ve büyüklenme içindeki iktidar sözcülerinin sorunların çözümüne odaklanmak yerine akşam sabah tehditler savurmaları, topluma korku salmaya çalışmaları her geçen gün daha fazla insanda bıkkınlık yaratıyor. İşçiler,...
  • Hükümetin yönlendirmeleri ve sağladığı kolaylıklar sayesinde patronlar, pandemiyi fırsata çevirdiler. Haksızlık karşısında susup boyun eğmeyen ve sendikalaşan işçiler, Kod 29 bildirimiyle, yani ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandıkları...
  • 50 gündür direnen Migros Depo işçileri, 23 Şubat Salı günü Anadolu Grup Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdiler.

UİD-DER Aylık Bülteni