Navigation

Buradasınız

Salgınların Nedeni Kapitalizmdir!

Söylenene göre Covid-19 hızlı yayılma seyriyle dünyanın büyük bölümüne tesir etmiş. Açıklanan rakamlara göre ölümlerin ve vakaların sayıları hâlâ hızlı bir tempoda artmaktaymış. Ülkemizde de gün geçtikçe vaka sayılarının katlanarak arttığı söyleniyor. Biz ise bazı ülkelerde sağlık sisteminin nasıl çöktüğüne, ülkemizde yaşanan kaos haline şahit olmaktayız. Sağlık işçileri olarak çalıştığımız hastanede salgınla birlikte artan sorunlarımızın neler olduğunu sizlerle paylaşmak istedik.

Söylenene göre Covid-19 hızlı yayılma seyriyle dünyanın büyük bölümüne tesir etmiş. Açıklanan rakamlara göre ölümlerin ve vakaların sayıları hâlâ hızlı bir tempoda artmaktaymış. Ülkemizde de gün geçtikçe vaka sayılarının katlanarak arttığı söyleniyor. Biz ise bazı ülkelerde sağlık sisteminin nasıl çöktüğüne, ülkemizde yaşanan kaos haline şahit olmaktayız. Sağlık işçileri olarak çalıştığımız hastanede salgınla birlikte artan sorunlarımızın neler olduğunu sizlerle paylaşmak istedik.

Koronavirüs vakaları ilk başladığından beri özellikle acil servisler diken üstünde. İlk vaka ile birlikte Sağlık Bakanı, “koronaya karşı hazırlıklıyız” dedi. Ama bu sözlerin sonradan nasıl yalanlandığına hep birlikte şahit olduk. İlk günlerden itibaren sağlık malzemeleri tükenmeye başladı. Örneğin dezenfektan tükendi ve var olanı da bölerek birimlere dağıtıyorlar. Gerekli malzemelerin eksik olması biz sağlık işçilerini zor durumda bırakıyor. Çünkü iş güvenliği ve işçi sağlığı için gerekli önlemler alınmadan vakaların artması, ayrıca körüklenen panik öncelikle sağlık çalışanlarının morallerini sarsmaya başladı. Temas ettiği hasta eğer pozitif çıkarsa yani Covid-19 olduğu belirlenirse, sağlık çalışanı karantina sebebiyle 14 gün nöbet listesinden çıkarılıp ev izolasyonuna alınmaya başlandı. Bu da sayımızın giderek düşmesi ama hastaların da artması anlamına geliyor. Yavaş yavaş biriken öfke ile birlikte sağlık işçileri bir cendere altındadır.

Bütün dünyada sağlık işçileri ağır çalışma koşullarına mahkûm bırakılıyor. Yaratılan korku ve panik salgından daha hızlı yayılıyor. Bunun yarattığı sorunların tüm yükü biz sağlık işçilerine yıkılıyor. OHAL’ler ilan edip, insanları bu salgının ancak evde oturup seslerini çıkarmadan beklemekle geçebileceğine, sorunun çözülebileceğine inandırmaya çalışıyorlar. Dünya meydanlarında grevleri ve isyanları bu şekilde bastırıyorlar. Sağlık sisteminin bu durumu kapitalizmin eseridir. Kapitalizm sağlık sistemini kâra dayalı bir hizmet haline getirerek niteliksizleştirmiştir. İnsanlar gripten ya da bu salgından dolayı ölüyorsa, bunun nedeni virüs değil, kapitalizm ve onun sağlık sistemidir!

26 Mart 2020

Son Eklenenler

  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...
  • ABD’de ırkçı bir polis, gözaltına aldığı siyah Amerikalı George Floyd’un boynuna dizini dakikalarca bastırarak öldürdü. Ölmeden önce defalarca “nefes alamıyorum” diye haykıran Floyd’un katledilişi, ABD’de büyük yankı uyandırdı. Ülke çapında başlayan...
  • Koronavirüs, tek derdi kâr etmek olan patronlar için büyük bir fırsata dönüştürüldü. Zaten sinekten yağ çıkartırcasına bizleri çalıştıran patronlara, muazzam bir vurgun kapısı daha açılmış oldu. Ekranlarda işçilerin sağlığını düşünüyoruz diyenler,...
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Emeklilik Çağında Çalışan İşçiler İş Cinayeti Raporu hazırladı. Rapora göre, 2013-2019 yılları arasında “emeklilik çağında çalışan” en az 1925 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda...
  • İş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. İnşaat sektörü işçilerin sendikasız ve güvencesiz çalıştırıldığı sektörlerin başında geliyor. Yevmiye usulü ve çoğunlukla sigortasız çalıştırılan işçiler taşeron firmaların...
  • ABD’de siyah bir emekçinin polis tarafından sokak ortasında vahşice katledilmesinin ardından başlayan protesto gösterileri dünyanın çeşitli ülkelerine de yayıldı. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı dillerde, siyah beyaz, kadın erkek, genç yaşlı yüz...
  • AKP iktidara geldiği günden beri işçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp etmeye yönelik her girişimi “müjde” diye sundu. Kıdem tazminatını yok etme planını bu kez Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında gündeme getirmiş bulunuyor. Sendikalar,...
  • Koronavirüs vesilesiyle kaldırılan toz bulutunu fırsat bilen AKP hükümeti, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında kıdem tazminatını kurulacak bir fon yoluyla yok etmeye çalışıyor. Sermaye sahipleriyle kol kola giren siyasi iktidarın bu planına...

UİD-DER Aylık Bülteni