Navigation

Buradasınız

Şemsiye Satan Yaşlı Amca, Bakmak ve Görmek

Kimi zamanlar bir şeylerimizi kaybettiğimizde bakınıp dururuz ama gözümüzün önünde olsa bile aradığımız şeyi göremeyiz. Çünkü bakmak ile görmek aynı şey değildir. Görmek bir şeylerin farkına varabilmektir, bakmak ise sadece bakmak… Çoğu zaman bir yerlere yetişmeye çalıştığımız olur, hayat bizler için koşturmacadan ibarettir. Yolda dalgın dalgın yürürüz. Kafamız işyerimizle, okulumuzla, ailemizle meşgul olur. Etrafımıza bakarak yürürüz ama kimi zaman aslında bir şeyleri kaçırır, göremeyiz.

Kimi zamanlar bir şeylerimizi kaybettiğimizde bakınıp dururuz ama gözümüzün önünde olsa bile aradığımız şeyi göremeyiz. Çünkü bakmak ile görmek aynı şey değildir. Görmek bir şeylerin farkına varabilmektir, bakmak ise sadece bakmak… Çoğu zaman bir yerlere yetişmeye çalıştığımız olur, hayat bizler için koşturmacadan ibarettir. Yolda dalgın dalgın yürürüz. Kafamız işyerimizle, okulumuzla, ailemizle meşgul olur. Etrafımıza bakarak yürürüz ama kimi zaman aslında bir şeyleri kaçırır, göremeyiz.

Ben de sizlerle, dalgın dalgın okula giderken yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim. Hava yağmurluydu, üstgeçitte şemsiye satan 60 yaşlarında bir amca vardı. Yaşlı amca uzaktan gördüğüm kadarıyla iki tane genç adama yalvarıyordu. Yere çökmüş ve adamların ayağına kapanmıştı. Bunu görünce yüreğim cız etti ve bir o kadar da şaşırdım. Yanlarına gittim, benim dışımda bir iki kişi daha izliyordu bu durumu. Onlarca kişi ise bakıp yanımızdan hızlıca geçiyordu. Olaya şaşırdığım kadar insanların durumu görmemesine de şaşırmıştım. Amcanın adamlara “evime ekmek götürüyorum, çocuklarım var benim… Bir daha da satış yapmayacağım burada, almayın şemsiyelerimi…” dediğini duyduğumda, o iki adamın zabıta olduğunu anladım. Zabıtalar adamı azarlayıp duruyordu. Ben de sessiz kalamadım ve zabıtalara sesimi yükselttim. Israrla neden böyle yaptıklarını soruyor, amcayı rahat bırakmalarını söylüyordum. Bu sırada olayı izleyenlerden bir abla da hızlıca zabıtalardan çekip aldı şemsiyeleri… Diğer insanlar da “al git hadi çabuk” diyerek yerden topladıkları şemsiyeleri amcaya verdiler. Amca da topladığı şemsiyeleri ile hızlıca oradan ayrıldı.

Kapitalizm her gün insanlığa türlü acılar yaşatıyor. İnsanları birbirine karşı duyarsızlaştırıyor. İnsanlar örgütsüz olduğu için gün geçtikçe yalnızlaşıyor. Haksızlıklara tepki göstermeye korkar hale geliyor. Biz o gün orada sadece bakmakla kalmayıp yaşanan acıyı gören üç dört kişiydik. Azdık belki ama çabalarımız sonuç vermişti. Daha fazla insanın bakıp geçmemesi için, yaşanan acıları görmesi için sesimizi yükseltebildiğimiz kadar yükseltmeliyiz. Yalnız olmadığımızı bilmeli ve hep beraber sesimizi çıkartmalıyız. İşte o zaman bizleri açlığa, yoksulluğa mahkûm edenler de onların düzeninin korumalığına kalkışanlar da görecektir gücümüzü. Gerçekleri görerek ve haksızlıklara ses çıkararak yaşamalı ve birliğimize güç katmalıyız.

29 Ekim 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...
  • 24 Kasımda “kaza” denilen bir iş cinayeti gerçekleşti. Beylikdüzü Ambarlı Limanında bulunan ve uluslararası kargo taşımacılığı yapan bir işletmede, iş makinesi altında kalan Metin Delibaş adlı işçi, yaşamını yitirdi. Olay vardiya değişimi sırasında...
  • İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Uzun çalışma saatleri, esnek çalışma, iş kazaları ve iş cinayetleri hayatın birer parçası haline geldi. Zaten kuş kadar olan ücretlerimiz gerçek enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Ayın...
  • 11 Kasımda Tarım ve Orman Bakanlığı 11 milyon fidan diktiğini açıkladı. Öncesinde telefonlarımıza gelen mesajlarla, yayılan reklamlarla herkes çevreye bir katkıda bulunmaya, “geleceğe fidan dikmeye” davet edildi. Herkes çevre konusunda duyarlı...