Navigation

Buradasınız

“Talih Kuşu”nu Beklerken

Mart 2013, No:60

Kötü yaşam koşullarını haklı olarak değiştirmek ve daha iyi koşullarda yaşamak isteyen işçiler, kendilerini bu çekiciliğe kapılmaktan alıkoyamazlar. Aslında böylece patronların da tuzağına düşerler.

İşçilerin yaşam koşulları zor! Düşük ücretler, işsizlik, bitmeyen yoksulluk işçilerin yaşamını tüketiyor. Oysa en iyi koşullarda yaşamak, tüm zenginliği üreten işçilerin hakkıdır. Biz işçiler de konforlu evlerde oturmak, az çalışıp kendimize daha çok zaman ayırmak, çocuklarımızı iyi okullarda okutmak ve yaşamın tadını çıkartmak istiyoruz. Ama kapitalist sömürü sistemi buna izin vermiyor. Tüm zenginlik bir avuç patronun ve onların ailelerinin elinde yoğunlaşıyor. Çoğunluğun ürettiğine azınlık el koyuyor. Bu haksız sistemi kabul etmemek ve değiştirmek için çalışmak gerekmez mi? Elbette gerekir. Fakat bunun için önce birlik olmak ve bilinçlenmek lazım.

Peki, patronlar işçilerin birlik ve bilinçli olmasını, haklarını aramasını isterler mi? İstemezler! Diledikleri gibi yönetmek için işçilerin dağınık olmasını isterler. Ama işçiye umut da vermek lazım ki, yaşadığı kötü koşullara isyan etmesin ve sömürü düzenine başkaldırmasın. İşte tam da bu nedenle topluma umut pompalanır. İşçi-emekçi halkın gelecek hayalleri canlı tutulmaya çalışılır. Umutların canlı tutulmasında şans oyunlarının çok büyük bir işlevi vardır. Birkaç liraya milyonların sahibi olma hayali gerçekten de çok çekicidir. Kötü yaşam koşullarını haklı olarak değiştirmek ve daha iyi koşullarda yaşamak isteyen işçiler, kendilerini bu çekiciliğe kapılmaktan alıkoyamazlar. Aslında böylece patronların da tuzağına düşerler.

Böylelikle işçi-emekçi halkın kapitalist sömürü sisteminden umudunu kesmemesi için devreye sokulan şans oyunları işlev kazanır. Sistemden beklentiler artar, zengin olma hayali bireysel kurtuluş hayalini kamçılar. Örgütlenmek, bilinçlenmek ve daha iyi koşullarda yaşamak için topluca mücadele etmek gerektiği fikri geri plana düşer, bu yöndeki çabalara kulak asılmaz. Şans oyunlarıyla uğraşan işçi, “bir kez daha şansımı deneyeyim” diyerek kısır döngüden çıkamaz. İşçi enerjisini tüketir ve hatta oyunlara kendisini öylesine kaptırır ki koşan atlardan, futboldan ve dönen toplardan bir dünya oluşturur kendisine.

Bu durumda kazananın patronlar olduğu açık değil mi? Üstelik şans oyunları, çok büyük paraların döndüğü muazzam bir sektör haline gelmiş bulunuyor. Yani şans oyunlarının patronlar ve devlet için ayrıca böylesi bir işlevi de var. Milli Piyango, Sayısal Loto, Şans Topu, İddaa, at yarışı gibi şans oyunlarıyla işçi ve emekçilere sahte umutlar dağıtılırken, devlet ve patronlar bu şans oyunlarından müthiş paralar kazanıyorlar. Başta savunma–yani savaş– sanayii ve TRT olmak üzere birçok kuruma para akıtılıyor. Devlet bizzat şans oyunlarını teşvik ederek yaygınlaştırıyor. İnternet üzerinden yasadışı olarak oynanan bahislerin ve yurt dışına akan paranın önüne geçme iddiasıyla devlet 2004’te bir yasal değişiklikle insanları İddaa oyununa yönlendirdi. İddaa oyununu başlangıçta oynayanların sayısı birkaç yüz bini geçmiyordu. Fakat İddaa, televizyon ve radyo reklamlarıyla, sokaktaki afişlerle toplumun gözünün içine sokuldu. Şu anda 3,5 milyondan fazla insan bu oyunu oynuyor. Neredeyse her mahallede, her köşe başında şans oyunlarının oynandığı bayiler var. Bunların yanı sıra, 1,5 milyonu aşkın kişinin de sanal bayi üyesi olduğunu belirtelim.

Zengin olma hayaliyle milyonlarca insan, İddaa, at yarışı ya da benzeri oyunların kuponları üzerinde kafa patlatıp duruyor. “Talih kuşu”nu bekleyen emekçiler, adeta atlarla özdeşleşiyor, onlarla koşuyor ve toplarla dönüyorlar. Tribünlerde ya da ekran başlarında atlara yapılan çağrılar, sevgi sözleri, öfkelenmeler, kahrolmalar, tükenmeler hep umudu gerçeğe dönüştürmek için. Ama “talih kuşu” gelmiyor ve insanları derin bir hayal kırıklığı sarıyor. Bu arada işten çıktıktan sonra geriye kalan zaman da harcanmış oluyor. Aslında emekçiler kelimenin gerçek anlamıyla, kaz gibi yolunmuş oluyorlar. Her işçi şunu söyleyebilir: “Benim vereceğim 3-5 liradan ne olacak?” Oysa gerçek böyle değil. Milyonlarca insanın 3-5 lirası toplandığında milyonlar oluyor, devletin ve patronların kasasına akıyor.

Bizim burada başka bir yol önerdiğimiz açıktır. Elbette biz işçiler yoksulluktan kurtulmayı ve güzel bir yaşamı hak ediyoruz. Ama bunun yolu asla şans oyunları oynamaktan geçmiyor. Bunu en çok da bu oyunu oynayanlar biliyor. Peki, umutsuz mu olalım, hayatımızı değiştirmek için bir şeyler yapmayalım mı? Elbette yapalım. Bunun için şans oyunlarından medet ummayı bir kenara koymalıyız; bir araya gelmeli, bilinçlenmeli ve yaşamımızı değiştirmek için mücadele etmeliyiz. İşçilere sahte umutlar dağıtmalarına, bizleri aldatmalarına, oyalamalarına, kör etmelerine izin vermeyelim. “Talih kuşu”nun gelmesi tesadüfe bırakılamaz. İşçiler içinde yaşadıkları koşulları değiştirmek için mücadele ettiklerinde “talih kuşu” çıkagelecek ve umutlarımız gerçeğe dönüşecektir.

15 Mart 2013

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...