Navigation

Buradasınız

İşçiler Demokratik Hak ve Özgürlüklerin Yok Edilmesine Hayır Diyor!

UİD-DER'den Hayırlı Bir Şarkı:


Demokratik Hakları Ortadan Kaldıran, Dernekleri Kapatan, OHAL’i Kalıcılaştıran, Grev Yasaklayan Tek Adam Rejimini İstemiyoruz!

İşçiler Tek Adam Rejimine Hayır Diyor!

İşçiler, emekçiler, kardeşler!

Önümüzdeki süreçte tek adam rejimini getiren anayasa değişikliği oylanacak. Bu gelecek günlerimizi belirleyecek çok önemli bir oylamadır. Bu yüzden iyi düşünmeli, tartışmalı, anlamalı ve öyle karar vermeliyiz.

Biz üreten, tüm zenginliği var eden ama yoksullukla boğuşan işçi sınıfıyız. Biz işçilerin, emekçilerin penceresinden bakıyoruz dünyaya! Anayasa değişikliğine de işçi sınıfının penceresinden bakacağız!

(27.02.2017)

Kadına yönelik şiddetin artarak sürdüğü, tacizin, tecavüzün cezasız kaldığı, kadının her geçen gün daha fazla susturulduğu bir dönemde başkanlık rejimini getirdiler önümüze. İçeriğini anlatmadıkları, tartıştırmadıkları başkanlık rejiminin bütün sorunları ortadan kaldıracak bir sihirli değnek...

(27.02.2017)

Bizler metal fabrikalarında çalışan işçiler olarak, önemli dönüm noktalarından birini 2015 yılında yaşadık. Bizler buna “metal fırtınası” diyoruz. Türk Metal’in örgütlü olduğu birçok fabrikada işçiler, TM’den istifa ettiler. Bursa’daki metal fabrikalarında başlayan istifalar; İzmit, Ankara, Kocaeli...

(27.02.2017)

Ali genç bir işçi. Asgari ücretin biraz üstünde bir ücrete çalışıyor. Görüştüğü bir kız var. Kısmetse evlilik planları yapıyorlar. Ama hayat pahalılığı işte, bu işler öyle kolay değil. Ali’nin annesi ve babası referandumda EVET diyecekmiş. Kendisinin ise kafası hepten karışık. İşten çıktık, durakta...

(26.02.2017)

Ülkemizde uzun zamandır hiç iyi şeyler yaşanmıyor. Son bir buçuk yıldır yaşadıklarımız canımıza yetti. Baskılar, tutuklamalar, özgürlüklerin kısıtlanması, iş kazalarının artışa geçmesi, işsizliğin artması, kadınların çocukların cinsel istismara uğraması ve öldürülmesi. AKP hükümeti bunca sorunu...

(26.02.2017)

İşçi abilerim, ablalarım, kardeşlerim. UİD-DER’in internet sitesinde mektuplarınızı gördüm, her biriniz referandumda neden “HAYIR” denmesi gerektiğini işçi ve emekçilerin farklı sorunlarına değinerek anlatmışsınız. Her okuduğumda “ne kadar haklılar” dedim. Sonra düşündüm, peki “evet” dersek ne olur?

(26.02.2017)

Biz emekçilerin geçim sıkıntısı, işsizlik, hak gaspları gibi pek çok sorunu varken önümüze bir referandum getirdiler. Bize içeriğini yalan yanlış anlattıkları bir rejim değişikliği için EVET ya da HAYIR demeyi dayatıyorlar. Hatta aslında EVET’i dayatıyorlar. HAYIR diyecek olanları tehdit ediyorlar...

(25.02.2017)

Son dönemde yaşanan tüm bu acıların, haksızlıkların en büyük mimarı, bugün bizlerden tek adam rejimi için “evet” istiyor. Tüm yetkiyi, tüm gücü, tüm karar mekanizmasını “tek elde” toplamak istiyor. Bizlere “büyük Türkiye”, “adil ve mutlu yaşam”, “mutlu aileler” gibi türlü yalanları sıralayanlar ile...

(25.02.2017)

>Ben bir işçi kadınım ve anneyim. Kızım üniversiteye hazırlanıyor. Çocuğum gecesini gündüzüne katarak çalışıyor, dershane okul arasında mekik dokuyor. Servet döküyoruz dershanelere. Çocuklarımız iyi bir puan alsın da bir yere yerleşsin diye. Tabi işsiz üniversite mezunlarını, atanamayan...

(24.02.2017)

Bugünden geçmişe bir zaman yolculuğu yaptığımızda, tarihin bitmeyen kavgalarla dolu olduğunu görürüz. Bir tarafta insanlığın başına musallat olan zebaniler, öte yanda daha iyi bir dünya mümkün deyip cehennemi cennete dönüştürmek isteyenler… Bugün de tarihin tozlu sayfalarının tozunu kaldıran...

(24.02.2017)

Ben metal işçisi bir kadın olarak “tek adam rejimini” kabul etmiyorum. Referandumda da HAYIR diyorum. Bana göre bu anlayış faşist bir anlayıştır. Çünkü bu kararlarını bizlere dayatıyorlar. Ayrıca her şeyi çıkarlarına alet edip bizleri bölüyorlar. İnsanların birbirine kin duymasını istiyorlar. Bu...

(24.02.2017)

Bugünkü yaşam ve çalışma koşullarımız aslında “EVET” çıkmasının neye yol açacağını daha bugünden açıkça göstermektedir. Çalışma koşulları çok ağır, 2016’da iş cinayetlerinde 1970 işçi katledildi. Diğer taraftan iktidarın çıkarları uğruna başka bir ülkenin sınırları içinde sessiz bir şekilde kurban...

(24.02.2017)

Ben bir işçi olarak başkanlık sistemini yani tek adam rejimini istemiyorum ve HAYIR diyorum. İşçi sınıfının haklarını ortadan kaldıran faşizan yönetime HAYIR diyorum. Hak arama, grev ve direnişleri yasaklayan anti-demokratik başkanlığa HAYIR diyorum. Özgürlük dolu ve çocukların ölmediği gelecek...

(23.02.2017)

Biz matbaa-yayın sektöründe çalışan işçileriz. Çalıştığımız şirkette uzun zamandır işçilerin yeni kurulan başka bir şirkete geçirileceği fısıltıları dolaşıyordu. Fakat net bir bilgi yoktu. Tesadüfen, yemek ve çay işlerinden sorumlu arkadaşımızın haklarını almadan istifa ettiğini sonra da yeni...

(23.02.2017)

Her gün işten eve, evden işe giderken hemen yakınımızda olan şeyleri göremez hale geliyoruz. Ben metal işçisiyim. İşten eve gitmek için servislere doluştuğumuzda ya uyuyup kalıyoruz ya da cep telefonlarına gömüyoruz kafayı ve hiçbir şey görmüyoruz. Ben yorgunluktan yolda uyuyup kalmasam,...

(23.02.2017)

İşyerinde, mutfakta çalışan bir kadın arkadaşımla referandum üzerine konuşuyorduk. Arkadaşım 15 Temmuz darbe girişiminden ve o günden bu yana iktidarın dilinden düşürmediği milliyetçi, tek yanlı, kendi gibi düşünmeyen herkesi düşman gören söylemlerinden çok etkilenmiş. O söylemlere destek verse de...

(23.02.2017)

Yaşadığımız topraklarda kadınlar değersiz görülmeye devam ediyor. Erkek egemen zihniyete sahip siyasilerin kadını bir cinsel obje olarak görmeleri, kadınları “zavallı, korunmaya muhtaç ve cahil” olarak görmeleri, televizyonlarda sürekli kadın bedeninin reklam malzemesi olarak kullanılması, emekçi...

(22.02.2017)

Bizler metal fabrikasında çalışan işçileriz. Başkanlık sistemi ile ilgili yapılacak olan referandum herkesin olduğu gibi bizim de gündemimizde. Molalarda, çalışırken, ev ziyaretlerinde başkanlık sisteminin biz işçiler için ne anlama geldiğini, bizi nasıl bir tehlikenin beklediğini konuşuyoruz. Biz...

(22.02.2017)

Haftanın üç günü staj yapan meslek lisesi öğrencileri ile bir sinema filmi üzerine konuşuyorduk: “Güzel mi, gidelim mi, değer mi?” Sohbet grubu kalabalıklaştı. Bir ara kızlı-erkekli grubun karşılıklı konuşması bir açık oturuma dönüştü:

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...
  • Koronavirüs bahanesiyle olağanüstü uygulamalar, işçi sınıfının kazanılmış haklarına dönük saldırılar dünyanın farklı ülkelerinde benzer biçimlerde hayata geçiriliyor. Kapitalist kriz nedeniyle batan gemilerini kurtarma telaşına düşen patronlar...
  • Yaklaşık bir yıldır zihinsel engellilere bakılan bir kurumda hasta bakıcı olarak çalışıyorum. Hiç bir şekilde insan yerine konulmayan hastaların yaşam koşullarına bir nebze olsun ışık tutabilmek için yazdığım mektup daha önce UİD-DER sitesinde...
  • Dört günlük sokağa çıkma yasağı sırasında UİD-DER sitesinde fotoğraf, film ve şarkılarla emek, tarih ve yaşama dair yoğun paylaşımlarda bulunulması bizleri çok mutlu etti. Öncelikle herkesin emeğine sağlık, bizim için çok güzel oldu. Bilmediğimiz...