Navigation

Buradasınız

UİD-DER Kadın Komitesinden Akiko Hoşino’ya Mektup

Genç yaşta savaşsız, sömürüsüz, barış ve özgürlük dolu bir dünya özlemiyle Japon işçi sınıfının mücadele saflarına katılan Fumiaki Hoşino yaşamını kaybetti. Zalim Japon egemenleri Hoşino’yu 44 yıl boyunca en ağır şartlarda hapiste tutarak mücadelesinden ve sevdiklerinden koparmaya çalıştılar. Ama uyguladıkları zulme rağmen başarılı olamadılar. Hoşino’nun hapisteyken evlendiği eşi Akiko Hoşino, onun mücadele arkadaşı, dışarıda yankılanan sesi oldu. UİD-DER Kadın Komitesi’nin Akiko Hoşino’ya gönderdiği başsağlığı mektubunu yayınlıyoruz.

Sevgili Akiko,

Değerli eşin ve yoldaşın Fumiaki Hoşino’yu sonsuzluğa uğurladığını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Bizim topraklarımızda gerçek kardeşlik bağının ancak birbirlerinin acısını yürekten paylaşanlar arasında kurulabileceğine inanılır. Aramızdaki binlerce kilometreye rağmen acını yüreklerimizin en derinlerinde hissediyoruz, gerçek bir kardeşlik duygusuyla paylaşıyoruz. UİD-DER Kadın Komitesi olarak sana ve tüm mücadele arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz.

Fumiaki-san genç yaşında gönül verdiği mücadelesi nedeniyle 44 yıl boyunca duvarların arkasında tutuldu. Sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için mücadele edeceklere gözdağı verilmek istendi. Ama Fumiaki’nin o duvarlardan taşan direnci ve kararlılığı zalim Japon egemenlerinin heveslerini kursaklarında bıraktı. O, tutsak alındı ama asla teslim olmadı.

Bütün insanların insanca yaşayabileceği bir toplum istediği için Fumiaki’nin ellerinin, senin ve sevdiği insanların ellerine değmesi engellendi. Mahrum bırakıldıkları bu mutluluğa rağmen o eller, ruhun zenginliğini, yaşam sevincini yansıtan resimler çizdi. O resimlerin altında “Fumiakiko” imzası var. Çünkü sen o zor yıllar boyunca onun mücadele yoldaşı oldun. Fumiaki’ye güç ve ümit verdin.

Komünist şair Nâzım Hikmet, Fumiaki’nin sana gönderdiği resimler gibi, hapishaneden karısına şiirler gönderiyordu. Bir şiirinde kapitalist egemenler için şöyle diyordu:

Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim,

akar suyun,

meyve çağında ağacın,

serpilip gelişen hayatın düşmanı.

Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:

- çürüyen diş, dökülen et -,

bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler.

Ve elbette ki, sevgilim, elbet,

dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,

dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: işçi tulumuyla

bu güzelim memlekette hürriyet…

Sevgili Akiko,

Çekilen acılar boşa gitmeyecek. Ümidin düşmanları bir gün mutlaka yok olup gidecekler. Fumiaki-san ise işçi sınıfının mücadelesinde hep yaşayacak. Kadın ve erkek işçiler sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için dövüşürken onun ve mücadelede yitirdiğimiz nice devrimcinin yaşamlarından güç ve ilham alacaklar. Onun anısı serpilip gelişen hayatın güzelliğinde, sınıfsız, sömürüsüz bir dünya ümidinin canlılığında, mücadelemizin haklılığında var olmaya devam edecek.

UİD-DER Kadın Komitesi

3 Haziran 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Microsoft’un sahibi Bill Gates, dünyanın en iyi yatırımcısı olarak tanınan Warren Buffet ve diğer sayılı zenginler… Dünyanın en zenginlerinden olan bu isimler zenginliklerinin yanı sıra “hayırseverlikleriyle” de...
  • Koronavirüs salgını nedeniyle korku büyüyor çünkü insanlar egemenler tarafından bilinçli olarak korkutuluyor. İnsanların karşısına düşman diye bir grip virüsü çıkartılıyor, tehdit algısı sürekli büyütülerek körükleniyor ve bu da insanları fazlasıyla...
  • Dünyanın ana gündemi haline gelen koronavirüs adeta bütün kötülüklerin anası gibi gösteriliyor ve insanlarda korku, panik, endişe yaratılıyor. Neredeyse bütün ülkelerin yönetimleri bu virüse özel bir anlam yüklüyorlar ve tüm sorunların üstünü...
  • Merhaba arkadaşlar, ben devlet hastanesinde çalışan taşeron sağlık işçisiyim. Pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de çoğu işyeri üretimi durdurarak işçileri evlerine yolladı, kimi yerlerde evden çalışma adı altında esnek çalışma sistemi getirildi...
  • Yaklaşık iki yıldır İşçi Dayanışması gazetesini alıyordum. Ama sadece “alıyordum”. Gazete, odamda bir köşede durmaya devam ediyordu. Ama arkadaşım inatla bana gazete ulaştırmaya devam etti. Her defasında “bana getirmek yerine başka birine versen...
  • Savaşlar, çıkarlar, iktidar, rekabet… Hangimiz bu kelimelerden haberdar doğdu? Peki ya hangimiz bu kelimeleri isteyerek öğrendi? Hiçbirimiz. Öyle değil mi? İnsan canının, Türk lirasından bile değersiz olduğu şu dönemde ne yazıktır ki çıkarlar için...
  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...
  • İşte, okulda, toplu taşımada, mahallede, markette, meydanlarda, sokaklarda… Yaşamın her alanında Covid-19 ile ilgili önlem alınması gerektiği medya üzerinden zihinlerimize enjekte ediliyor. Sık sık ellerini yıka, kolonya kullan, maske kullan, sağa-...
  • Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Genç İstihdamında Küresel Trendler 2020” adlı bir rapor yayımladı. Rapora göre ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Bu şekilde sınıflandırılan gençlerin...
  • Koronavirüs fabrikayı ikiye böldü. Yakalanan ve yakalanmayanlar şeklinde değil elbette. Salgında “korunması öncelikli olanlar” ile “canı patlıcan sayılanlar” şeklinde. Hemen her sabah vardiyasında işçilerin başına çöreklenen patron, müdür ve...
  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.