UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Arap Emekçilerinin de Eksiği Bizimkiyle Aynı

Gebze’den bir genç işçi

UİD-DER Gebze temsilciliğinde, 27 Şubat Pazar günü, Arap emekçilerin Kuzey Afrika’da diktatörleri nasıl alaşağı ettiklerini ele alan bir seminer gerçekleştirdik. Soru ve cevap şeklinde tartışmaya biz de dâhil olduk. Tunus, Cezayir, Mısır, Libya gibi ülkelerde yaşayan işçi ve emekçi kardeşlerimizin neler yaşadığı hakkında çeşitli bilgiler edindik. Onlar başlarında bulunan diktatörlere karşı cesaretle isyan ateşini yaktılar. Bölgedeki diğer ülkelere de bu kıvılcımın sıçraması an meselesi.

Tunus’ta üniversite mezunu bir işsiz kardeşimizin, emeğinin ve ekmeğinin elinden alınmasına daha fazla dayanamayarak kendini yakması, Tunus halkının, devletin başındaki diktatörün zorbalığına, işsizliğe, yoksulluğa ve sömürüye karşı ayaklanmasının önünü açmıştı. Bu düzene dur demenin zamanının geldiğini anlayan emekçi kitleler diktatörü tahtından indirmek için alanlara çıktılar. Bu isyan ateşi Cezayir’e, Mısır’a, Ortadoğu’ya ve son olarak da Libya’ya sıçradı. Baştaki diktatörler meydanlara inen işçi ve emekçi kitleleri engellemeye çalışsalar da, onlar bu emek düşmanı diktatörleri tahtından indirmeyi başarmışlardır. Hatta sıkılan kurşunlara rağmen emekçi kitlelerin korkup geri çekilmediklerini, kapitalist egemenlere karşı direndiklerini izledik. Tunus’ta Bin Ali’nin, Mısır’da da Mübarek’in, emekçilerden çalarak büyüttükleri servetlerini yanlarına alıp nasıl kaçtığını gördük. Libya’da da emekçi kitlelerin Kaddafi’ye karşı direnişleri sürmekte. Kadadafi’nin de vakti yakındır. Sunumu anlatan ağabeyimizin de söylediği gibi Arap emekçilerin diğer ülkelerde de olduğu gibi tek eksikleri bilinçli, bağımsız, uluslararası bir işçi örgütüdür.

Arap işçi kardeşlerimiz, birlik olduklarında, mücadele ettiklerinde neleri başarabileceklerini dosta düşmana göstermiş oldular. Bilinçlerimiz biraz daha aydınlandı. Ufuklarımız daha da açıldı. Bu kokuşmuş düzeni artık sonsuza kadar tarihin derinliklerine gömmemiz gerektiğini anladık. Bağımsız, bilinçli işçi örgütlerine uluslararası ölçekte ihtiyaç duyduğumuzu ve daha fazla işçi kardeşimizi egemen sınıfa karşı örgütlememiz gerektiğini gördük. Her zaman diyoruz ya örgütlüysek her şeyiz örgütsüzsek hiçbir şey.

İşçi kardeşlerime söylüyorum, gelin UİD-DER çatısı altında işçi tarihimizi ve kapitalist sisteme nasıl dur dememiz gerektiğini öğrenelim, öğretelim. Bilinçli ve örgütlü sınıf dayanışması nasıl olur patronlar sınıfına gösterelim.

Birleşen İşçiler Yenilmezler!

11 Mart 2011






  İşçi ÖzEğitim Seminerleri

Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this