Navigation

Buradasınız

İş Kazalarına ve İşçi Ölümlerine, Uzun İş Saatlerine, Düşük Ücretlere, Kıdem Tazminatının Elimizden Alınmasına, Sağlıkta Soyguna, Zam Zulmüne, Savaşa Dur Diyelim!

1 Mayıs’ta Birleşelim, Gücümüzü Gösterelim!

Nisan 2012, No: 49

İş kazaları ve işçi ölümleri durmuyor. Her gün birçok işçi ailesinin ocağına ateş düşüyor.

Esenyurt’ta 11 işçi yanarak can verdi. Bu işçi kardeşlerimizin acısı yüreğimizi yakarken, Eskişehir’den, Erzurum’dan, Tuzla’dan ve Elazığ’dan acı haberler geldi. Bir hafta içinde 20’ye yakın işçi iş kazalarında yaşamını kaybetti.  

İşçi aileleri perişan durumdalar. Çocuklar yetim, kadınlar dul kalıyor; anne ve babalar evlâtlarını kara toprağın bağrına koyarken kahroluyor.

Acımız ve öfkemiz büyük!

Çalışma Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 2011’de en az 1543 işçi iş kazalarına kurban gitti. Yaralanan ve sakat kalanların ise haddi hesabı yok. Neden iş kazaları durmuyor, neden işçiler ölmeye devam ediyor?

Çünkü iş kazaları ve işçi ölümleri patronların ve AKP hükümetinin umurunda değil. Başbakan Erdoğan, özel sektörün ayağına takılan her türlü prangayı çözeceklerini söylüyordu.

Patronların “prangaları” çözülürken, işçilerin tabutuna çivi çakılıyor.

Daha fazla kâr elde etmek için yanıp tutuşan kapitalistler, işçi sağlığı ve iş güvenliği için alınması gereken önlemleri maliyet unsuru olarak görüyorlar.

AKP hükümeti de, patronların çıkarları temelinde çalışıyor. Yeni teşvik paketi bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Patronların kasasına, teşvik adı altında çuval çuval para dökeceksin; ama sıra işçi-emekçi halka geldiğinde zam üstüne zam yapacaksın, iş kazalarını durdurmak için kılını kıpırdatmayacaksın, kıdem tazminatına saldıracaksın, esnek çalışmayı ve kölelik bürolarını yasallaştıracaksın, işgünü kavramını ortadan kaldıracaksın, sonra da kalkıp işçiyi düşündüğünü söyleyeceksin!

Devletin desteğini açıktan arkalarına alan patronlar, artık hepten sınır tanımaz oldular. Patronlar palazlandıkça, iş kazalarında ölen işçilerin sayısı artıyor.

Bir işçi önderinin dediği gibi; sermaye, tepeden tırnağa kan ve irindir. Kapitalist kâr düzeni işçilerin emeği, alınteri, kanıyla ayakta duruyor.

İşçi sınıfı gece gündüz demeden çalışıyor, didiniyor, üretiyor. Ama bunca çalışmanın, bunca üretmenin işçiler açısından karşılığı yok!

İşçiler yoksulluk sarmalından kurtulamıyor. Patronlar ise, lüks ve ihtişamdan başlarını kaldırmıyorlar.

Çalışma saatleri uzatıldıkça uzatılıyor. 12 saat çalışan işçi, evine yalnızca uyumaya gidebiliyor. Ücretlerse yerinde saymaya devam ediyor. Alım gücü sürekli geriliyor.

Alın işte! Zam zulmü kesintisiz sürüyor.

Akaryakıta peşpeşe gelen zamların ardından Nisan ayında doğalgaza %19, elektriğe ise %10 zam yapıldı. Zamlar özellikle Nisan ayında yapıldı. Böylece kıştan çıkan emekçilerin tepki göstermesinin de önüne geçilmiş oldu.

Diğer ürünlere de zamlar devam edecek. Özellikle doğalgaza ve elektriğe yapılan zamlar, kış aylarıyla birlikte emekçilerin belini biraz daha bükecek!

İşçi-emekçi halka saldıran AKP hükümeti ve patronlar sınıfı, bir de utanmadan hak gasplarını, zam zulmünü haklı göstermeye çalışıyor.

Meselâ, kıdem tazminatı bir fona devredilmek ve zamanla ortadan kaldırılmak isteniyor. Ama AKP hükümeti tüm işçilerin kıdem tazminatı alacağını söylüyor.

Meğer işçileri ne çok düşünüyorlarmış da haberimiz yokmuş!

AKP hükümeti, madem işçileri bu kadar düşünüyor, 10 milyon işçinin sigortasız çalıştırılmasının önüne geçsin! İşçilere kıdem tazminatı vermeyen patronlara ağır cezalar kesilsin!

Gerçekte, işçilerin düşünüldüğü falan yok!

AKP hükümeti de, patronların çıkarları temelinde çalışıyor. Yeni teşvik paketi bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Patronların kasasına, teşvik adı altında çuval çuval para dökeceksin; ama sıra işçi-emekçi halka geldiğinde zam üstüne zam yapacaksın, iş kazalarını durdurmak için kılını kıpırdatmayacaksın, kıdem tazminatına saldıracaksın, esnek çalışmayı ve kölelik bürolarını yasallaştıracaksın, işgünü kavramını ortadan kaldıracaksın, sonra da kalkıp işçiyi düşündüğünü söyleyeceksin!

Genel Sağlık Sigortası (GSS) adı altına yapılan soygun emekçileri düşünmek mi oluyor?

Getirilen sistemde, sağlık hizmetlerinden yararlanmak kısıtlanırken, parası olmayana öl denmektedir. Bu mu emekçi halkı düşünmek?

Yalan dolan, ikiyüzlülük, emekçilerin aldatılması, sömürü, kan ve irin, savaş ve yıkım…

Kapitalist sistemin mayası bozuk! 

Kapitalizm kriz kuyusundan çıkamıyor. Ama krizin faturasını işçi-emekçi halk ödüyor.

Krizi aşmak amacıyla emperyalist-kapitalist devletler pazar ve yatırım alanlarında kıran kırana bir kavga yürütüyorlar. Bir de utanmadan, “özgürlük ve demokrasi” getireceklerinden söz ediyorlar.

ABD emperyalizmi “özgürlük ve demokrasi” getireceğini söyleyerek Afganistan’da ve Irak’ta milyonların canını aldı.

Şimdi aynı yalanı Suriye için söylüyorlar.

Esad diktatörlüğü, demokratik taleplerinin karşılanmasını isteyen halkın üzerine kurşun yağdırıyor, katlediyor. ABD’nin başını çektiği ve Türkiye’nin de içinde yer aldığı emperyalist-kapitalist kamp ise Suriye halkının gördüğü zulmü bahane ederek savaşa hazırlanıyor. Suriye halkının zulüm gördüğü doğrudur; ama emperyalistlerin derdi Suriye halkı değildir.

Suriye’de başlayacak savaşın bir sonraki durağı İran olacaktır. Savaşın İran’a sıçramasıyla tüm Ortadoğu’nun yangın yerine dönüşeceği açıktır.  

Savaş, tüm bölge halkları için yıkım demektir. Savaş ve yıkım Türk, Arap, Fars, Kürt tanımaz! Bu nedenle tüm bölgenin işçi-emekçileri savaşa karşı çıkmalıdır!

Esad diktatörlüğü, tüm emekçilerin düşmanıdır. Suriye dâhil bölgeye özgürlük ve demokrasiyi emperyalist-kapitalist güçler değil, ancak işçi-emekçi halkların mücadelesi getirebilir.

Haklarımızın gasp edilmesine ve savaş yıkımına sessiz mi kalacağız? Tüm sınıf kardeşlerimize sesleniyoruz: Hak gasplarına, haksızlığa, zulme ve savaşa karşı birleşelim ve 1 Mayıs’ta alanlarda yerimizi alalım!

15 Nisan 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...