Navigation

Buradasınız

Avrupa’da On Binler Mültecilere Sahip Çıktı

12 Eylül Cumartesi günü İspanya, Fransa, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde mültecilerle dayanışma amacıyla kitlesel mitingler gerçekleştirildi. Danimarka ve İngiltere başkentlerinde on binlerce işçi-emekçi hükümetlerinin göçmen karşıtı yaklaşımlarını protesto etti.

Danimarka’da 30 bin kişi Kopenhag’ta parlamento binası önünde, “Mülteciler Aramıza Hoş Geldiniz!” yazılı pankartın arkasında bir araya geldi. Danimarka hükümetinin, Avrupa Birliği Komisyonu’nun 160 bin mültecinin Avrupa ülkeleri arasında paylaşılması teklifini kabul etmeyeceğini açıklaması üzerine on binlerin bir araya geldiği gösteriler gerçekleştirildi. Eylemciler, ayrıca hükümetin emperyalist koalisyonda görev yapmak üzere Ortadoğu’ya yeni savaş uçakları gönderme planını da protesto ettiler. “Danimarka’nın Savaşa Katkısını Durdur”, “Yeni Uçaklara Hayır” yazılı dövizler taşındı ve hükümeti teşhir eden sloganlar atıldı.

Aynı anda Londra’da da toplanan on binlerce emekçi, hükümetlerine Suriyeli mültecilere daha fazla yardım etmeleri çağrısında bulundu. Binlerce insan Londra merkezinden Başbakan David Cameron’un ofisi önüne yürüdü. Londralı emekçiler, “Sınırları Açın”, “Boğulmaları Durdurun”, “Mülteciler İçeri, Muhafazakâr Partililer (Toriler/İktidar Partisi) Dışarı”, “Göçmen Değil, Önce İnsan”, “Suriye’yi Bombalamayı Durdurun”, “Cameron’a Söyleyin, Mülteciler Hoş Geldi”, “İnsan Olmak, Yasadışı Değil” sloganlarını haykırdılar ve bu sloganların yazılı olduğu dövizler taşıdılar. Protestocular, geçtiğimiz günlerde David Cameron’un 20 bin mülteciyi sınırları içine alabilecekleri açıklamasını gecikmiş ve yetersiz bir açıklama olarak görüyorlar. Mültecilerle Dayanışma Platformu’nun düzenlediği yürüyüşe Uluslararası Af Örgütü, Mülteci Konseyi, Suriye’yle Dayanışma Hareketi, Irkçılık İçin Harekete Geç, Savaşa Hayır Koalisyonu gibi ülkenin önde gelen demokratik kitle örgütleri başta olmak üzere birçok sendika destek verdi.

İrlanda, Macaristan ve Hollanda’da da binlerce insan, mültecilerle dayanışma eylemleri gerçekleştirdi. İspanya’da da Madrid, Barselona, Valensiya, Malaga gibi pek çok büyük kentte emekçiler bir araya geldiler. Geçtiğimiz günlerde İspanya hükümeti, AB Komisyonunun teklif ettiği 15 bin mülteciyi kabul edeceklerini açıklamıştı.

Pazartesi günü 28 Avrupa ülkesinin liderleri bir araya gelerek göçmenlik krizini görüşecekleri bir toplantı gerçekleştirecekler. Kapitalist liderlerin bir araya geleceği böylesi bir toplantı öncesinde ve göçmenlere dönük ırkçı-faşizan uygulamaların arttırıldığı bir süreçte pek çok Avrupa ülkesinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen eylemler, mültecilerle dayanışma ve hükümetlere basınç bindirme açısından oldukça anlamlıdır. Bu eylemler aynı zamanda işçi-emekçilerin enternasyonalist dayanışma duygusunun bir ifadesidir. Bu gösteriler, “Hıristiyan Avrupa mültecilere/göçmenlere sahip çıkmıyor” diyenlere de bir yanıttır. Mesele Müslümanlık ya da Hıristiyanlık meslesi değildir. Mesele sınıflar arası bir sorundur. Avrupanın egemenleri mültecilere sahip çıkmazken, Avrupanın işçi-emekçileri savaşa karşı çıkmakta ve mültecilere kapıların açılması için gösteriler yapmaktadırlar. Ayrıca gerçekleştirilen eylemlerde sadece göçmenlik sorunu değil, Ortadoğu’da yürüyen emperyalist savaşa da dikkat çekilmesi önemlidir.

13 Eylül 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...
  • Ekonomik krizin işçilerin, emekçilerin yaşamını altüst ettiği bir dönemin içinde uzunca bir zamandır dünyamız. Her geçen yıl bir önceki yılı, yaşanmakta olan gün ise bir önceki günü aratır oldu. İşsizliğin her geçen gün katlanarak arttığı, hayat...
  • 25 Mayısta ABD’de George Floyd adlı bir siyahî daha ırkçı nefretin ve polis şiddetinin kurbanı oldu. Minnesota/Minneapolis’te yere yatırılarak boğazına basılan Floyd’un son sözleri “nefes alamıyorum” olmuştu. Bu cümle bugün ABD’de bir çığlığa...