Navigation

Buradasınız

Balık Gibi Değil Bilinçli Bir İşçi Gibi!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 105
Günlük hayatın akışı içerisinde tek tek insanlar, tek tek işçiler toplumsal dönüşümün farkına varamayabilirler. Ama değişim hep vardır. Bu değişimin iyi yönde olması için işçi sınıfının örgütlenmesi, bilinçlenmesi ve sömürü düzenini değiştirmesi zorunludur.

Balıklar zayıf hafızalı canlılar olarak bilinirler. Bu doğrudur. Balıklar dünyayı sadece içinde bulundukları an ile algılarlar. Onların belleklerinde dünyanın geçmişi ve geleceği yoktur. Bu nedenle hep aynı şekilde avlanır ve yem olurlar. Avcıların oyunlarından asla ders çıkaramazlar. Ne yazık ki hafızası balıktan çok daha kuvvetli olan insanlar da, dünyayı benzer şekilde algılamaya ve geçmişi unutmaya meyillidir. Her şeyin böyle geldiğini ve böyle gideceğini, dünyanın değişmeyeceğini düşünen insanların sayısı hiç de az değil. Oysa insanlar balık değildir ve dünyayı, yaşamı değiştirme yeteneğine sahiptirler. Bu gerçek en çok da işçi sınıfı için geçerlidir. Ama dünyayı değiştirebileceğine en az inananlar da çoğu zaman işçilerdir.

Dünya işçi sınıfı, madeni, kömürü yerden sökerek; fabrikaları işleterek; inşaatlar yükselterek; trenleri, gemileri, uçakları bir yerden bir yere götürerek hayatın akmasını sağlar. Üreterek, zenginlik yaratarak dünyayı bambaşka bir yer haline getirir. Ama kendisi giderek yoksullaşır ve yaşamak için daha çok çalışmaya mahkûm olur. Bu durumu değiştirmek, daha iyi çalışma ve yaşam koşulları elde etmek için mücadele edilmesi gerektiğini söyleyenler olduğunda, örgütsüz işçiler şöyle tepki verirler: “Bu dünyayı sen mi değiştireceksin?”

İş arkadaşları, eşleri, aileleri var olan durumu kabul etmeyen, mücadele etmek, toplumu değiştirmek isteyen işçilere ısrarla bu sözleri tekrar ederler. İnsanlar hiç düşünmeden, doğruluğunu sorgulamadan bu fikirleri dillendirirler. Üstelik bu fikirleri kendi fikirleri zannederek! Çünkü topluma benimsetilen, işçilerin özümsediği düşünce budur. Peki, dünya durmadan değiştiği halde her şeyin böyle geldiği ve böyle gideceği düşüncesini kim üretir, kim yayar? İşçi sınıfını kimler bir balık sürüsü kadar hafızasız, unutkan hale getirir?

Kapitalist sömürü düzeni, patronların egemen ve efendi oldukları bir düzendir. Patronlar sömürü düzenlerini korumak için işçileri aldatmayı, bölüp parçalamayı, güçsüz düşürmeyi amaçlarlar. Bunun için gerçekleri çarpıtırlar. Patronların işçilere ekmek verdiğini iddia ederler. İşçilerin arasına nifak sokar, onları bölerler. İşçi sınıfının tarihte nasıl mücadeleler verdiğini, nasıl bir güce sahip olduğunu, nelere kadir olduğunu unutturmaya çalışırlar. Kendi çıkarlarını tüm toplumun çıkarıymış gibi gösterir, işçileri o çıkarlar doğrultusunda düşünüp davranmaya sevk ederler. Böylece zulüm ve sömürünün sonsuza kadar baki kalmasını sağlamaya çalışırlar. Oysa insanlığın büyük kesimlerini ücretli köle konumuna iten bir düzen yaşamayı değil yıkılmayı hak eder.

İşçi sınıfının dünyayı değiştirecek bir güçte olduğunu söyleyen bir işçi önderi, Marx, “her şey apaçık olsaydı bilime gerek kalmazdı” demiş ve işçi sınıfının bilimini inşa etmeye girişmiştir. Kapitalizmde işçilerin nasıl sömürüldüğünü ortaya koymuş, işçi sınıfının kapitalistlerin egemenliğini nasıl yıkabileceğini, sömürüsüz ve sınıfsız bir dünyayı nasıl kurabileceğini bilimsel olarak göstermiştir. Toplumların sürekli değiştiğini, en kalıcı sandığımız sistemlerin, mekanizmaların, geleneklerin bile gelip geçici olduğunu gözler önüne sermiştir. İşçi sınıfının yeni bir dünya kurmayı başarabilmesi için örgütlenmesi, kendi hafızasına, mücadele deneyimlerine sahip çıkması gerektiğini anlatmıştır. Tarih bilinci olan örgütlü işçi sınıfının, herkesin eşit, mutlu, özgür olduğu yepyeni bir dünya yaratabileceğini söylemiştir. 1871’de Paris’te, 1917’de ise Rusya’da işçilerin belirli bir süre boyunca iktidarı ele geçirebilmesi Marx’ı haklı çıkarmıştır.

Günlük hayatın akışı içerisinde tek tek insanlar, tek tek işçiler toplumsal dönüşümün farkına varamayabilirler. Ama değişim hep vardır. Bu değişimin iyi yönde olması için işçi sınıfının örgütlenmesi, bilinçlenmesi ve sömürü düzenini değiştirmesi zorunludur. Bu değişimi gerçekleştirecek tek sınıf, işçi sınıfıdır. Çünkü o, tüm zenginliği üreten ama bir yük hayvanı gibi çalıştırılan, sömürülen ve kapitalist düzenden çıkarı olmayan bir sınıftır. “Dünyayı sen mi değiştireceksin?” diyerek bizi aşağılayıp sömürenlere boyun eğmeyelim! Gücümüzün farkına varalım ve dünyayı değiştirmek için bir adım öne çıkalım!

27 Aralık 2016
...önceki
Cibali

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...
  • 24 Kasımda “kaza” denilen bir iş cinayeti gerçekleşti. Beylikdüzü Ambarlı Limanında bulunan ve uluslararası kargo taşımacılığı yapan bir işletmede, iş makinesi altında kalan Metin Delibaş adlı işçi, yaşamını yitirdi. Olay vardiya değişimi sırasında...
  • İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Uzun çalışma saatleri, esnek çalışma, iş kazaları ve iş cinayetleri hayatın birer parçası haline geldi. Zaten kuş kadar olan ücretlerimiz gerçek enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Ayın...