Buradasınız
Barış İçin Kadın Girişimi Taksim’de Barış Çağrısı Yaptı

Kadınlar Savaş İstemiyor!
Üç buçuk yıl önce oluşturulan “Barış İçin Kadın Girişimi” adına yapılan konuşmada şunlar söylendi: “Erkek egemenliğinin güçlü olduğu bu ülkede kadın cinayetleri, taciz ve tecavüz artıyor. Göçe zorlanarak yoksulluğa mahkûm ediliyoruz. En kötü, en güvencesiz, en geleceksiz işlere mahkûm oluyoruz… Bizler iktidarın ve savaştan çıkar sağlayanların bizleri inandırmak istediği gibi Kürt sorununun çözümsüz olmadığını biliyoruz… Bugün buradan ‘bu ülkede savaş var, kadınlar savaş istemiyor!’ demeye devam ediyoruz ve barıştan vazgeçmeyeceğiz. Barış ancak bütün kadınların barış için çıkaracakları seslerin birleşmesiyle mümkün. Barış mümkün ve zorunlu.” Barış İçin Kadın Girişimi adına yapılan açıklamada şu talepler dile getirildi:
- Operasyonların durdurulmasını, silahların susmasını istiyoruz.
- Barışçı çözüm için görüşmelerin hemen başlatılmasını istiyoruz.
- Savaşa ayrılan bütçenin kadınların mağdur olmasını önleyecek şeylere ayrılmasını istiyoruz.
- Anadil hakkının koşulsuz güvenceye alınmasını istiyoruz.
- Tutuklu bulunan tüm kadınların serbest bırakılmasını istiyoruz.
Barış noktasında toplanan birçok kadın söz alarak Türkçe ve Kürtçe dillerinde, Kürt halkına yönelen baskıların sona ermesi, silahların susturulması, barışın sağlanması taleplerini içeren duygulu konuşmalar yaptı. Blok milletvekili Sebahat Tuncel yaptığı konuşmada savaşın sona ermesi talebini dillendirdi. Tuncel, “Biz Türkiyeli kadınlar da Kürtler de savaş istemiyoruz. Sadece Kürdistan’da değil, Ortadoğu’da da savaş istemiyoruz, Afrika’da da savaş istemiyoruz. İşte barış anneleri burada. Onların barış taleplerini asla engelleyemeyecekler. Barış için bu kadar ısrar varsa AKP, CHP ve MHP de buna kulak vermelidir. Barış herkesin ihtiyacıdır” dedi. UİD-DER Kadın Komitesi adına yapılan konuşmada ise, UİD-DER’in, Türkiye egemenlerinin yıllardır acı çektirdiği Kürt halkının ve Kürt kadınlarının yanında olduğunun altı çizildi.
Barış için toplanan kadınlar hep bir ağızdan “Kadınlar Savaş İstemiyor”,”Barış İçin Israr Ediyoruz”, “Jin Jîyan Azadî”, “Yaşasın Kadın Dayanışması”, “Bijî Yekitîyê Jinan!” sloganlarını haykırdılar. Sanatçı katılımcılardan İlkay Akkaya, Rojin, Serap Yağız ve Yasemin Göksu şarkılar ve türküler söylerken, şair Gülsüm Cengiz de barış şiirleri okudu.
Polis Oturma Eylemine Engel Oldu
24.00’a kadar sürdürülmesi planlanan oturma eylemine saat 20.00’da müdahale edildi. Eylemcileri izleyen herkesi oradan uzaklaştırarak “işe başlayan” çevik kuvvet ekipleri, eylem alanını ablukaya aldı. Eylemci kadınların etrafının sarılması üzerine, eylem 20.15’de sona erdirildi. Eylemin sona ermesinin ardından alandan dağılmayan kadınlar sloganlarına ve şarkılarına bir süre daha devam ettiler.
Taksim’de 12 Eylül Mitingine Çağrı!
- Geçmişten Bugüne Uçurum İnsanları
- Doğru Tarafta, İşçi Sınıfının Safındayım
- Emekçi Kadınlar ve Barış
- Gene Takmışsın Kırmızı Şapkayı, Greve mi Gidiyorsun?”
- “Çöpçü” Demek Hakaret mi?
- Gençlere Örgütlü Mücadele Deneyimi Aktarmak…
- “Kurt Ağladı, Biz de İnandık”
- “Gerekirse Grev de Yap!”
- Sınıfımızın Yaşlılarının Payına Ölüm Düşüyor
- “Sınıfsal Bir Tarafı Var mı?”
- Ana-Baba-Oğul UİD-DER Saflarında Yürüyenlere Selam Olsun
- Bu Kalp Nasıl Atmaya Devam Edecek?
- Egemenlerin Değil, Sınıfımızın Gözüyle Bakalım!
- “Kendini de Beni de Yaktın Celal!”
- Uğruna Mücadele Ettiğimiz Bizimdir
- Grev Çocukları
- “Felsefe Yapma Birader!”
- Şeytanla Dost Olunmaz!
- Reklam Deyip Geçmeyelim!
- “60 Bin Maaşla Çoban Bulunmuyor.” Yersen!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...