Navigation

Buradasınız

Dünya İşçi Sınıfı 1 Mayıs’ta Alanlardaydı

Mayıs 2009, no:14

İşçi sınıfı tüm dünyada 1 Mayıs’ta alanlardaydı. 1 Mayıs sabahında işçiler, taşıdıkları pankart ve dövizleriyle alanlarda birleştiler. Hep bir ağızdan attıkları sloganlarla taleplerini haykırdılar. Kadını ve erkeğiyle tüm işçiler kol kola yürüyerek, kapitalist sistemin yarattığı krize, işten atmalara, açlık ve yoksulluğa, siyasal ve sendikal yasaklara, baskılara boyun eğmeyeceklerini haykırdılar. 1 Mayıs’ta bir kez daha görüldü ki, renkleri, dinleri, dilleri ve milliyetleri ne olursa olsun işçi sınıfı uluslararası bir sınıftır ve çıkarları ortaktır. Dünyanın değişik bölgelerinden işçileri aynı gün sokağa çıkartan ve kalplerinin heyecanla, ortak duygularla atmasına neden olan 1 Mayıs, egemenlerin yaratmaya çalıştığı düşmanlıkların ne denli temelsiz olduğunu da gözler önüne serdi.

Amerika’daki işçilerden Fransa’daki işçilere, İran’daki işçilerden Türkiye’deki işçilere kadar her ülkede işçi sınıfı, benzer özlemler dile getirdi: Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyayı kurmak! Eşit, özgür ve kardeşçe bir hayat sürmek! Haksız ve emperyalist savaşlara ve katliamlara son vererek, barış dolu bir dünyada yaşamak! Açlığı, yoksulluğu ve işsizliği yok ederek insanca yaşamak! Herkesin ücretsiz sağlık, eğitim, ulaşım ve konut hakkından yararlanmasını sağlamak… Kısacası dünyanın dört bir yanında işçiler ürettiklerinin karşılığını alarak, kardeşçe paylaşarak yaşamak istediklerini haykırdılar.

Yüz milyonlarca işsizin, 1 milyardan fazla açın, Irak’ta ve diğer savaşlarda ölen 1 milyondan fazla insanın sorumlusu ve suçlusu sermaye sınıfından başkası değildir. Dünyaya özgürlük ve demokrasi getireceğini söyleyen emperyalistlerin zalimliği ve zorbalığı ayan beyan ortadadır. Kapitalizm artık iyice çürümüştür ve toplumu da çürütmektedir. İşte 1 Mayıs’ta işçi kitleleri, emperyalist savaşlara ve kapitalist krizlere karşı alanlara çıkarak dur dediler. Dünyanın değişik yerlerinde ve değişik alanlarda, patronlara karşı biriken tepkilerini ve öfkelerini dile getirdiler.

Türkiye’de de on binlerce işçinin katılımıyla birçok kentte 1 Mayıs kutlamaları yapıldı. Sendikasız, sigortasız, düşük ücretle çalışmanın oldukça yaygın olduğu Türkiye gibi bir ülkede, 1 Mayıs’ta işçilerin alanlara çıkması büyük bir önem ve anlam taşıyordu. 1 Mayıslar işçilerin kendi sınıf güçlerine güvenmelerini sağlar ve onlara özgüven aşılar.

1 Mayıs meşalesini, fabrikalarımızda ve işyerlerimizde vereceğimiz mücadelelerle büyüteceğiz. Örgütlerimize sahip çıkarak mücadelemizi daha da güçlendirmeliyiz. Aynı sorunlarla boğuşan biz işçileri bölen patronlar sınıfının oyunlarını bozmak için örgütlenmeli ve mücadele vermeliyiz. İşten atmalara, ücretsiz izinlere, düşük ücretlere karşı birbirimizden aldığımız güçle, kararlı bir mücadele yürütmeliyiz. Birimize yapılmış saldırının hepimize yapılacağını unutmadan, sıranın bize gelmesini beklemeden, birlikte mücadele etmenin gönüllü neferleri olmalıyız.

1 Mayıs’ın bizlere verdiği en güçlü mesajlardan birisi işçi sınıfının uluslararası bir sınıf olduğudur, ama bir diğeri de örgütlü olduğumuzda, birlikte hareket ettiğimizde hiçbir gücün bizi bölemeyeceği ve yenemeyeceği gerçeğidir. Gelecek seneki 1 Mayıs’a şimdiden hazırlanmaya başlamalıyız. Haksız ve emperyalist savaşlara dur demek, kapitalist krizin faturasını sermaye sınıfına ödettirmek, işsizliğe, açlık ve yoksulluğa boyun eğmemek için örgütlenelim!

15 Mayıs 2009

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...
  • İşçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin safında yer almış sanatçılarından biri olan Rıfat Ilgaz, 1911’de, yoksul bir ailede, hırçın Karadeniz’in ve dik başlı Ilgaz dağlarının yanı başında doğdu. Yaşadığı döneme savaşlar, devrimler, ayaklanmalar ve...
  • Bir Amerikan hapishanesinde geçiyor Esaretin Bedeli filmi. Suçsuz olduğu halde müebbet hapse mahkûm edilmiş Andy’nin hapishaneden kaçış öyküsünü anlatıyor. Yıllarca dört duvar arasına hapsedilen insanların psikolojilerini, alışkanlıklarını,...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında 6 işçinin hayatını kaybettiği, 118 işçinin ise yaralandığı patlama sonrası patron örgütü MÜSİAD, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun’a kol kanat germekte gecikmedi. MÜSİAD Genel...
  • Bir tüccar tüm eşyalarını eşeğinin sırtına yüklemiş atının sırtına binmiş ve yeni pazarlar bulmak için şehre doğru yola koyulmuş. Ne at ne de eşek bir ay sürecek zorlu bir yolculuğa çıktıklarının farkındaymış. Başlangıçta bir zorluk görünmüyor, yol...
  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...

UİD-DER Aylık Bülteni