Navigation

Buradasınız

Eşit ve Parasız Eğitim Hakkı İçin UİD-DER’le 1 Mayıs’a!

Yarış atı misali, bir maratona hazırlanırcasına geçirdiğimiz üniversiteye hazırlık sürecinde, lise hocalarımız, üniversiteye geçince çok rahatlayacağımızı söylemişlerdi. Fakat bugün üniversite birinci sınıftayım ve aslında hiç de öyle olmadığını, aksine tüm zorlukların yeni başladığını görmeye başlıyorum. İkinci öğretimde okuduğumdan, bir yandan harç parası biriktirmeye çalışırken öte yandan da yurt aylığını çıkarmaya çalışıyorum. İstediğim bir kitabı gönül rahatlığıyla alabilmek, bir sinemaya gitmek, bir şehrin güzelliklerini görebilmek, birçok sosyal aktiviteye katılabilmek bizler için lüks haline geliyor. Öyle ki kurması bedava olan küçük hayallerimi bile ertelemek zorunda kalıyorum.

Enerjimizin ve coşkumuzun had safhada olduğu, faydalı şeyler öğrenerek kendimizi geliştirebileceğimiz, hayat temellerimizi özgüven ve güvenle atabileceğimiz yaşlardayken çalışarak okumak zorunda kalıyoruz. Devlet bizimle alay eder gibi verdiği bursla geçinmemizi bekliyor. Üniversite sıralarında maddi duruma bakılmaksızın hocaların almamızı şiddetle önerdiği(!) kitapları almaya çalışan, kapitalizmin yarattığı hayat pahalılığından dolayı geçinmeye çalışan işçi, emekçi çocukları için en verimli olabilecek yaşlar harç parası, yurt ücreti, kitap parası, beslenme parası, o parası bu parası diye diye heba oluyor. Üniversite bittiğinde ise geriye sadece 4 senenin nasıl geçtiğini anlayamayan, içi boş eğitim sisteminin ortaya çıkardığı “ilim ve bilim açısından yetersiz bireyler” kalıyor.

Peki, patron çocuklarının bu yaşları böyle mi geçiyor? Tabii ki hayır! Onların önüne serilen imkânlar daha doğmadan hazırdır. Daha küçük yaşlarda, rahat yatakları, zengin besinleri ve sayısız kıyafetleri vardır. Özel okullarda okur, istedikleri sosyal faaliyeti yaparlar. Patron çocuklarında hiç bir zaman üniversiteye yerleşebilme derdi olmaz, istedikleri üniversiteyi söylemeleri yeterlidir. Okullarına altlarında son model arabalarıyla gidip gelirler. İşçi çocuklarının ve gençlerinin kurduğu hayalleri satın alır patron çocukları. İşçi çocuklarının ve sermaye sahiplerinin çocuklarının arasındaki “ben buradayım” diye bağıran eşitsizlik gün be gün artıyor. Her zaman bu eşitsizliğe karşı mücadeleyi yükselten, işçi çocukları ve gençler için mücadele yolunu açan, işçi çocuklarının sırtındaki paralı eğitim yüküne karşı, eşit ve parasız eğitimi haykıran UİD-DER kortejinde, 1 Mayıstaki yerimi alacağım. Bütün genç işçilere ve işçi-öğrenci arkadaşlarıma da buradan sesleniyorum. El ele, kol kola, omuz omuza 1 Mayıs’ta UİD-DER kortejinde buluşalım!

25 Nisan 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kaz Dağlarında altın arayan Alamos Gold adlı Kanadalı şirket ve onun yerli ortağı Doğu Biga Madencilik, şu ana kadar 200 bin civarında ağacı kesmiş ve doğada büyük bir tahribata yol açmıştır. Bu şirketler, siyanürle altın arıyor ve yerin altını...
  • Bursa Orhangazi’de bulunan Cargill fabrikasında Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten çıkarılan işçilerin mücadelesi sürüyor. 10 Temmuzda görülen işe iade davasının karar duruşmasında, mahkeme 14 işçinin haksız yere işten atıldığına ve...
  • Haksızlıklar karşısında susmayanlar için söylenen bir söz vardır, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”  Bu topraklarda nice yazar, çizer, aydın, devrimci ve demokrat kişiler burjuvazinin ve faşist rejimlerin hedefi haline gelmiş, ama aydınlık...
  • Geçen gün bir internet sitesinde rastladığım haberde şöyle yazıyordu: “İşçi istifa etse de yıllık izin ücretini alabilecek!” Habere göre Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesiyle alakalı emsal nitelikte bir karar...
  • Merhaba arkadaşlar, bizler UİD-DER’in yetiştirdiği işçi, emekçi gençleriz. UİD-DER sitesinde emekçi kadınların ve sonrasında gençlerin yazdığı mektup bizlere de cesaret verdi. Bu nedenle Esenyurt’lu gençler olarak sizlerle kendi duygularımızı...
  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...
  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...