Navigation

Buradasınız

Gözümüzü Açalım Artık

Merhaba arkadaşlar. Bizler Gezer Deri’de çalışan bir grup deri işçisiyiz. Günde 12 saat 2 vardiya şeklinde çalışıyoruz. Fabrikada günlük ortalama 45.000 metrekare deri üretiyoruz. Patron ürettiğimiz bu derileri, hem Türkiye’de hem de yurtdışında birçok markaya satıyor. Çalıştığımız fabrika, Gezer ayakkabı ve terlik fabrikası ve Gezer deri fabrikası olarak iki ayrı yerde üretim yapıyor. Patron günlük 12 saatin 1,5 saatini fazla mesai olarak, geri kalan 10 saatini de normal çalışma olarak gösterip bizleri haftanın 5 günü çalıştırıyor. Geriye kalan cumartesi ve pazar günleri de zorunlu olarak fazla mesaiye çağrılıyoruz. Yani arkadaşlar, günün 12 saatini ve haftanın 7 gününü çalışmakla geçiriyoruz. Oysa biz işçilerin yasal çalışma saati günlük 8, haftalık ise 45 saattir.

12 saat çalıştığımız için ne ailemize, ne kendimize, ne de çoluğumuza çocuğumuza zaman ayırabiliyoruz. Ancak uykumuzdan feragat edip, gözlerimiz kanlanarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu kadar uzun saatler çalışmamıza karşın aldığımız ücret ise asgari ücrettir. Yani 12 saat çalıştığımız halde ayın sonunu getiremiyoruz. Vardiyalı çalıştığımız için diğer vardiya ile bir rekabet içerisine giriyoruz ve bu rekabetten dolayı hem işçiler bölünüyor hem de patronun istediği oluyor.

Arkadaşlar, bizler bu şekilde yani 12 saat ömrümüzün sonuna kadar çalışsak bile başımızı sokacak bir ev sahibi olamayız. İnsan gibi çalışmak için, adam gibi ücret alabilmek için, ailemize de zaman ayırabilmek için gözlerimizi biraz da kendimiz için açalım.

5 Kasım 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” Bu ifade, sabah akşam sermaye medyasında tekrarlanıyor. Uzman ve bilim insanı kılığında birileri sürekli bu ve benzeri lafları geveleyip duruyor. Koronavirüs ile birlikte dünyanın tümden değiştiğini; eski...
  • İspanya’nın Madrid ve Barcelona kentlerinde sağlık işçileri, 25 Mayısta hastane önlerine çıkarak çalışma koşullarının düzeltilmesi için eylem yaptılar. İşçiler koruyucu malzeme eksikliğini, hastanelerde yetersiz sayıda sağlık işçisinin...
  • Bizler, içinden geçtiğimiz dönemin artık gizlenemez ölçüdeki sıra dışı, olağanüstü karakterini işçi ve emekçileri uyarmak ve harekete geçirmek için vurgularken, egemenler korkuya sürüklemek, uyutmak için dile getiriyor! “Sıra dışı bir zaman” çünkü...
  • Çalıştığım fabrikada iki kadın arkadaş koyu bir sohbete dalmışlardı. Üzerine konuştukları konu ise şuydu; maskeler ücretli mi yoksa ücretsiz mi dağıtılmalı? Bunun üzerine hararetli bir tartışma yapılıyordu. Yanımda olan bir kadın arkadaş sohbete...
  • İşçi sınıfı tarih denen sahneye defalarca fırlamış ve sömürü düzenini yıkmak için destansı mücadeleler vermiştir. Yine verecektir. İnsanlık büyük bir değişimin eşiğinde durmaktadır. Doğrudur, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! İnsanlık kapitalist...
  • Koronavirüs bahanesiyle hız kazanan hak gaspları ve saldırılar tüm dünyada işçilerin hayatını derinden etkilemeye devam ediyor. Daha şimdiden milyonlarca işçi koronavirüs bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı, işten atıldı. Sözde koronavirüse karşı...
  • Koronavirüs yaygarasının giderek daha çok koparıldığı Latin Amerika ülkelerinde emekçilerin öfkesi de büyüyor. Karantina günlerinin uzatıldığı, emekçilerin işsiz kaldığı, açlığın arttığı ülkelerde yaratılan korku atmosferine rağmen işçiler mücadele...
  • Her çağda, her dönemde sömürüye ve zulme karşı mücadele verenler var olmuştur ve olacaktır. Tarihsel hafızada birikip bugünlere, bizlere kadar ulaşmış olan çok büyük deneyimler mevcut. Egemenler her ne kadar toplumda bir korku yaratsalar da korkuya...
  • Dünya işçi sınıfı mücadelesinin en şanlı günü olan 1 Mayıs geride kaldı. Biz işçilere yaşatmamaya çalıştılar gerçi bu şanlı günü, kapitalist sistemin efendileri insanları evlerine hapsederek tekrardan hatırlamayalım istediler mücadele azmimizi,...
  • Kapitalistler koronavirüs bahanesiyle baskıları arttırmaya devam ediyorlar. En son 1 Mayıs’ta sorunlarımızı meydanlarda haykırmamıza engel oldular. Gelecek kaygımız git gide büyüyor ve düzgün bir eğitim alamıyoruz. Krizi virüs örtüsü altına...
  • İşçi sınıfının geçmişinde hep mücadeleler olmuştur. Egemenlerin saldırıları da olmuştur. 1977 1 Mayıs’ı da buna örnektir. 1 Mayıs 1977’de Taksim’de 34 işçi katledildi. Katiller egemenler tarafında cezalandırılmadı. Her ne kadar unutturmaya...
  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...