Buradasınız
İş Cinayetinde Katledilen Ahmet Yıldız’ın Davası Sürüyor

Geçtiğimiz Mart ayında 13 yaşındaki Ahmet Yıldız, Adana’da bir plastik fabrikasında gerçekleşen iş cinayetinde yaşamını yitirmişti. Ahmet Yıldız’ın ölümü ile ilgili davanın ikinci duruşması 23 Mayısta Adana Adliyesi’nde görüldü. Dava öncesi Türk-İş, KESK, Adana Osmaniye Tabip Odası, TMMOB, Adana HDK, İHD ve siyasi partiler adliye önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
SES Adana Şube Başkanı Muzaffer Yüksel tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında şu sözlere yer verildi: “Normalde okulda olması gereken veya oynaması gereken yaşta olan Ahmet Yıldız’ın pres makinesine sıkışarak ölmesi bunun bir iş kazası değil bir cinayet olduğunun açık göstergesidir. İş kazasında hayatını kaybeden 13 yaşındaki Ahmet Yıldız için bilirkişi raporu da hazırlandı. Raporda işverenin hiçbir tedbir almadığı ve %100 kusurlu olduğu belirtildi.”
İşçi cinayetlerine ve çocuk işçiliğine karşı sloganların atıldığı eylemde, Yüksel şöyle devam etti: “Bu olan bitenler AKP’nin yasalarla açtığı yolda daha rahat ilerleyen, her türlü önlem ve denetleme yapılmayan vahşi kapitalizm ve sermeyenin kâr hırsının bir sonucudur. Bu ölümler asla kaza veya kader değil, sermaye ve AKP’nin örgütlü bir biçimde işlediği cinayetlerdir.”
Açıklamanın ardından izlenen duruşmada mahkeme başkanı, olayla ilgili bilirkişi raporunu okudu. Raporda şu bilgiler yer aldı: “Makinenin gerekli çitinin bulunmadığı, üzerinde veya yakında kullanma talimatının yer almadığı, tehlike işareti veya uyarıcı levhaların olmadığı, makinenin bakımsız ve yıpranmış, ön kısmında kapak altında yer alan emniyet kilidi; swiç üzerinde gerekli koruma ve muhafazanın konulmadığı, makinenin çalıştırılması esnasında ön kapağının açıldığı, emniyet kilidi swiç kapandığı halde çalıştığı tespit edildi. Oysa kapak açıldığında makinenin otomatik olarak devre dışı kalması gerekirdi. Ancak makinenin çalıştığı görüldü. Enjeksiyon makinesinin bu şartlarda çalıştırılmasının teknik olarak sakıncalı ve tehlike arz ettiği kanaatindeyim.”
Raporun okunmasının ardından mahkeme, işverenin kusurlu olduğuna ve tutukluluk halinin devam etmesi gerektiğine karar verirken, baba Mustafa Yıldız kendisine verilen kan parasından dolayı şikâyetçi olmadığını belirtti.
AMCOR İstanbul’da Grev Kararı Asıldı
DHL Direnişine Saldırı
- Toplu Konut Değil, Toplu Mezar!
- Örgütlenmeye İhtiyacımız Var
- Kâr Hırsı Doğayı ve İşçileri Katlediyor
- Gençlerimiz Ölmeye Devam Ediyor
- Kocaeli’de “MESEM’e ve Çocuk İşçiliğine Son”Eylemi
- Sağlıksız ve Kötü Çalışma Koşullarına Karşı Birleşelim
- Mesleki Eğitim mi Kâr Hırsı mı?
- Hayatımızı Değiştirecek Parolayı Unutmayalım!
- Gizli Açlık Tehlikesi Büyüyor
- Biz Mücadele Edersek Her Şey Düzelir!
- Hasköy Sanayi Sitesinden Sonra Şimdi Sıra Kimde?
- Ya Beni İşten Atarlarsa?
- İSG-SEN Ankara’da Siyah Baret Eylemi Yaptı
- Patronların Prestiji Yangın Riskinden Daha Önemli
- “El Cerrahisi 7/24 Yanınızda”
- Yangından Haberimiz Bile Olmadı!
- TMO Silosundan Fabrikalara Patlamalar ve Yangınlar Ne Anlatıyor?
- Aşırı Sıcaklar İşçi Sağlığı ve Güvenliğini Tehdit Ediyor
- Teknoloji Çağındayız Ama İşçiler Çalışırken Ölüyor!
- Örgütsüzlüğümüzün Bedeli: Artan İş Cinayetleri
Son Eklenenler
- Sevgili işçi kardeşlerim, Sermaye sınıfı, burjuvazi, sağıyla soluyla, iktidarıyla muhalefetiyle bir bütündür ve yoksul halka, işçi sınıfına düşmandır. Ancak bu utanmaz sınıf ve politikacıları, bizleri kandırmak için yapmadıklarını bırakmazlar....
- Türk Tabipleri Birliği (TTB), 25 Şubatta “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün, Başka Bir Hekimlik Ortamı Mümkün!” diyerek İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlattı. İstanbul Kadıköy’de bir basın açıklaması yaparak yürüyüşlerini başlatan hekimler,...
- İstanbul Beşiktaş Belediyesi ve Seyhan Belediyesi işçileri ücret gaspına karşı 24 Şubatta geciken ödemelerinin yapılması talebiyle iş bıraktı.
- Bugün ilaç yazdırmak için aile hekimime gittim. Ama onu hiç bu kadar üzgün görmemiştim. Normalde güler yüzlü, hastalarına iyi davranan, insani ilişkileri güçlü biriydi. Üzüntüsünün sebebini sorduğumda iç çekerek anlatmaya başladı: “Gerçekten çok...
- Patronlar sınıfının biz işçilere topyekûn savaş açtıkları çok açık şekilde ortadadır. Her fırsatta mikrofonu kapan patronlar ve siyasetçiler büyümekten, gelişmekten, enflasyonun kısa sürede sona ereceğinden bahsediyor. Ancak gerçekler bunun tam...
- İşçi eylemlerinde, grev ve direnişlerde çokça atılan bir slogan vardır: Hak Verilmez Alınır! Bu yalnızca bir slogan değil, işçi sınıfının mücadele tarihinin bir özeti gibidir. Geçmişten bugüne sendikal ve siyasal hakların mücadeleyle kazanıldığını,...
- UİD-DER, 6 ay boyunca haklarını almak için mücadele eden ve sonunda patrona geri adım attıran Polonez işçileri ile birlikte 23 Şubatta etkinlik düzenledi. Çatalca Belediyesi Nazım Özbay Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “Polonez İşçileri Diyor ki:...
- Hepsiburada’nın taşımacılık şirketi olan HepsiJET’in İstanbul Esenyurt’ta bulunan deposunda çalışan 4 kadın işçi 17 Şubatta depo önünde direnişe başladı. DİSK/Lastik-İş Sendikası, örgütlenme faaliyeti yürüttüğü İstanbul Esenyurt’ta bulunan Huhtamaki...
- İstanbul’da çeşitli sendikalar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in 17 Şubatta “çalışma hürriyetinin ihlali” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamasıyla tutuklanmasını ve Antep’te çeşitli fabrikalardan...
- Dünyanın en yüksek sendikalılık oranına sahip ülkelerinden biri olan Finlandiya’da birçok sektörde sendikalar ve işverenler arasındaki toplu sözleşme süreci devam ediyor. Ücret artışları, çalışma saatlerinin düzenlenmesi, sözleşme süreleri gibi...
- Güven kelimesi aslında ne kadar derin bir anlama sahiptir. Güven, bireyler arasındaki ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir olmasını sağlayan temel bir unsurdur. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde, güven duygusu yaşamın vazgeçilmezidir....
- Mücadele örgütümüzün yayın organı İşçi Dayanışması’nın 201. sayısının arka kapağında yer alan “Suriyeliler Geri Dönecek mi?” yazısını ben de okudum. Yazıda, “Almanya’ya giden insanların ne kadarı kalıcı olarak Türkiye’ye geri döndü?” diye bir soru...
- Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında aralarında otel çalışanlarının ve çok sayıda çocuğun da olduğu, 78 kişi hayatını kaybetti. Sömestr tatili olduğu için ailelerin çocuklarıyla birlikte gittiği otelde toplu bir katliam yaşandı. Akabinde ortaya...