Navigation

Buradasınız

Kapitalizm Canımıza Kıyıyor!

Eylül 2009, No: 18

İşçi kardeşler!

İstanbul ve Tekirdağ’da meydana gelen sel nedeniyle 30’un üzerinde insan yaşamını kaybetti. Ömrünün baharında olan gencecik yedi kadın işçi kardeşimiz, Pameks Tekstil patronu tarafından bindirildikleri “mal” taşıma aracında boğularak can verdi. Kendisi ıslanmak istemeyen patronun arabasını kurtarmaya gönderilen iki işçi kardeşimiz sulara kapıldı. İşe gitmek için yolda olan işçilerin imdat çığlıkları sel sularında boğuldu. İkitelli tır garajında, çocuklarına ekmek götürmek için neredeyse tüm yaşamlarını yollarda geçiren tır şoförü emekçi kardeşlerimiz sele kapılarak boğuldular ve onlarca insan ise canını zor kurtardı. Peki sorumlu kim?

Sınıf kardeşlerimizin canına kıydılar. Buna “doğal afet”, “doğal felâket” diyorlar. Doğru, yaşanan tam bir “felâket”tir, ama “doğal” değildir! Kardeşlerimizin ölmesine, emekçi mahallelerinin su baskınlarıyla tarumar olmasına neden olan yağan yağmur değildir. Esas sorumlu, gerekli önlemleri almayan, yağan yağmuru bir “felakete” dönüştüren bu kokuşmuş düzendir, düzenin yetkilileridir. Günler öncesinden yapılan uyarılara ve bir gün öncesinde Silivri ve Çatalca’da yaşanan sele rağmen Halkalı-İkitelli bölgesinde hemen hiçbir önlem alınmamıştır.

Düzenin bekçileri, yaşananlara “doğal afet” diyerek sorumluluktan kaçmaya çalışıyorlar. Başbakan Erdoğan, pervasızca çıkıp “derenin intikamı ağır olur” diyebiliyor; belediye başkanı, dere kenarlarında evleri olan emekçileri suçluyor, Vali “suç”u çok yağan yağmura yıkıyor. Düzenin sözcüleri tam bir utanmazlık ve pişkinlik örneği sergiliyorlar. Söyledikleri gibi, Ayamama deresinin etrafına ev kuranlar emekçiler değildir. Dere kenarında emekçi yerleşimi son derece azdır. O bölgede yaşayan ve o bölgede çalışan tüm işçi kardeşlerimiz, Ayamama deresinin neredeyse üzerine inşa edilmiş yapıların, büyük iş merkezleri, gazete binaları, tekstil fabrikaları, oteller vb. olduğunu bilirler. Üstelik Ayamama deresinin kenarını imara açan bizzat eski belediye başkanı, şimdinin Başbakanı Erdoğan’dır. Şimdinin AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı da aynı yoldan gitmiş ve dere kenarında devasa binalar yükselmeye devam etmiştir. Kendi adamlarına rant sağlamak amacıyla derenin girişine tır garajı yapılması için izin vermekten geri durmamışlardır. Şimdi kalkıp “derenin intikamı ağır olur” diyorlar. Evet, derenin intikamı ağır olmuştur. Dere yatağı patronlar tarafından talan edilip neredeyse ortadan kaldırılmış ve yağan yağmur intikamını almıştır. Ama ölenler patronlar değil, emekçilerdir. Şimdi sormak gerekmez mi, “doğal afet” bunun neresinde? Yağan yağmurun akış yolunu keserek onu bir “felâkete” dönüştüren patronlar sınıfı ve onların sözcüleri değil mi?

Tüm bunlar söz konusu değilmiş gibi, bir taraftan evlerini ve canlarını sel sularında kaybeden emekçiler sorumlu tutulurken, öte taraftan da düzenin foyasını örtmek ve dikkatleri başka noktalara çekmek için medya “yağmacılık yapılıyor” diye manşetler attı. Tüm toplumsal zenginliği işçi sınıfı üretirken, ona el koyan ve emekçileri sefalete mahkûm eden patronlar “yağmacı” arıyorlarsa aynaya baksınlar. 

Kardeşler!

İşsizliğin, açlığın, yoksulluğun, savaşların ve ölümlerin sorumlusu bizleri iliklerimize kadar sömüren kapitalist düzendir. Patronların dini imanı kârdır. Daha fazla kâr elde edebilmek için dere kenarlarını yağmalamaktan, işçileri “mal” gibi taşımaktan geri durmazlar. Daha fazla kâr elde etmek için en temel önlemleri almayarak tersanelerde, maden ocaklarında ve fabrikalarda yaşanan iş kazalarına ve ölümlere neden olan patronların düzenidir. Kârları için doğaya müdahale edip dere yatağını değiştiren ve yağan yağmuru emekçiler için bir “felâkete” dönüştüren kapitalist sömürü düzenidir. Ve kardeşler, tüm bunlar oluyorsa, bilelim ki, bunların nedeni bizlerin örgütsüz olmasıdır. Eğer işçi sınıfı örgütlenip mücadele bayrağını yükseltseydi bu “felâketler” başımıza gelmezdi. O halde yapmamız gereken, örgütlenme yolunda yürümektir kardeşler! O yol bizi kurtuluşa götürecektir!

15 Eylül 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • On binlerce işçiyi doğrudan ve yüz binlerce işçiyi ise dolaylı olarak ilgilendiren metal sektöründeki toplu sözleşme süreci, MESS’in üç yıllık sözleşme ve yüzde 6 oranında zam dayatması üzerine tıkanmış durumda. Metal patronları, MESS üzerinden...
  • Endüstriyel kauçuk hortum üreten İsveç merkezli Trelleborg’da işçilerin grevi sürüyor. Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesinin örgütlü olduğu Trelleborg’a ait iki fabrikada 10 Aralıkta başlayan grev dayanışmayla güçlenirken, işçiler hakları için...
  • Finlandiya, posta ve ulaşım işçilerinin ardından bu kez sanayi işçilerinin ve onlarla dayanışma içinde olan farklı sektörlerden işçilerin 9-11 Aralıktaki 3 günlük greviyle sarsıldı! 9 Aralıkta cam, petrokimya, teknoloji, metal, orman ve maden...
  • Fransa’da Macron hükümetinin emeklilik reformu adı altında hayata geçirmek istediği saldırı paketine karşı 5 Aralıkta başlayan genel grev devam ediyor. Hükümet reform adı altında emeklilik hakkını gasp etmeye çalışıyor. Yüz binlerce işçi üretimden...
  • Metal patronları sendikası MESS ile Birleşik Metal-İş ve Türk Metal sendikaları arasında 150 bin metal işçisini ilgilendiren Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri 4 Aralıkta uyuşmazlıkla sonuçlandı, arabulucu aşamasına geçildi. MESS, işçilere hem...
  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi ile Trelleborg arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Yaklaşık 6 ay süren görüşmelerin 9 Aralıkta yapılan son oturumundan da sonuç çıkmaması üzerine Trelleborg’un Gebze’deki 2...
  • Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberde bir kanser hastasının ilacını temin etmediği için SGK’ya dava açtığını ve kazandığını gördüm. Kanser hastası İlhan Okçu’nun kullandığı Keytruda adlı ilacın bir dozu 23 bin liraymış, bu ilacı alabilmek için...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...