Navigation

Buradasınız

Kıraç Fabrikalar Bölgesinde İşçi Olmak

Ocak 2011, No: 34

Kıraç bölgesi, İstanbul’un Avrupa yakasında Küçük Çekmece gölü ile Büyük Çekmece baraj göllerinin arasında, kuzeyinden TEM yolu, güneyinden ise E-5 Karayolu geçen dev bir sanayi havzasının tam ortasında yer alan birkaç işçi mahallesinden oluşmakta. Bu bölgede irili ufaklı çok sayıda fabrika var. Halen inşaatı süren fabrikalar da mevcut. Fabrikalar bölgesinin hemen yanında işçi mahalleleri uzanıyor; bazı kısımlarda fabrikalarla işçi mahalleleri iç içe geçmiş durumda.

Birçok sektör ve fabrikada asgari ücret uygulanıyor. Çalışma süreleri ortalama 12 saat. Sigortasız ve iş güvencesiz çalıştırılan işçilerin yanı sıra, çok sayıda çocuk işçi de çalıştırılıyor. Bu fabrikaların hemen yanı başında ise bir işçi mahallesi var. Esenyurt ilçesine bağlı Akçaburgaz mahallesinde yoğun olarak Kürt emekçiler ve Samsun’-dan göç etmiş işçiler yaşıyor. Bu bölgedeki fabrikalara en yakın işçi mahallesinin dört bir tarafı da fabrikalarla çevrili.

Bölgedeki fabrikalar metal, matbaa, deri, tekstil, ayakkabı ve gıda başta olmak üzere çeşitli sektörlerde üretim yapıyor. Genel olarak 2 veya 3 vardiya çalışılıyor. Bölgede sendikalı işyeri yok denecek kadar az.  Metal sektöründe üretim yapan Gimsan fabrikasında Birleşik Metal-İş sendikası; ambalaj sektöründe faaliyet gösteren Huhtamaki fabrikasında ise Lastik-İş sendikası örgütlü.

Bölgedeki fabrikalarda on binlerce işçi çalışıyor. Çalışma koşulları ağır ve sağlıksız. Gündüzleri fabrikaların dizildiği caddeler genelde sakin. Fabrikalar arasında iş arayan işsizler dolaşıyor. Fabrikaların etrafında büfeler bulunuyor. İşçiler genelde bu büfelerde sabahları ayaküstü kahvaltı ediyor, öğlenleri yemek yiyor. İş çıkışında pek çok işçi, evlerinin bulunduğu mahallelere toplu halde yürüyerek gidiyor. Fabrikaların arasında 2 tane de endüstri meslek lisesi mevcut. Bölgeyi incelerken, Metanorm PVC fabrikasında çalışan üç genç işçiyle ayaküstü sohbet ediyoruz. Eren ve Halil, amca çocukları. Diğerinin adı Emre. Eren 16, Halil ve Emre 17 yaşında. Bir yıldır Meta-norm’da çalışıyorlar. Okula gidemediklerini, çünkü çalışmak zorunda olduklarını anlattılar. Onlara derneğimizi ve İşçi Dayanışması bültenini tanıttık. “Mektup yazsak çıkar mı?” diye sordular.

Biz dolaşmaya devam ederken 2 genç işçiyle daha tanıştık. Tayfun 17, Bekir 22 yaşlarında. İkisi de Tiger Terlik’te çalışıyor. Bekir 1 ay içerisinde 3-4 defa iş değiştirmiş. Sürekli işyeri değiştirme genç işçilerde çok yaygın. Daha iyi çalışma koşulları veya daha insaflı patron arıyorlar. Hatta bu hayattan kendilerini kurtaracak bir fırsat!   Bekir 13-14 yaşından beri çalışıyor. Çalıştığı işyerlerindeki sigortasız ve ağır çalışma koşullarından söz etti. Tiyatroculuk yapıp bu hayattan kurtulmak istiyor. Müjdat Gezen Tiyatrosu’nun kapısını aşındırmış uzun süre. Söylediğine göre seçmelerde 3. olmuş ama ailesi kursa gitmesine müsaade etmemiş. Şimdi Ardahanlılar Derneği’nde kursa başlayacak. Anlaşılan o ki, “işçilikten kurtulma” hayali son bulmamış. İşçi Dayanışması bültenimize bakarlarken özellikle Gezer Deri ve Azim Çorap işçilerinden gelen mektuplar dikkatlerini çekiyor, çünkü bu fabrikalar Kıraç bölgesinde.

Bölge Çalışma Müdürlüğü’nden veya SGK’dan müfettişler Kıraç’ta işyerlerini dolaşacak olursa sigortasız çalıştırılanlar ve çocuk işçiler derhal saklanıyor patronların emriyle. Üstelik patronlar çevre fabrikaları derhal haberdar ediyorlar. Bölgedeki fabrika patronları örgütlü davranıyor.

Kıraç İstanbul’un merkezine uzak, nispeten yeni bir yerleşim bölgesi. Dolayısıyla bölgede yaşayan işçilerin büyük çoğunluğu göç ederek gelmiş birinci kuşak işçi. İşçiler henüz sınıflarının örgütlenme ve mücadele kültürü ile tanışmamış durumdalar. Büyük fabrikalarda ağır çalışma koşulları ve muazzam bir sömürü altında yaşıyorlar. İşsizlik kırbacı ile terbiye edilmiş, işten çıkarma tehdidi ile korkutulabilen, örgütsüzlük yüzünden özgüvenlerini henüz kazanamamış durumda buradaki sınıf kardeşlerimiz. Kendi haklarının farkında bile olmadan yaşamlarını sürdürüyor buradaki işçiler. Patronlar işçilerin örgütsüzlük-çaresizlik koşullarını sonuna kadar istismar ediyor. Tazminatsız işten atma, işçiye asgari ücreti bile gecikmeli ödeme bölge patronlarının arsız uygulamaları arasında.

Kıraç’ta muazzam bir sömürü ve yoksulluk var. Ama Kıraç işçilerinin kaderini değiştirecek olan Kıraç işçilerinin mücadelesidir. Eksik olan tek şey işçilerin örgütlülüğüdür.

15 Ocak 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...