Navigation

Buradasınız

İşyeri Adı veya Patron Değişiyorsa, Bizim Haklarımız Ne Olacak?

Ocak 2011, No: 34

İşyerlerinde yıllarca üç kuruş maaşa, ağır ve kötü iş koşullarında çalıştırılıyoruz. Buna rağmen patronlar kendi çıkarları doğrultusunda sürekli cambazlık yapmaktan da geri durmuyorlar. Çalıştığımız işyerinin kâğıt üzerinde sürekli adı değişiyor veya gün geliyor patron fabrikayı temelli satıyor, işyerinin sahibi değişiyor. Ya da bir fabrikada bulunan taşeron şirket sürekli olarak çeşitli isimler altında işçilere iş sözleşmeleri imzalatıyor. Patronlar bu değişiklikleri kendi çıkarları için yapıyor, biz işçilerin haklarını gasp ediyorlar. Örneğin, işçiler sendika üyesi olmasın, iş kanunundaki kimi haklardan yararlanmasın, tazminat hakkı kazanmasın diye yapılıyor bu değişiklikler. Her durumda hakları yenen, alacaklarını bir türlü alamayan, iş mahkemelerinde zor durumlara düşen bizler oluyoruz. Eğer şirket adı değişiyor veya patron değişiyorsa ve haklarımız ödenmiyorsa işçi arkadaşlarımızla birlikte haklarımızı aramasını ve almasını bilmeliyiz.

1) Patron aynı kalıyor ve çalıştığımız şirketin adı değişiyorsa (örneğin “Öz İpek” iken, “Sağlam İpek” olduysa) ne yapmalıyız? Bu değişikliği nasıl anlayabiliriz ve ne yapabiliriz? Her ay bordromuzu almalı ve bir önceki aydan farklı olarak değişiklik olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Örneğin şirket ismi ya da işyeri numarasını mutlaka kontrol etmeliyiz.

2) Şirket ve patron değişiyorsa ne yapmalıyız? Şirket başkasına devredildiyse her hakkımızın da devredildiğine dair “devir sözleşmesi” istemeliyiz. İşten çıkarıldığımızda eski şirketteki ihbar, kıdem tazminatımızı ve her türlü alacağımızı almalıyız. Ben sorumlu değilim diyen yeni patrona da mutlaka dava açmalı ve hakkımızı yedirmemeliyiz.

Peki, böyle bir durumla karşılaşmamak için nasıl davranmamız gerekiyor? Karşılaşırsak ne yapmamız gerekiyor?

  • İş sözleşmesine göre, işyerinin devrinde patron değişebilir ve onun yerini yeni patron alabilir. Bu durumda yeni patron işçilerin tüm hak ve borçlarını üstlenmiş olur. Yeni patron işçileri işten çıkaramaz.
  • 4857 Sayılı İş Kanunun 6. maddesinde belirtildiği gibi işyerinin tamamının veya bir bölümünün devrinde işçilerin alacaklarından eski ve yeni patron birlikte sorumludur. Eski patronun sorumluğu yasada 2 yıllık süreyle sınırlandırılmıştır.
  • İşyerinin ismi değiştiğinde veya aynı isimde başkasına satıldığında (yani patron değiştiğinde) işçilerin bütün haklarını ödeme sorumluluğu hem eski hem de yeni patrondadır.
  • İşyerinin devri nedeniyle işçilerin ücret, yıllık izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi hakları eski patronun sorumluluğundan yeni patrona devredilir. Yeni patron işçilerin bütün haklarını devraldığını yazılı olarak taahhüt etmelidir.
  • Şirket ismi veya patron değiştikten sonra, herhangi bir nedenle işçi istifa ederse ya da patron işçiyi işten çıkarsa bile, işçiye eski şirkette kazandığı kıdem tazminatını ödemek zorundadır.
  • Söz konusu olan işyerinin isminin ya da patronun değişmesi değil bizim o işyerinde çalıştığımız sürenin ve yaptığımız işin süreklilik arz etmesidir. Kıdem tazminatı hesaplamasında bu süre dikkate alınır. Açılan davalarda bu durum göz önünde bulundurulur. Ancak işyerindeki iş arkadaşlarımızın bize ve bizim de onlara şahit olmamız gerekir.
  • Patronların, bizlerin haklarına el koyarak kârlarına kâr katma çabaları hiçbir zaman sona ermeyecektir. İşyerinin devri ve satışı gibi durumlarda tüm işçiler bu değişiklikten etkilenecektir. Bu nedenle haklarımızı öğrenmeli, işçi arkadaşlarımızla birlikte hareket etmeli ve hakkımız olanı patronlara yedirmemeliyiz. Bu konuda sorun yaşayan her işçi kardeşimiz derneğimiz UİD-DER’e başvurarak yardım alabilir.
15 Ocak 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...
  • İşte, okulda, toplu taşımada, mahallede, markette, meydanlarda, sokaklarda… Yaşamın her alanında Covid-19 ile ilgili önlem alınması gerektiği medya üzerinden zihinlerimize enjekte ediliyor. Sık sık ellerini yıka, kolonya kullan, maske kullan, sağa-...
  • Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Genç İstihdamında Küresel Trendler 2020” adlı bir rapor yayımladı. Rapora göre ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Bu şekilde sınıflandırılan gençlerin...
  • Koronavirüs fabrikayı ikiye böldü. Yakalanan ve yakalanmayanlar şeklinde değil elbette. Salgında “korunması öncelikli olanlar” ile “canı patlıcan sayılanlar” şeklinde. Hemen her sabah vardiyasında işçilerin başına çöreklenen patron, müdür ve...
  • Şu günlerde işyerlerimizde ve evlerimizde konuşulan tek bir konu var: Covid-19. Bu hastalık günlük yaşamımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Bizim işyerinde de sürekli bu konu konuşuluyor. “Elimizi yıkayalım, kolonya sıkalım, kapının kolunu...
  • Dünya son günlerde koronavirüse karşı adeta “savaş” açtı. Medya aracılığıyla seferberlik ilan edildi. Sokağa çıkma yasaklarından, sınırların kapanmasına ve ticaretin durdurulmasına kadar birçok önlemden bahsediliyor. Çeşitli ülkeler ve aldıkları...
  • Koronavirüs salgını tüm gündemi belirliyor. Bu koşullarda bizler de bir grup genç işçi ve öğrenci olarak bir araya geldik ve bu konuyu kendi aramızda tartıştık.
  • 2018 ve 2019 boyunca pek çok ülkede işçiler, emekçiler sokaklara döküldüler. Çünkü işsizliğe, yoksulluğa, zamlara, pahalılığa çok öfkeliydiler. Elbette yoksul halkın iliğini kemiğini kurutan egemenlerin yolsuzluklarına da. “Yolsuzluk” yetkiyi kötüye...
  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir genelgeyle İçişleri Bakanlığının koronavirüs önlemlerinin geçerli olduğu süre boyunca toplu iş sözleşmelerini durdurduğunu açıkladı. Bakanlık, salgın nedeniyle toplu...
  • Sizlerin de bildiği gibi “hayat eve sığar” sözü, devlet yetkilileri tarafından bir kampanya spotu olarak kullanılmasıyla birlikte gerek sosyal medyada gerekse de başka biçimlerde insanların döne döne kullandığı bir argüman haline geldi. Bugünlerde...
  • Ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaşadığımız sorunları ve gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz ki son dönemlerde tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs hastalığı konuşuluyor her yerde, insanlar...
  • Koronavirüs çıktığından bu yana okullarımız tatil edildi. Bu nedenle evde zaman geçiriyorum. Okula gidemediğimizden dolayı uzaktan eğitim alıyoruz. Tabii ki bu eğitim yetersiz, okula göre daha verimsiz oluyor. Okul arkadaşlarımın birçoğunun kafası...
  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....