Navigation

Buradasınız

Onlara 98, Bize 2!

Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını duyuyoruz. “İnsanlar yemek yerine taş mı kaynatacak?” diye düşündüğümüz bu dönem, bir kez daha bu sistemin bize düşman olduğu gerçeğini yüzümüze çarpıyor.

Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını duyuyoruz. “İnsanlar yemek yerine taş mı kaynatacak?” diye düşündüğümüz bu dönem, bir kez daha bu sistemin bize düşman olduğu gerçeğini yüzümüze çarpıyor.

Hizmet sektöründe, sanayi sektöründe pek çok şirket batışa geçmiş durumda. Bizim payımıza da elbette işsizlik ve açlık düşüyor. Geçtiğimiz günlerde “Ekonomik İstikrar Kalkanı” adı altında açıklanan pakette bazı maddeler yer aldı. Hükümetin açıkladığı destek paketindeki maddeleri okuduğumuzda anlıyoruz ki destek bize değil alenen patronlara. Turizm, demir-çelik, gıda, otomotiv, tekstil gibi alanlarda faaliyet yürüten sermaye gruplarına yardım yapılacağı açıklandı. 100 milyar gibi bir bütçenin ayrılacağı bu pakette 98 milyar işverenleri kurtarmak amacıyla sermaye kesimine ayrılırken halka sadaka verir gibi 2 milyar lira ayrılmış durumda. İşverenlerin vergi borçlarının altı aya kadar erteleneceği yazarken emekçiler için de dalga geçer gibi şunları eklemeyi unutmamışlar: İstanbul ve Ankara da 65 yaş üstüne kolonya, maske yardımı yapılacak, 76 yaş üstü kişilerin eğer isterlerse bankalar tarafından maaşları evlerine getirilecek, 80 yaş üstü ve tek başına yaşayan kişilere ise devlet tarafından maddi yardım yapılacak. Hükümetin açıkladığı destek paketi ile bizim payımıza yine bir şey düşmediğini anlıyoruz aslında. Bu ekonomi paketiyle birlikte bizleri neyin beklediğini ve aslında onların hayata geçirmek istediği şeyleri de açıkça belirtmişler. Örneğin esnek ve uzaktan çalışma programları…

Açıklanan bu paketteki maddelerden bir kez daha gördük ki devlet yoksulları ve emekçileri düşünmez, düşündüğü tek şey sermaye sınıfının çıkarlarıdır. Lokmamıza, varımıza yoğumuza, geleceğimize, ekmeğimize göz dikenler biz sesimizi çıkartıp dur diyene kadar boğazımızı sıkmaya devam edeceklerdir. Aydınlık yarınlar için her zaman umudumuzu yeşertiyoruz ve bu günlerin sonsuza dek sürmeyeceğini biliyoruz. Bu karanlık günlerin ucundaki ışığa odaklandık. Örgütleniyoruz, örgütleneceğiz!

5 Nisan 2020

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor ve patronlar yine krizin faturasını işçilere kesiyorlar. Bu da milyonlarcamızın işsiz kalmasına neden oluyor. Böyle bir durumda bile teşvikler, destekler yine patronlara akıyor. İşçilerin maaşlarından kesilen...
  • Yaşadığım mahallede yaklaşık on gündür sokaktan geçen ve bağıran insanların seslerini duyuyorum. Bir sütçünün ya da bir hurdacının sesi değil bu sesler. “Açım!” diye bağıran insan sesleri… “Açım ablalar, açım abiler... Ne olur yemek verin, bir parça...
  • Dünya egemenleri, kapitalist sistemin krizini gizlemek için koronavirüs salgınını adeta bir örtü olarak kullanıyorlar. Her fırsatta ekranlardan boy gösterip “sosyal mesafeye” dikkat etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Sözde alınan önlemler kapsamında...
  • Pandemi bahanesiyle milyonlarca Amerikalı işini kaybetmeye devam ediyor. Çalışma Bakanlığının verilerine göre dönemsel olarak görülen işsiz sayısının dışında Mayıs ayının ikinci haftasında 3 milyon kişi daha işini kaybetti. Böylelikle Mart ayının...
  • Sosyal Güvenlik Kurumu 7 Mayısta özel bir genelge yayınladı. Bu genelgeyle Covid-19’un iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında sayılmayacağı bildirildi. Yani bu genelgeye göre çalışırken işyerinde, fabrikada Covid-19’a yakalanan işçiler için iş...
  • Tüm dünyada olduğu gibi bu topraklarda da emekçi kitleler çok zor günlerden geçiyor. İşçiler işsizlikten açlıktan, yoksulluktan intihar ediyor. İşçi ailelerinde ekonomik sorunlar nedeniyle şiddet artıyor, psikolojiler bozuluyor. Sefaletin kör...
  • 2020 1 Mayıs’ını koronavirüs korkutmasının gölgesinde bırakmayan UİD-DER, hem internet sitesiyle hem de İşçi Dayanışması bülteniyle işçilere moral ve güç verdi. Koronavirüsten başka bir şey konuşulmadığı, insanların bırakın meydanlara evinin önüne...
  • Dünyanın çeşitli coğrafyalarında bugün farklı diller konuşuluyor fakat insanlık, ağızdan dökülen sözcükler dışında iletişim kurmanın sayısız yolunu icat etti tarih boyunca. Jestler, figürler, simgeler, semboller… İçlerinde biri var ki arkasında...
  • Kıssalar, anlatmak isteyip de anlatamadıklarımızı özlü biçimde anlatır. Dilimize söz, duygularımıza tercüman olan, hikâye ve masal tadında dinleyende de anlatanda da güzel hisler bırakan bu kıssalardan kendimize hisseler çıkarırız. Az sonra...
  • Makine gürültüsü, iş stresi, fazla mesai bile bugün siyasi iktidarın yarattığı koronavirüsle mücadele önlemlerinden daha çok zarar vermiyor bünyemize. Ekonominin krize girmesi ve acı faturanın bize yıkılması, pek çok insanda gelecek kaygısına sebep...
  • Sağlık Bakanının Türkiye’de de koronavirüs salgınının varlığını ilan etmesi ve bunun tüm medyada hızlı bir şekilde yayılmasıyla beraber, herkesin evinde olduğu gibi bizim evi de korku ve panik sardı. Başta babam olmak üzere, hepimizde ciddi bir...
  • Sen evdeyken ücretsiz izinler yasal hale geldi. Sen evdeyken yılık izinlere patronlar el koydu. Sen evdeyken kısa çalışma adı altında patronların yükü azaldı. Sen evdeyken elektrik, su, doğalgaz, internet, yemek, yol parasını işçi kendi...
  • Selam olsun işçi sınıfının tarihine şanlı destanlar yazan işçi kardeşlerimize! Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan kadın işçileriz. 1 Mayıs’ta meydanları kapatanlara inat UİD-DER bizleri çatısı altında topladı. Bazı anlar gelir duygu ve...