Navigation

Buradasınız

Soma Katliamının Sorumlularına Tahliye, Soma Ailelerine Yürek Yangını

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili görülen davada, 15 yıl hapis cezası verilen Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan salıverildi. Yetmezmiş gibi yüzlerce madenciyi ölüme sürükleyen Gürkan’ın yeniden maden işletmesinin önü de açıldı. Soma katliamına ilişkin 5’i tutuklu 51 sanıklı davanın temyiz başvurusunu inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, 18 Nisanda kararını açıkladı. 15 yıl hapis cezasına hükümlü maden patronu Can Gürkan’ın da aralarında bulunduğu 37 kişi tahliye edildi.

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili görülen davada, 15 yıl hapis cezası verilen Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan salıverildi. Yetmezmiş gibi yüzlerce madenciyi ölüme sürükleyen Gürkan’ın yeniden maden işletmesinin önü de açıldı.

Soma katliamına ilişkin 5’i tutuklu 51 sanıklı davanın temyiz başvurusunu inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, 18 Nisanda kararını açıkladı. 15 yıl hapis cezasına hükümlü maden patronu Can Gürkan’ın da aralarında bulunduğu 37 kişi tahliye edildi. Ayrıca Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın “ruhsat sahibi ve rödovansçı olarak maden ocağı işletme icrasından yasaklanmasına” dair yerel mahkeme kararı da kaldırıldı. Bu karara göre gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayarak katliamın meydana gelmesinde birinci derecede sorumluluğu bulunan Gürkan, yeni madenler işletebilecek. Başta Can Gürkan olmak üzere tutuklu sanıklara verilen cezaların arttırılmasını bekleyen madenci yakınlarının yüreği, çıkan kararla bir kez daha dağlandı. Kararın açıklanmasının ardından fenalık geçiren madenci yakınları, artık söyleyecek söz bulamadıklarını ifade ettiler. Ailelerin avukatlarından Can Atalay, kararla birlikte Can Gürkan’ın yeniden maden işletebileceğini, yüzlerce madenciyi yeniden ölüme gönderebileceğine dikkat çekti. “301 işçinin katli basit bir kaza gibi gösterilmeye çalışılıyor” diyen Atalay, mahkemeden çıkan hukuk dışı karara karşı herkesi sesini yükseltmeye çağırdı.

19 Nisanda hem Soma Madenci Anıtı önünde hem de İstanbul Kadıköy Süreyya Operası önünde yapılan basın açıklamalarında, yüreklerdeki yangının daha da alevlendiği ve verilen kararın hukuk dışı olduğu, sorumluların adeta ödüllendirildiği ifade edildi. Açıklamalarda hükümetin, yargının ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş’nin suç ortağı olduğu belirtildi.

13 Mayıs 2014’te gerçekleşen Soma faciasında 301 işçi hayatını kaybetmişti. Madencilerin cansız bedenlerinin ocaktan çıkarılması günler sürmüştü. Maden ocağı gazla dolmaya başladığında dışarı çıkmaya çalışan işçiler, yanlarındaki tarihi geçmiş gaz maskeleri nedeniyle başarılı olamamıştı. Uzmanlar, birçok eksikliğin maden faciasının yaşanmasına neden olduğunu belirtmiştiler. Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetinde iktidarda olan hükümetin temsilcileri, işçilerin ölümünü sıradanlaştıran açıklamalarda bulunmuş, ailelerin büyük tepkisini çekmişti. Tepkilerini dile getiren madenci yakınları ise tokatlanmış, yerlerde tekmelenmişti. Facianın öncesinde, maden ocağının rödovansla özel şirket tarafından işletilmesinin yolunu açan, denetimleri gerektiği gibi yapmayan hükümetin hiçbir bürokratı davada yargılanmadı. Facianın yarattığı toplumsal tepki nedeniyle şirketin birkaç yöneticisiyle birlikte Can Gürkan ve babası Alp Gürkan tutuklu yargılansa da egemenlerin adaleti yine patronlara güldü! Faciadan hemen önce Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından tonu 130-140 dolara mal edilen kömürün üretim maliyetini 28 dolara indirdikleriyle övünen Alp Gürkan, Temmuz ayında serbest bırakılırken şimdi de oğlu Can Gürkan serbest bırakıldı.

Soma’dan bu yana tüm işkollarında 27 Soma yaşandı, binlerce işçi iş cinayetlerine kurban gitti. Yürekler yanmaya devam etti, ediyor. Şunu çok iyi bilmek gerekir ki işçi ölümlerinin gerçek sorumluları, ancak işçi ve emekçiler mücadeleyi yükseltirse hesap verir. İş cinayetleri ancak böyle son bulur. Annelerin, babaların, eşlerin, kardeşlerin, evlatların yürek yangınını bir nebze olsun soğutmak için, iş cinayetlerinde ölmemek için mücadeleyi büyütelim!

19 Nisan 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...