Buradasınız
Somalı Madencilerin Ankara Yürüyüşüne Engel!

Soma’da en az 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın ardından tazminatları ödenmeden işten atılan madenciler, 5 Ekimde Ankara’ya yürüyüş başlattı. Verilen sözlerin tutulmadığını, yapılan protokollere uyulmadığını belirten işçilerin başlattığı yürüyüş engellenmek isteniyor. Gasp edilen hakları için mücadele etmekte kararlı olduklarını dile getiren Somalı maden işçileri ise, engellere rağmen kararlı olduklarını ortaya koyuyorlar.
13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen katliamda resmi rakamlara göre 301 madenci göçük altında can verdi. Katliam göz göre göre gelmişti, yüzlerce madencinin iş güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle, pisipisine hayatını kaybettiği ortaya çıkmıştı. Üstelik bu katliamın gerçek sorumluları ya hiç yargı karşısına çıkmadı ya da kısa tutukluluk sürelerinin ardından salıverildi. Yaşananlar geride kalanlar için oldukça ağırdı fakat bunlarla da sınırlı kalmadı! Yüreklerdeki acılar henüz taptazeyken Soma Holding ve Uyar Madencilik, birer telefon mesajıyla 2831 madenciyi işten çıkardı. Başta dönemin Enerji Bakanı olmak üzere hükümet yetkililerinin verdiği sözlere rağmen işçi alacaklarının çok büyük kısmı gasp edildi. İşten çıkarılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının sadece 3 taksiti, o da seçim dönemlerine denk gelecek şekilde ödendi. Sonraki süreçte emekliye ayrılan yüzlerce işçinin alacaklarının da gasp edilmesiyle, maden patronlarının mağdur ettiği işçi sayısı 3500’e ulaştı. Alacakları gasp edilen binlerce işçi, yıllarca yerin metrelerce kat altında beraber kazma salladıkları 301 kardeşleri gibi ölmedikleri için cezalandırılmıştı adeta!
5 yıldır çeşitli sözler ve protokollerle oyalanan işçiler, Bağımsız Maden-İş Sendikasının desteğiyle bir mücadele başlattılar. Somalı madenciler haklı seslerini işçi ve emekçilere duyurmak ve gasp edilen haklarını almak için Soma’dan Ankara’ya 10 gün sürecek bir yürüyüş başlatacaklarını duyurdular. 5 Ekimde katledilen arkadaşlarını mezarları başında anan maden işçileri, “Sesimizi Duyan Var mı? Patron ÇALDI, Sarı Sendika SATTI, TKİ İZLEDİ, Yargı GÖRMEDİ, Siyaset DUYMADI!” pankartıyla yola çıktı. Yürüyüşün en başından itibaren polis ve jandarma tarafından çeşitli engelleme girişimiyle karşılaşan maden işçileri, ellerindeki mahkeme kararına rağmen Manisa Kırkağaç mevkiinde durduruldu. Jandarma mahkeme kararını tanımayarak keyfi olarak madencilerin yürüyüşünü durdururken, maden işçileri oturma eylemine başladı. Madenciler 5 Ekimde başlattıkları oturma eylemini kararlılıkla sürdürüyor. Engeller karşısında boyun eğmeyeceklerini belirtiyorlar.
İstihdam Artıyor mu?
- Başka Bir Gezegen Gibi
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nden Barış Mitingi Çağrısı
- Omsa Metal Direnişiyle Dayanışma
- Hayat Pahalı Değil Ücretlerimiz Düşük!
- Derbide Yeni Sezon Yaklaşıyor!
- KESK’ten “Gazze’de Kıtlık Yaşanıyor” Protestosu
- Digel Tekstil İşçilerinin Hak ve Onur Mücadelesi Devam Ediyor
- 17 Ağustos Depreminin 26’ıncı Yılı: Deprem Değil Yağmacı Düzen Öldürüyor!
- Evrensel Gazetesine Silahlı Saldırı
- Vergi Sorunu
- Kötü Çalışma Koşullarına ve Sendikal Baskılara Karşı İşçiler Mücadele Ediyor
- İşyerinde Gelen Ölümler
- 3 Pişi ve Sabrın Ödülü
- Yas Tutmuyoruz, Mücadele Ediyoruz!
- Bu Bataklıktan Birlikte Çıkmalıyız!
- KESK Taleplerini Duyurmak İçin Alternatif TİS Masası Kurdu
- “Faizi Kim Uyguluyor, Bunu da Desene!”
- Hiroşima’dan Gazze’ye Umut İşçi Sınıfının Örgütlü Mücadelesinde
- Kamu İşçilerine Sefalet Protokolü
- Kamu İşçilerine Grev Yasağı ve Sefalet Dayatması
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...