Navigation

Buradasınız

“Sorun Çıkmasın” Diyen Türk-İş Başkanı Kamudaki TİS Sürecini “Kapattı”

KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un birinci altı ayı için yüzde 8, ikinci altı ayı içinse yüzde 4 oranında zam yapılacak. 2020 yılındaki zam oranı ise %3+3 oldu.

Türk-İş üst yönetiminin grev aşamasına günler kala TİS’i bağıtlaması, üstelik talep ettiği zam oranının yarısına imza atması işçiler tarafından tepkiyle karşılandı. TİS’e dair ayrıntıların paylaşıldığı basın toplantısı sırasında, mikrofonu kapalı sanan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın sarf ettiği cümleler durumu özetler niteliktedir: “Uzasa işi karıştıracağız, en azından kapattım böyle!”

Türk-İş, en düşük ücret alanların ücretlerinin 3 bin 500 liraya yükseltilmesini, tüm işçilere seyyanen 300 lira zam yapılmasını; ilk 6 ay için yüzde 15, ikinci, üçüncü ve dördüncü 6 aylar için ise enflasyon artı 3 puan refah payı talep ediyordu. İlk görüşmede birinci 6 ay için %5, ikinci 6 ay için ise %4 zam öneren hükümet, üçüncü görüşmede teklifini %7+4 olarak revize etmişti. Bu teklifi “taleplerimizi karşılayacak bir rakam değil” diyerek kabul etmeyen Türk-İş Genel Başkanı, hükümetin zam oranını birinci 6 ay için sadece bir puan arttırması üzerine sözleşmeyi imzaladı.  Hükümetin enflasyonun altındaki zam teklifleri karşısında tabandaki işçi basıncı nedeniyle “greve çıkacağız”, “eylem yapacağız” gibi açıklamalar yapan Türk-İş üst bürokrasisi, böylece bir kez daha işçi iradesini yok sayarak sefalet sözleşmesine imza atmış oldu. Uzun zamandır Türk-İş üst bürokrasisi, AKP hükümetinin işçi kolu konumunu üstlenmiş durumdadır. İşçilerin değil sermayenin ve hükümetin çıkarlarını başa alarak hareket etmektedir. Toplantı sırasında Ergün Atalay’ın Çalışma Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a dönerek sarf ettiği “Uzasa işi karıştıracağız, en azından kapattım böyle!” cümlesi de bu gerçekliğin ifadesidir. Bu ifade, satış sözleşmesinin birinci ağızdan itirafıdır.

Gerçek enflasyonun %30’larda seyrettiği koşullarda, Türk-İş bürokratları AKP hükümetiyle el ele vererek işçileri %8 oranındaki zamma mahkûm etmişlerdir. Bir yandan kamu kaynakları patronlara peşkeş çekilirken, diğer yandan yaklaşık 500 bin kamu işçisinin ücretleri enflasyona ezdiriliyor. Böylece krizin faturası işçilere kesilmeye devam ediyor! Hükümetin, sermaye sahiplerinin ve sendika bürokrasinin kurduğu bu oyun, ancak işçilerin birliği ile bozulabilir. İşçiler, taleplerine sahip çıktığı ve örgütlülüklerini sağlamlaştırdıkları ölçüde haklarını geliştirip kalıcı kılabilirler. Sözleşmeleri, sorun çıkmasın ve hükümet sıkışmasın diye kapalı kapılar ardında bağıtlayan ve sefalet ücretini kendilerine reva görenlerden ancak o zaman hesap sorabilirler.

14 Ağustos 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Asıl müjdeyi toplantının sonlarına doğru veren bakanın müjdesini dinleyemeyenler için veriyorum: “Yılda 60-100 milyar lira büyüklük sağlayacak tamamlayıcı emeklilik sistemi sosyal tarafların mutabakatıyla kurularak, özellikle sermaye piyasalarını...
  • Merhaba kardeşler. Bundan üç ay kadar önce çalıştığım yerden, haksız bir şekilde işten atıldım. İşsiz kaldığım süre boyunca, iş bulmak için birçok yere başvurdum. Farklı sektörlerden iş görüşmelerine gittim. Hiçbirinden olumlu bir cevap alamadım....
  • Krizin bedeli işçi sınıfına ödetilmek istenirken dünyanın pek çok ülkesinde işçiler bu saldırılara direniş ve grevlerle karşı duruyorlar. ABD de grev ve direnişlerin yaygınlaştığı ülkelerden biri... Otel, hastane, market işçileri, eylemleri dünyanın...
  • İşsizlik rakamları her ne kadar devletin resmi kurumlarınca düşük gösterilmeye çalışılsa da gerçekler ayan beyan ortada. Bugün 7 milyon insan işsizlikle boğuşuyor. İşsiz sayısı artarken işsiz kalan işçiler de İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanmak...
  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...
  • 26 Eylülde İstanbul’da yaşanan 5,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında burjuva medya tarafından hiç vakit kaybetmeden korku senaryoları üretilmeye başlandı. Depreme karşı önlem almak için büyük miktarda vergi toplayan devletin ve yerel yönetimlerin...
  • 10 Ekim 2015 tarihinde sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından Ankara’da düzenlenen barış mitinginin IŞİD tarafından kana bulanmasının üzerinden tam 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talepleriyle düzenlenen...
  • Ben üniversite öğrencisi bir işçi çocuğuyum. Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklamasına internette denk geldim. Haberi gördükten sonra arkadaşlarımla paylaştım. Bu duruma hem...
  • Güney Amerika ülkesi Ekvador’da işçi sınıfı ve emekçiler Şubat ayından bu yana ayakta. Ülkenin dört bir yanında eylemlerle hükümeti protesto eden işçi ve emekçiler, seslerini daha güçlü çıkarmak ve egemenlere duyurmak için başkent Quito’ya akıyor....
  • Irak’ta 1 Ekimde yolsuzluğa, işsizliğe ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine karşı emekçiler sokaklara döküldü. Başkent Bağdat’ta başlayan kitlesel protestolar kısa sürede Basra, Nasıriye, Amara ve diğer şehirlere sıçradı. Protesto gösterilerine...