Navigation

Buradasınız

Tek Başına Değil Milyonlarız!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 117
Dünyadaki tüm üretimi işçi sınıfı yapıyor, zenginliği o yaratıyor. Ancak bu üretim patronlara zenginlik sağlarken, işçilere kalan yalnızca kölece çalışma ve sefalet oluyor. İşçiler örgütsüz ve sınıf bilincinden yoksun oldukları için sorunları biriktikçe birikiyor. Aynı koşullarda çalışan, aynı sorunlarla boğuşan, aynı sorunlara çözüm arayan milyonlarca işçi “ben tek başına ne yapabilirim?” diye düşünüyor.

Dünyadaki tüm üretimi işçi sınıfı yapıyor, zenginliği o yaratıyor. Ancak bu üretim patronlara zenginlik sağlarken, işçilere kalan yalnızca kölece çalışma ve sefalet oluyor. İşçiler örgütsüz ve sınıf bilincinden yoksun oldukları için sorunları biriktikçe birikiyor. Aynı koşullarda çalışan, aynı sorunlarla boğuşan, aynı sorunlara çözüm arayan milyonlarca işçi “ben tek başına ne yapabilirim?” diye düşünüyor. Şair Ataol Behramoğlu bu durumu şiirinde şöyle dile getiriyor:

Ben tek başına ne yapabilirim

Diye düşündü biri

Ve hiçbir şey yapmamaya

Karar verdi

İşçiler şöyle bir etraflarına dönüp baktıklarında ürkütücü bir manzara ile karşı karşıya kalıyorlar. Savaşlar, yüz binlerce insanın katledilmesi, milyonlarca insanın mülteci haline gelmesi, yaşam koşullarının gittikçe kötüleşmesi… Ekonomik krizin faturasının işçilere kesilmesi, işsizliğin, yoksulluğun, haksızlıkların çığ gibi büyümesi… Demokratik haklara el konulması, baskı ve yasakların artması, tek adama dayalı rejimlerin kurulması. Yaşanan felaketler karşısında tek tek işçiler yalnızlığın kuytuluğuna çekiliyor, çevresinde olup bitenlere seyirci kalıyor.

Ben tek başına ne yapabilirim

Diye düşündü bir öteki

Ve yalnızlığının

Kuytuluğuna çekildi

Ben tek başına ne yapabilirim

Diye düşündü bir üçüncü

Ve tek başına

Düşünmeyi sürdürdü

Elbette tek başına düşünmek ve toplumsal sorunlara bireysel çözüm bulmaya çalışmak, düzenin her yerinden fışkıran sorunlar karşısında bir çözüm olamaz. Çünkü zorluklara göğüs gerebilmenin yolu işçilerin birbirine kenetlenmesinden geçer. Ancak işçilerin sırtına basarak yükselen patronlar, bezirgân saltanatları sürsün diye işçileri yalnızlığa itiyorlar. İşçileri bölüp parçalamanın, tek başına bırakmanın yollarını arıyorlar. Bireyciliği, bencilliği, güvensizliği sınıfımızın derinliklerine aşılayarak düzenlerini sürdürüyorlar. Çünkü iyi biliyorlar ki, tek başına olduklarına inandırılan milyonlar bir yığın olmanın ötesine geçemez.

Ben tek başına ne yapabilirim

Diye düşündü milyonlar

Milyonlarcaydılar

Ve tek başınaydılar

Oysa işçiler tek değildir, devasa işçi sınıfının bir üyesi, bir parçasıdırlar. Tüm üretimi yapan işçi sınıfı elinde muazzam bir güç tutuyor. İnsanların umutsuzluğa kapılmasında ve geleceğe olan güvensizliğinde tek başınalık yanılgısı büyük bir rol oynuyor. Gerçekte dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma türlü güçlüklerin üstesinden gelebilmeyi mümkün kılar. Birbirine güvenen, birlik ve beraberlik içerisindeki işçiler, patronlar karşısında kendilerini yalnız ve güçsüz hissetmezler. İşçiler üretim sürecinde tek bir organizma gibi hareket etmeyi öğrenir, içselleştirirler. Bu birliktelik mücadeleye atıldıkça pekişir ve güçlenir. İşçiler kendilerine güvenir, bir güç olduklarının farkına varır. Birlikte düşünen, ortak bir tutum ve davranış sergileyen işçiler, “ben” duygusundan çıkarak “biz” olmanın tadına varır. Sınıf olmanın farkına varan işçiler, sınıfının genel sorunlarına duyarlı davranır, hakkını arar ve zulme boyun eğmez. Bilelim ki yalnız değil milyonlarız!

2 Ocak 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...