Navigation

Buradasınız

Tersanelerde, Madenlerde, Fabrikalarda... İşçilerin Canına Kıymaya Devam Ediyorlar

Aralık 2009, No: 21

Tersanelerde, fabrikalarda ve madenlerde iş kazaları ve ölümler durmak bilmiyor. 2009 yılı içinde iş kazalarında ölen işçilerin sayısı 1000’e yaklaşmış bulunuyor. Yeterli güvenlik önlemleri alınmadığı için her gün yüzlerce iş kazası meydana geliyor. Birçok işçi elini ve kolunu makineye kaptırıyor, şanslı olanlar ise sıyrık ve ezikle kurtuluyor. Tuzla tersanelerinde yaşanan iş kazalarının haddi hesabı yok. Artık bu kazalar ve hatta ölümler bile sıradanlaşıyor. Tuzla’da tam 130 işçi can verdi. Daha geçen haftalarda iki işçi kardeşimiz, Mahmut Altınöz ve Ercan Sancar, patronların kâr hırsının kurbanı oldular. Tuzla’da ölen işçi kardeşlerimizin kanı daha kurumadan bir toplu iş cinayeti haberi de Bursa’dan geldi.

10 Aralık akşamı, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı bir köyde, Bükköy Madencilik’e ait kömür madeni ocağında yaşanan patlama sonucunda 19 işçi hayatını kaybetti. Akşam vardiyasına giren 32 işçiden 19’u, kömür ocağında yerin yüzlerce metre altında yaşanan patlamayla birlikte oluşan göçüğün altında can verdi.

Bursa’daki patlama bir kez daha işçi sınıfının örgütsüzlüğünü ve bunun sonucunda patronların almadığı iş güvenliği önlemlerini gündeme getirdi. Patlama 10 Aralık akşamı saat 19.30’da yaşanmasına rağmen uzun süre kurtarma işine girişilememiş, daha da önemlisi madenin olduğu bölgede ve Bursa’da gerekli uzman kurtarma ekipleri bulunamamıştır. Zonguldak’tan yola çıkan kurtarma ekipleri ise, hava durumunun kötü olması nedeniyle karayoluyla geldiği için, zamanında maden ocağına yetişememiştir. Yani bıraktık işyerinde çökmelere karşı gerekli önlemlerin alınmasını, kent düzeyinde de olası iş kazalarına ve yaşanacak göçüklere karşı önlemler alınmamıştır. Bu sadece patronların suçu değildir, aynı zamanda patronların devletinin ve hükümetinin de suçudur. 19 işçi kardeşimizin ölmesinin, ailelerinin derin acılara boğulmasının ve çocuklarının yetim kalmasının sorumlusu patronlar, devlet ve hükümettir.

üstelik daha göçük yeni yaşanmışken, madene gelen AKP Bursa milletvekili, adeta patronun, devletin ve hükümetin suçunu saklamak istercesine, “kazanın kişilerin hatasından kaynaklanan bir olumsuz gelişme” olduğunu söyleyebilmiştir. Aynı şekilde, “patlamanın şiddetli olmadığını” söylemekte patron ve hükümet yetkilileri ağız birliği etmişlerdir. çalışma Bakanı, madenin düzenli olarak denetlendiğini, en son denetimin Mayıs ayında yapıldığını ve eksikliklerin giderilmesi için Aralık ayına kadar zaman tanındığını açıklamıştır. Ancak bu eksikliklerin ne olduğu ve neden 7 aylık bir zaman tanındığı sorularının cevabı verilmemiştir. Sonuç, gerekli önlemler alınmayarak 19 işçinin göz göre göre katledilmesidir.

Kazadan sonra Bursa Maden Mühendisleri Odası’nın yaptığı incelemeye göre göçük, biriken metan gazının tahliye edilmemesi ve bu ortamda dinamit patlatılması sonucunda gerçekleşmiştir. Dinamit patlamaları sonucunda göçük olmaması için maden ocağında gerekli önlemler alınmamıştır. Ayrıca patronun paraya kıymayarak tahkimat yaptırmadığı, yani ocakta gerekli güçlendirmelerin yapılmadığı anlaşılmıştır. Ortaya çıkan metan gazının dışarı çıkması için gerekli havalandırma sistemi de kurulmamıştır. Neticede 19 işçi kardeşimiz patronun kâr hırsının kurbanı olmuştur.

İş cinayetleri neden durmuyor? ülkenin dört bir yanından sürekli iş kazaları ve bu kazalar sonucunda işçilerin hayatlarını kaybettikleri haberleri gelmektedir. Tüm bunların nedeni işçi sınıfının örgütsüz olmasıdır. İş cinayetlerinin yaşandığı işyerlerinin neredeyse tamamının sendikasız olması bir tesadüf değildir. İşçi sınıfı örgütsüz ve dağınık olduğu için, patronlar ve hükümet üzerinde gerekli baskıyı kuramıyor ve iş güvenliği önlemlerini aldırtamıyor. İşçiler uzun saatler boyunca, alabildiğine yorgun bir şekilde, önlemlerin alınmadığı iş koşullarında çalışmaya zorlanıyorlar. Bu dayanılmaz çalışma koşulları ve önlemsizlik içinde yaşamlarından oluyorlar. ölümleri durdurmanın tek yolu var ve bu da işçi sınıfının örgütlenmesinden geçmektedir. İşçi sınıfı örgütlenmediği ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için mücadele vermediği sürece iş cinayetleri yaşanmaya devam edecek: Tuzlalar ve Bursalar olmaya devam edecek. O halde acılarımızı içimize gömmeyelim ve örgütlenerek sermayenin karşısına dikilelim!

İş cinayetlerine son!

Gerekli iş güvenliği önlemleri alınsın!

Her işyerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği kurulları kurulsun ve işçilerin denetimine verilsin!

İş kazalarında yaşamını yitiren ya da çalışamaz duruma gelen tüm işçilerin ailelerine emekli maaşı bağlansın, sağlık güvencesine alınsın!

Her işyerine sendika!

15 Aralık 2009

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Salgın… Sokağa çıkma yasakları, toplumun korkutulup eve hapsedilmesi… Kapanan restoranlar, mağazalar... Büyüyen online alışveriş firmaları… Bu firmalarda çalışanların ve kuryelerin artan iş yükü ve solan yaşamlar… Sokakta, caddede, her taraftan...
  • Çiftçiler Ayakkabı fabrikasında çalışan işçiler patronun keyfi uygulamalarına, yaptığı haksızlıklara karşı defalarca seslerini duyurmaya çalışmış, ancak yönetim duymazlıkdan gelmişti. Bu yaşananlar karşısında işçiler Deriteks sendikasında örgütlenme...
  • 2022 yılında Katar’da düzenlenecek Dünya Kupası için uluslararası müsabakalar yakın zamanda başladı. Müsabakalar sırasında ve sonrasında Almanya, Norveç, Hollanda ve İrlanda başta olmak üzere bazı ulusal ekiplerin gündeminde turnuvanın oynanacağı...
  • Nisan ayı başında çeşitli sektörlerden işçiler olarak buluştuk. Covid-19 pandemisi bahane edilerek patronların haklarımızı nasıl da fütursuzca gasp ettiğini konuştuk. Aynı zamanda yine bu süreçte mücadele ederek haklarını koruyabilen işçilerin...
  • ABD’nin Alabama eyaletinde Warrior Met şirketinin kömür madenlerinde çalışan 1100 maden işçisi greve çıktı. Amerika Birleşik Maden İşçileri Sendikası’na (UMWA) üye işçiler, talep ettikleri ücretin kabul edilmemesi karşısında 1 Nisanda iş bıraktı.
  • Gece-gündüz, salgın-hastalık demeden marketten evlere, restoranlardan işyerlerine her türlü ihtiyacı taşıyan kuryeler, motorlarını ve bisikletlerini bu kez adil bir ücret ve daha iyi çalışma koşulları için sürdü. Özellikle salgın sürecinde payına...
  • Üzgünüm çocuğum, üzgünüm./ Alamadığım oyuncaklara,/ Yaşayamadığın çocukluğa,/ Alışamadığın açlığa!/
  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal...
  • Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı mücadele sürüyor. İstanbul’da PTT, Sinbo, Tur Assist ve Bayrampaşa Belediye işçileri,...
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre...
  • AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri temsilcilerinin de bulunduğu pek çok işçi, 30 aydır gasp edilen toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını talep...
  • Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı hükümete ve sisteme olan öfke giderek büyüyor. Haftalardır İngiltere’nin çeşitli kentlerinde eylemler ve...
  • Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını almak mücadelelerini sürdürüyor.

UİD-DER Aylık Bülteni