Navigation

Buradasınız

Torunlar Davasında Tutuklular Salıverildi

Mecidiyeköy’de Torunlar Center inşaatında, 6 Eylül akşamı asansör 32. kattan yere çakılmış ve 10 işçi kardeşimiz can vermişti. Yaşanan acılar hala tazeyken Torunlar davasının 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmasından çıkan karar, sermaye düzeninin işçilere asla “adalet” sağlamayacağını bir kez daha gösterdi.

Mecidiyeköy’de Torunlar Center inşaatında, 6 Eylül akşamı asansör 32. kattan yere çakılmış ve 10 işçi kardeşimiz can vermişti. Yaşanan acılar hala tazeyken Torunlar davasının 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen üçüncü duruşmasından çıkan karar, sermaye düzeninin işçilere asla “adalet” sağlamayacağını bir kez daha gösterdi.

20 Şubatta görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Asansör Teknikeri Turgay Dalgıç, Proje Müdürü Murat Aytimur, Şantiye Şefi Önder Türksoy mahkeme heyetinin oy birliği ile verdiği karar doğrultusunda serbest bırakıldı. Torunlarda yaşanan işçi katliamından “yargılanan” sanıklar, “suçun vasfı ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklu kaldıkları süre ve karartılacak delil bulunamadığı” gerekçesi ile salıverildi. Böylece Torunlar davası kapsamında tutuklu sanık kalmadı.

Çağlayan Adliyesi önünde dava öncesinde basın açıklaması yapıldı. İşçi aileleri ve avukatları adına Avukat Yıldız İmrek, iş güvenliği sadece kâğıt üzerinde kaldığı, fiilen uygulanmadığı için işçilerin can verdiğini söyledi. Hükümetin her işçi katliamında birinci dereceden rol sahibi olduğunu vurgulayan İmrek, dava boyunca önlerine sürekli engeller çıkartıldığını ve adaleti mumla aradıklarını vurguladı. İmrek’in konuşmasının ardından DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş Örgütlenme Uzmanı Ufuk Çeri konuştu. Çeri konuşmasında asıl sorumlunun taşeron sistem olduğunu vurgularken katillerin özgür, katledilen işçilerin suçlu olduğu bir ülkede iş cinayetlerinin durmayacağını ifade etti. Açıklama “Soma, Torunlar, Ermenek Sorumlusu Hükümet”, “Kaza, Kader Değil Bu Bir Katliam” sloganlarıyla son buldu.

Torunlar Center inşaatı, aynı güvenliksiz koşullarına rağmen tüm “ihtişamıyla” yükseliyor. Asıl sorumlu ve suçlu olan Torunlar Center’in sahibi ve üst düzey yöneticileridir. Fakat mahkeme nedense, işin bir an önce bitirilmesi için tüm işçilere baskı yapan Torunlar Center patronuna ve onunla derin işbirliği yağan yöneticilere dokunmadı ve onları yargı önüne çıkartmadı bile. 

Gözünü kâr hırsı bürümüş patronlar sınıfı, sermayelerini işçilerin kanları, canları üzerinden büyütüyorlar. Daha önce Ostim-İvedik’te, Esenyurt’ta, Soma’da ve daha nicelerinde olduğu gibi ölen işçi ailelerinin adalet arayışı Torunlar’da da sonuç bulmadı. Gerçek sorumlular kârlarını büyütmeye devam ediyorlar. 2. dereceden sorumlular serbest bırakıldı. Vicdanlar yine rahatlamadı. Rahatlamıyor!  Evlatlarını, eşlerini iş cinayetlerine kurban vermiş işçi ailelerinin vicdanları, işçi sınıfı kapitalizmi yıkıp kâr düzenine son verdiğinde rahatlayacak.

21 Şubat 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...
  • 24 Kasımda “kaza” denilen bir iş cinayeti gerçekleşti. Beylikdüzü Ambarlı Limanında bulunan ve uluslararası kargo taşımacılığı yapan bir işletmede, iş makinesi altında kalan Metin Delibaş adlı işçi, yaşamını yitirdi. Olay vardiya değişimi sırasında...
  • İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün zorlaşıyor. Uzun çalışma saatleri, esnek çalışma, iş kazaları ve iş cinayetleri hayatın birer parçası haline geldi. Zaten kuş kadar olan ücretlerimiz gerçek enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Ayın...
  • 11 Kasımda Tarım ve Orman Bakanlığı 11 milyon fidan diktiğini açıkladı. Öncesinde telefonlarımıza gelen mesajlarla, yayılan reklamlarla herkes çevreye bir katkıda bulunmaya, “geleceğe fidan dikmeye” davet edildi. Herkes çevre konusunda duyarlı...