Navigation

Buradasınız

Tunus’ta Tarihi Grev! Emekçiler Öfkeli!

Tunus’ta ücretlere zam yapılmayacağını açıklayan hükümete kamu emekçileri grevle yanıt verdi. Ülkenin en büyük sendikası olan Tunus Genel İşçi Sendikası’nın (UGTT) çağrısına kulak veren yaklaşık 700 bin kamu emekçisi meydanlara aktı. Ülke ile aynı ismi taşıyan başkentin Bardo Meydanı eylemlerin merkezi olurken, meclis binası önünde toplanan on binlerce öfkeli kamu emekçisi; “Ücret Artışı Lütuf Değildir!” diye haykırdı. Son 5 yılın en büyük eylemi olan grev, 26 Ocak 1978 grevinden bu yana yapılan en büyük kamu sektörü grevi olarak tarihe geçti. Hastanelerin acil servisleri gibi insan hayatını doğrudan etkileyen bölümlerin dışında, neredeyse tüm kamu hizmetleri durdu.

Hükümet 2016 yılında IMF’den 4 yıllığına 2,9 milyar dolar borç almış bunun karşılığında ekonomiyi IMF’nin uygun gördüğü şekilde yöneteceğinin sözünü vermişti. Sendika ile görüşmeler devam ederken IMF’den hükümete kamu çalışanlarının ücretlerine zam yapılmaması, hatta mümkünse kesintiye gidilmesi uyarısı geldi. Bunun üzerine görüşmeler de tıkandı. Giderek artan hayat pahalılığı karşısında ücretlere zam yapılmamasının, hatta kesinti istenmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen emekçiler, 22 Kasımda 24 saatlik uyarı grevi yaptı. UGTT’nin başkanı Nureddin Tabbubi, işçi ve emekçilerin IMF’nin talimatlarına uyan hükümete öfkelendiğini belirterek, “yakın zamanda aç ve boş midelerin devrimini görecekler” dedi.

Tunus, “Arap Baharı” diye adlandırılan halk ayaklanmalarının ilk durağıydı. 2010 yılının Aralık ayında işsiz bir genç olan Muhammed Buazizi’nin kendisini yakması, bardağı taşıran son damla olmuş ve Tunuslu emekçiler ülke çapında sokaklara dökülmüştü. Protestolar sadece ülke sınırları içinde de kalmamış bütün bir Ortadoğu’ya yayılmıştı. “Arap Baharı”nın yarattığı etkiyle Tunus’u 23 yıldır yöneten diktatör Zeynel Abidin Bin Ali başta olmak üzere birçok diktatör, emekçiler tarafından devrildi. Ancak işçi sınıfı ve emekçi kitleler örgütsüzdü ve bu yüzden tepedeki diktatörler devrilmesine rağmen, meselâ Mısır’da olduğu gibi baskıcı rejim varlığını korudu. İktidara gelen hükümetler işçi sınıfının ve yoksul kitlelerin sorununu çözmedi, çözmeye yanaşmadı. Demokratik hak ve özgürlükler tanınmadı. Kısacası emekçi kitlelerin yaşamında olumluya doğru bir gidiş olmadı. Bu yüzden Kuzey Afrika ve Ortadoğulu emekçiler, devrimlerinin kendilerinden çalındığını söylüyorlar. Fakat bu arada emekçilerin öfkesi birikmeye devam ediyor. Tunus’ta on yıllar sonra en büyük grevlerden birisinin gerçekleşmiş olması da bunu gösteriyor. İşçi ve emekçilerin yarım kalmış öykülerini tamamlamalarının tek yolu, kendi sınıf çıkarları temelinde örgütlenmeleri ve kapitalizme karşı mücadele etmelidir!

23 Kasım 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 15 yıla yakındır metal sektöründe çalışan bir işçiyim. Onlarca sözleşmeye şahitlik ettim. İşçinin iradesinin bu kadar göstere göstere çiğnendiğini görmedim. Çalıştığım işyerinde aylar öncesinden toplu sözleşmeye hazırlandık, bizlere ne görev düştü...
  • Uzun yıllardır metal sektöründe çalışıyorum. Türk Metal sendikasına bağlı olan fabrikalarda da çok çalıştım. İşçiler arasında Türk Metal’in gerçek yüzü, sarı sendika olduğu çok iyi bilinir. Türk Metal her defasında işçilerin haklı talepleri...
  • Gebze’de faaliyet gösteren bir fabrikada 10 yılı aşkın süredir çalışan bir metal işçisiyim. Malumunuz yakın bir zamanda bizlerin onayının olmadığı bir toplu sözleşme, sendikamız Birleşik Metal-İş Genel Merkez yöneticileri tarafından imzalandı. MESS...
  • Bildiğiniz gibi Ocak ayı işçilerin zam ayıdır. Her işyerinde zam sohbetleri olur. Bizim fabrikada da zam oranı ne kadar olacak diye merakla bekleniyordu. Nihayetinde maaşların ödendiği gün geldi ve işçi arkadaşlar bordolarını aldılar. Yapılan zammı...
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) işçileri, yönetimin değişmesinin ardından, AKP’nin bir örgütü gibi hareket eden Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş’ten istifa etmeye başladılar. Belediye-İş’e üye olan işçiler, işyerlerinde çoğunluğu sağlamalarına rağmen...
  • F-35 savaş uçaklarının motor parçalarının üretildiği Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikasında çalışan işçiler, sendikalaştıkları için işten atılmış ve direniş başlatmışlardı. İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölge girişini direniş alanına...
  • Geçtiğimiz günlerde ekonomik kriz nedeniyle yaşanan intihar vakalarına bir yenisi daha eklenmiş, Antalya Manavgat’ta Halit Yılmaz adlı işçi, arkasında “borçlarımı ödeyemiyorum” notu bırakarak canına kıymıştı. İki çocuk babası Yılmaz’ın iki bankaya...
  • Adamın biri 50 katlı bir binanın üzerinden yere doğru düşüyormuş. Her kattan geçişi sırasında kendini rahatlatmak için “şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda, şimdiye kadar her şey yolunda ...” diye söyleniyormuş. Yere çarpana...
  • İzmir Gaziemir Ege Serbest Bölgesinde SF Trade Tekstil işçileri ile Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi fabrikası işçileri, Tekirdağ'da Megam Tekstil işçileri, İzmir'de Bergama Belediyesi işçileri ile Tariş Yemta Yem Hayvancılık fabrikası...
  • Yaşadığımız dünyada paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hüküm sürüyor. Bu sistemde tüm üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Fabrikalardan makinelere, topraktan ulaşım araçlarına, gazetelerden televizyon kanallarına her şey...
  • Merhaba arkadaşlar. Biz bir grup taşeron sağlık işçisiyiz, çalıştığımız hastanede sorunlarımız gün geçtikçe artıyor. Sağlık sistemindeki çıkmazlar sebebiyle hastaya ve çalışana eziyet katlanılamaz noktaya ulaştı. Çeşitli nedenlerle sağlık hizmetine...
  • Kimimiz lisede, kimimiz üniversitede okuyor. Kimimiz işsizliğin yıkıcı etkisiyle boğuşuyorken günde 10-12 saat ağır koşullarda çalışıyor, iliklerine kadar sömürülüyor kimimiz. Memleketlerimiz farklı, adlarımız farklı… Fakat bizi birbirimize bağlayan...
  • Korku canlılara has bir duygudur. Korkunun kaynağında tek başına olduğunu düşünmek, kendini güvende hissetmemek yatar. İnsanlar korkuya kapıldıklarında kendilerince bazı savunma mekanizmaları geliştirirler. Bunlardan bir tanesi de uyanık görünmeye...