Navigation

Buradasınız

Yılın İlk 10 Ayında En Az 1736 İşçi Hayatını Kaybetti

İşçilerin sağlığından ve yaşamından çok patronlar sınıfının kârına önem veren hükümet, gerekli önlemlerin alınmasını sağlamadığı için her ay çok sayıda işçi iş cinayetlerinde can veriyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Ekim ayına ait iş cinayetleri raporuna göre, geçen ay en az 207 işçi hayatını kaybetti. Yılın ilk 10 ayında iş cinayetlerine kurban gidenlerin sayısı en az 1736’ya ulaşmış durumda. Raporda Covid 19’un bir işçi sınıfı hastalığı haline geldiğine de dikkat çekiliyor.

İşçilerin sağlığından ve yaşamından çok patronlar sınıfının kârına önem veren hükümet, gerekli önlemlerin alınmasını sağlamadığı için her ay çok sayıda işçi iş cinayetlerinde can veriyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Ekim ayına ait iş cinayetleri raporuna göre, geçen ay en az 207 işçi hayatını kaybetti. Yılın ilk 10 ayında iş cinayetlerine kurban gidenlerin sayısı en az 1736’ya ulaşmış durumda. Raporda Covid 19’un bir işçi sınıfı hastalığı haline geldiğine de dikkat çekiliyor.

İSİG Meclisinin raporuna göre;

  • İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin 8’i çocuk, 14’ü kadın, 9’u Suriyeli, 1’i Afganistanlı, 1’i Özbekistanlı ve 1’i Türkmenistanlı olmak üzere 12’si göçmen ve 10’u sendikalı işçiydi.
  • Ölüm nedenlerine göre; 51 işçi Covid-19, 36 işçi ezilme/göçük, 35 işçi trafik/servis kazası, 18 işçi yüksekten düşme, 13 işçi kalp krizi, 12 işçi elektrik çarpması, 12 işçi şiddet ve 7 işçi boğulma nedeniyle hayatını kaybetti.
  • İş cinayetlerinin en çok gerçekleştiği iş kollarına göre; 40 işçi inşaat, 38 işçi tarım, 32 işçi sağlık, 20 işçi ticaret/büro, 13 işçi taşımacılık, 10 işçi metal, 8 işçi belediye/genel işler, 7 işçi tekstil, 6 işçi tersane/gemi, 5 işçi maden ve 5 işçi enerji işkolunda çalışırken hayatını kaybetti.
  • İş cinayetleri en çok sanayileşmiş şehirlerde gerçekleşti: 21 işçi İstanbul, 16 işçi İzmir, 9 işçi Şanlıurfa, 8 işçi Antalya, 7 işçi Ankara, 7 işçi Gaziantep, 7 işçi Kayseri, 6 işçi Aydın, 6 işçi Denizli, 6 işçi Diyarbakır, 6 işçi Muğla ve 6 işçi Tekirdağ’da hayatını kaybetti.

Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Kocaeli’deki duruma şu verilerle dikkat çekildi:

  • Kocaeli’de Ekim ayında en az 5 işçi, ilk on ayda 70 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.
  • Kocaeli Türkiye’nin en önemli sanayi bölgelerinden birisidir ve bu yüzden çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde çalışanların sayısı birçok kentten daha yüksektir.
  • Kocaeli’de birçok işyerinde gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmamakta, gerekli denetimler yapılmamaktadır. Bu yüzden ülke nüfusunun yüzde 2,17’si şehrimizde yaşarken iş cinayetlerinin yüzde 4,35’i burada meydana gelmektedir.
  • İşçi sağlığı iş güvenliğinin olmazsa olmazı iş güvencesi hakkı da yok sayılmaktadır. Örneğin Kocaeli’de sendikalaştıkları için Özer Elektrik, Systemair HSK ve Baldur Süspansiyon işçileri işten çıkarılmaktadır ki ayrıca pandemi döneminde işten atmalar yasaklanmıştır.
  • Kocaeli’de işyerlerinde kronik hastalıkları olan ve ileri yaşta çalışanlar gibi risk grubundaki işçilerin sayısı oldukça fazladır. Bu yüzden Covid-19 önlemlerinin hızla alınması zaruridir.

11 Kasım 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Sermaye sınıfı palazlanırken, emekçiler ekonomik krizin ağır yükü altında eziliyor yani acı reçetenin bedelini ödüyor. Siyasi iktidar bugüne kadar “uçma” masallarıyla bu gerçeği gizlemeye çalıştı, yine çalışacak! Fakat durumu eskisi gibi idare...
  • Patronlar işçilerin haklarını gasp ediyor, sendikalı olmak isteyen işçileri işten atarak ya da ücretsiz izne çıkararak cezalandırıyor, kazanılmış tazminat haklarını ödemiyor. Bu duruma itiraz eden, hakkını arayan; ücretsiz izinlere ve işten atmalara...
  • Kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor. Özgecanlar, Şuleler, Helinler, Emineler, Cerenler, Nadiralar, Gülistanlar, Pınarlar… son bulmuyor. Hayatlar kararıyor; “artık yeter” haykırışları, kadınların yardım çığlıkları, anaların, babaların,...
  • Systemair HSK, Özer Elektrik ve Baldur fabrikalarında işten atılan direnişçi işçiler, sendikaları Birleşik Metal-İş’le birlikte işten atma ve ücretsiz izin saldırılarına tepkilerini göstermek, seslerini duyurmak, taleplerini dile getirmek için 24...
  • Orta Amerika ülkesi Guatemala’da emekçi kitlelerin sabrı taştı! Hükümetin 2021 için hazırladığı bütçede kamu harcamalarında kesintiye gidilmesine öfkelenen emekçiler 21 Kasımda sokaklara döküldü. Sağlık ve eğitim başta olmak üzere kamu...
  • Geçtiğimiz günlerde Ekim Devriminin 103. yıldönümünde uidder.org’da yayınlanan “İşçiler Devrim Yaptı, Ayaklar Baş Oldu” programını heyecanla, coşkuyla takip ettik. Bu programı takip ederken sık sık içinde yaşadığımız sistemi, koşulları, Ekim Devrimi...
  • Dünyanın ve ülkemizin içinden geçmekte olduğu salgın hastalık süreci, birçok alanda olduğu gibi eğitim ve öğretim alanını da sekteye uğrattı. Milyonlarca öğrenci gibi ben de bu “yeni düzene” uyum sağlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığımı...
  • Kriz ve koronavirüs salgınıyla birlikte tüm dünyada işçi ve emekçilerin yaşam ve çalışma koşulları daha da zorlaştı. Bu süreçten en çok etkilenenler ise sağlık emekçileri oldu. Egemenler yeterli güvenlik önlemlerini almıyor, yeterli işçi...
  • Ekonomik krizin etkilerini en ağır biçimiyle yaşadığımız malumunuz. Tablo gittikçe kötüleşiyor. Haklarımıza dönük saldırıların dozunu arttıran egemenler bir kez daha krizden çıkışın faturasını işçi sınıfına kesiyorlar. İlk olarak koronavirüs salgını...
  • “Evde kal” derler, ama kalamayız. İşçi işine gitmezse aç kalır, hasta olan hastaneye gitmezse ayağına ne doktor gelir ne yurtdışına uçup tedavisini yaptırabilir. Hastanedeyim. O sürekli tekrar ettikleri “maske, mesafe, hijyen” üçlüsünden maske...
  • Evvel zamanlardan birinde, bir çiftlikte duvardaki çatlaktan bakan fare, çiftlik sahibi ile karısının bir paket açtıklarını gördü. “İçinde yiyecek mi var?” derken, bir baktı ki paketten çıkan bir fare kapanıydı. Hemen bahçeye koşup alarm verdi: “...
  • Pandemi sürecinde siyasi iktidarın ve patronların salgını nasıl kullandıklarını, önlem alma konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunu defalarca gördük, görmeye de devam ediyoruz. Temizlik-mesafe-maske söylemini dillerinden düşürmezken, bağışıklık...
  • Ben bir işçiyim / Soyum belki Spartaküs/ Bilmem belki de Bedreddinlere uzanır./ Çalışırım yaşamak için/ Yarını görmek için bugün çalışmam gerek./ Yarının bugün gibi olmaması için / Bugün çalışmam gerek.

UİD-DER Aylık Bülteni