Navigation

Buradasınız

2009’da Neleri Kaybettik?

Ocak 2010, No: 22

Kapitalist ekonomik krizin tırmanışa geçmesiyle on milyonlarca insanın açlığa, yoksulluğa ve işsizliğe sürüklendiği 2009 yılını geride bıraktık. Sermaye sınıfı, şiddetini arttıran ekonomik krizin faturasını işçilere çıkarmaktan geri durmadı. Sosyal hak gaspları, ödenmeyen ücretler, örgütlenmenin önüne dikilen engeller, iş cinayetleri, yaygınlaştırılan bölgesel savaşlar, yükseltilen milliyetçilik dalgası ve göçmen işçi kardeşlerimize yönelen ırkçı saldırılarla kabarık bir yıl… 2010’la birlikte saldırı dalgası, eğer biz dur demezsek, daha da şiddetlenerek devam edecek. Geride bıraktığımız senenin verileri bu yıl ne gibi saldırılarla karşı karşıya kalacağımızı gözler önüne seriyor:

  • Türkiye’de 1 milyon işçi işten atıldı. Böylece sadece resmi rakamlara göre işsizlerin toplam sayısı 3,5 milyonu buldu. Sendikaların araştırmaları ise gerçek işsizliğin 6 milyonu geçtiğini ortaya koyuyor.
  • Tüm dünyada işsizlerin sayısı 50 milyon daha artarak 200 milyona ulaştı.
  • Avrupa Birliği ülkelerinde ve ABD’de resmi işsizlik oranları yüzde 10’u geçti. ABD’de işsizlerin sayısı 15 milyonun, Avrupa ülkelerindeyse 20 milyonun üzerine çıktı.
  • Türkiye işsizlik oranında, resmi rakamlara göre, yüzde 15,5 ile Güney Afrika’dan sonra dünyada ikinci sıraya yükseldi. Genç işçiler arasında işsizlik oranı yüzde 28’e ulaştı.
  • Türkiye’de, sendikalaştığı için işten çıkarılan işçilerin sayısı 5 yılda yüz bini geçti.
  • Türkiye’de kayıt dışı, sigortasız çalışanların sayısı 4 milyona ulaştı. Tüm dünyada bu sayı 2 milyar.
  • Türkiye’de son bir yılda kriz bahanesiyle 52 bin işçi ücretsiz izne çıkartıldı. İşsizlik sigortası fonu yağmaya açıldı. Fonda biriken paranın sadece yüzde 5’i işçilere ödendi.
  • Katkı payı arttırılarak sağlık hakkı “paran kadar sağlık hizmeti” haline getirildi.
  • Yeşil kartlı hastalardan muayene ücreti alınmaya başlandı.
  • Sözleşmeli ve taşeron işçilik yaygınlaştırıldı.
  • Yaşanan iş cinayetlerinde resmi rakamlara göre Türkiye’de bine yakın işçi, tüm dünyada ise yaklaşık 2 milyon işçi yaşamını yitirdi.
  • Tuzla tersanelerinde iş kazaları sonucunda peş peşe ölümler yaşanmaya devam etti. Tuzla’da ölen işçi sayısı 131’e yükseldi. 2009 kapanırken bir toplu iş cinayeti de Bursa’da yaşandı; 19 maden işçisi kardeşimiz patronun kâr hırsının kurbanı oldu.
  • İşçilere ödenmesi gereken asgari geçim indirimi, birçok işyerinde ödenmedi.
  • Su, elektrik, doğalgaz, ulaşım, gıda gibi temel ihtiyaçlarımıza yıl boyunca yapılan zamların oranı yüzde 80’i buldu. Ücretlere yapılan zamlar ise yüzde 5’i geçmedi. Emeklilere yüzde 1,8, kamu işçilerine yüzde 3, asgari ücretlilere ise yüzde 4 zam yapıldı.
  • Türk-İş’in rakamlarına göre açlık sınırı 795 TL, yoksulluk sınırı ise 2588 TL oldu. Buna karşın asgari ücret 577 TL’de kaldı.
  • Dünyada açların sayısı 1 milyar 200 milyona ulaştı. 3 milyar insan ise yoksulluk sınırında yaşıyor.
  • Türkiye’de ise, TÜİK’in açıkladığı son rakamlara göre 11 milyondan fazla insan yoksulluk sınırında yaşarken, açlık çekenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır.
  • Türkiye’de her türlü güvenceden yoksun olarak çalıştırılan göçmen işçilerin sayısı 1 milyona ulaştı. AB ülkelerinde ise bu sayının 8 milyonu geçtiği tahmin ediliyor.

Dünya ölçeğinde işçi sınıfına dönük saldırılar hız kesmiyor. 2010 yılında sermaye sınıfının saldırıları daha da artacak. Eğer örgütsüz kalmaya devam edersek haklarımızı kaybetmeye de devam edeceğiz. Mevcut haklarımızı korumak, daha da geliştirmek ve çalışma koşullarımızı düzeltmek için örgütlenmek ve mücadele etmek zorundayız.

15 Ocak 2010

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni