Navigation

Buradasınız

2013 Bütçesi Kime Gidecek, İşçiye Ne Düşecek?

Aralık 2012, No: 57
Milyonlarca işçi asgari ücretle çalışıyor. Eğitim, sağlık ve sosyal yardımlara ayrılan pay ise düşüyor. Nüfus artışına rağmen, son yirmi yılda eğitim ve sağlık gibi sosyal harcamalara ayrılan pay, %20’den %16’ya indirilmiştir. “Büyük ekonomi ve bölgesel güç” Türkiye, insani gelişmişlik sıralamasında 187 ülke arasında 92. sırada! Maliye Bakanı’nın denge anlayışına da bakın hele! Bu nasıl denge, bu nasıl zulüm?

2013’e girerken, işçi ve emekçiler umutla hayatlarında iyiye doğru bir değişim olsun istiyorlar.

Geçim derdi işçilerin belini büküyor. En temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, işsiz kalmaktan, ev kirasını, kredi kartı borcunu ödeyememekten korkan, yaşam koşullarının zorluğundan bıkan işçiler, sıkıntılarından kurtulmayı ümit ediyorlar.

Kimisi piyango oyunlarına umut bağlıyor, kimisi fazla mesailerle gelirini arttırmaya çalışıyor, kimisi yeni yılda asgari ücrete iyi bir zam yapılmasını hayal ediyor.

İşçi ve emekçiler kemer sıkmaktan yoruldu!

Peki, geniş kesimler bu derin sefaletten kurtulmayı ümit ederken, patronlar cephesinde neler oluyor?

Onlar hallerinden fazlasıyla memnunlar. İşçilerin sömürülmesiyle dünyanın 17. büyük ekonomisi olmanın tadını çıkarıyorlar.

Patronların gayretkeş temsilcileri Meclis’te harıl harıl çalışıyorlar. AKP hükümeti, bir yandan Türkiye’nin 2013 yılı bütçesini, öte yandan asgari ücrete kaç simitlik zam yapacağını ve vergileri nasıl arttıracağını planlıyor.

Bütçe oluşturulurken, toplumun hangi kesiminden ne kadar alınacağı ve hangi kesimine ne kadar pay verileceği, o bütçenin kimin için yapıldığını ortaya koyar.

Açıktır ki devlet, işçinin iliğini kemiğini kuruturken patronları ihya ediyor. 2013 yılı bütçesi de tıpkı ondan öncekiler gibi sermayenin çıkarları için planlanmış bir bütçedir.

2013 bütçesi, patronların işçi haklarına nasıl da saldırdığını gözler önüne seriyor.

Milyonlarca işçi ve emekçinin ümitleri, talepleri bu yıl da yok sayılıyor. Peki, 2013 bütçesinde milyonlarca işçi ve emekçi için ne var?

Artan vergiler var, kamu harcamalarında, sosyal harcamalarda kesinti var. Krizin faturasını ödemek var. Savaş bütçesinin yükü var.

AKP hükümeti, 370 milyar lira olan 2013 bütçesinin tam 318 milyar lirasını vergilerden elde etmeyi hedefliyor. Bunun en büyük kısmını dolaylı ve dolaysız olarak işçi ve emekçilerden toplanan vergiler oluşturuyor. Üstelik bu sene devlet, vergi gelirlerini %14 oranında arttırmayı planlıyor.

Gelir vergisi, KDV, ÖTV ve adını bilmediğimiz pek çok vergi ile işçi sınıfının iliğini kurutan devlet, yeni vergi zamlarıyla belimizi bükecek!

Sıra işçi ve emekçi kesimlere pay ayırmaya geldiğinde ise işler tersine dönüyor. Devlet işçiden kepçeyle aldığını kaşıkla bile geri vermiyor.

Eğitime, sağlığa, sosyal harcamalara pay sınırlı!

Asgari ücrete ve kamu çalışanlarına yapılan zam üç kuruşu geçmiyor!

Doğalgaza, elektriğe, suya, ulaşıma, gıdaya, yani her şeye zam yağıyor. Enflasyon artıyor.

İşçilerin alım gücü sürekli düşüyor.

Patronlar sınıfının has temsilcisi, işçi düşmanı Maliye Bakanı ise utanmadan şöyle diyor: “2013 yılında çalışanları, emeklileri, asgari ücretlileri enflasyona ezdirmeyeceğiz. İmkânlarımızı milletimizin hizmetine harcamaya devam edeceğiz. 2013’te durumumuz iyi yani.”

“Dengeleri bozmayalım” diyerek kamu çalışanlarına %4 zammı reva gören,

Milletvekillerinin çok mağdur olduklarını ileri sürerek maaşlarına zam yapan,

Son on yılda Türkiye’nin dolar milyarderlerinin sayısını 40’a çıkarırken, günde bir doların altında bir gelirle geçinmek zorunda olanların sayısını neredeyse ikiye katlayan hükümetin mali işlerine “Bakan”, açlık sınırı 1050 lira iken 739 liralık asgari ücrete %3 civarında zam yapmaya hazırlanan aynı Bakan değil mi?

Patronlar her türlü harcamayı gider olarak gösterip vergi indiriminden yararlanırken; işçinin ücreti daha eline geçmeden, önemli bir kısmı vergi olarak kesiliyor.

Milyonlarca işçi asgari ücretle çalışıyor. Eğitim, sağlık ve sosyal yardımlara ayrılan pay ise düşüyor. Nüfus artışına rağmen, son yirmi yılda eğitim ve sağlık gibi sosyal harcamalara ayrılan pay, %20’den %16’ya indirilmiştir.

“Büyük ekonomi ve bölgesel güç” Türkiye, insani gelişmişlik sıralamasında 187 ülke arasında 92. sırada! Maliye Bakanı’nın denge anlayışına da bakın hele! Bu nasıl denge, bu nasıl zulüm?   

İşlerine gelmeyen durumlarda kuyruğuna basılmış kedi gibi feryat eden para babaları, Meclis’in bütçe görüşmelerini işte bu nedenle büyük bir memnuniyetle izliyorlar. Onlar için “işler tıkırında!” 

Devlet vergi toplarken elleri ceplerine gitmeyen patronlar, bütçenin aslan payını kapıyorlar.    

Ballı teşvik paketleriyle, vergi indirimleriyle, yatırım destekleriyle kârları büyütülen patronların durumu iyi!

Yeni zamlarla ödüllendirilen milletvekillerinin ve devlet bürokratlarının durumu iyi!

Savaş tacirlerinin durumu iyi!

Devlet bir kilo domates için, ekmek için, doğalgaz için milyarder patronlardan da asgari ücretliden de aynı vergiyi alıyor.

Patronlar her türlü harcamayı gider olarak gösterip vergi indiriminden yararlanırken; işçinin ücreti daha eline geçmeden, önemli bir kısmı vergi olarak kesiliyor.

Sosyal güvenliğin kapsamı daraltılarak muayene, tedavi ve ilaçtan alınan katkı payları arttırılıyor.

Okullarda yoksul emekçi çocuklarından toplanan paralarla eğitim, hem paralı hale getiriliyor hem de kalitesi düşürülüyor.

Oysa silahlanmaya ve “güvenlik” güçlerine ayrılan pay tam 45 milyar lira!

70 milyar liralık örtülü ödeneği de eklediğimizde bu bütçenin silahlanma, savaş, baskı, gaz ve cop bütçesi olduğu ortadadır.

AKP hükümeti, 2013’te işçi sınıfına yönelik baskıyı, sömürüyü ve ezilen halklara dönük saldırgan tutumunu sertleştirecek.

Özetle, iş saatleri daha da uzayacak. İşten atma saldırıları hız kesmeden devam edecek. İşsizlik artacak. Esnek çalışma, taşeronlaştırma yaygınlaştırılacak. Kıdem tazminatının fona devredilmesi yeniden gündeme getirilecek. İş kazaları daha da artacak. Emeklilik yaşını yükseltme planları Meclis gündemine getirilecek.

Tüm bu saldırılar kapıdayken işçiler elini kolunu bağlayıp oturamaz! 

İşçiler, kendi yarattıkları değerlerden daha fazla pay almak ve bu sömürü düzenine son vermek için mücadele etmek zorundalar.

17 Aralık 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...
  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...