Navigation

Buradasınız

2020’de En Az 2427 İşçi Hayatını Kaybetti

2020 yılı işçi sınıfının haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştiği bir yıl olarak geride kaldı. İşçilerin haklarını kırpmak, gasp etmek için her fırsatı değerlendiren sermaye sınıfı, koronavirüs salgınını da büyük bir fırsat olarak gördü ve siyasi iktidarın desteğiyle de bunu çok büyük oranda hayata geçirdi. Kısa çalışma ve ücretsiz izinler yaygınlaştırıldı, sendikal örgütlülük zayıflatıldı, yeni sendikal örgütlenmelerin önüne fiilen ciddi engeller dikildi. İşçilere bağışıklık sistemini güçlü tutma tavsiyesinde bulunan sermaye sınıfı, salgına karşı işyerlerinde etkili önlemler almak yerine sorumluluğu işçilerin sırtına yükledi. Bir yandan evde kal çağrıları yükseltilirken öte yandan işçiler sağlıksız koşullarda çalıştırılmaya devam edildi.

2020 yılı işçi sınıfının haklarına yönelik büyük saldırıların gerçekleştiği bir yıl olarak geride kaldı. İşçilerin haklarını kırpmak, gasp etmek için her fırsatı değerlendiren sermaye sınıfı, koronavirüs salgınını da büyük bir fırsat olarak gördü ve siyasi iktidarın desteğiyle de bunu çok büyük oranda hayata geçirdi. Kısa çalışma ve ücretsiz izinler yaygınlaştırıldı, sendikal örgütlülük zayıflatıldı, yeni sendikal örgütlenmelerin önüne fiilen ciddi engeller dikildi. İşçilere bağışıklık sistemini güçlü tutma tavsiyesinde bulunan sermaye sınıfı, salgına karşı işyerlerinde etkili önlemler almak yerine sorumluluğu işçilerin sırtına yükledi. Bir yandan evde kal çağrıları yükseltilirken öte yandan işçiler sağlıksız koşullarda çalıştırılmaya devam edildi. Bağışıklık sistemini güçlü tutmanın en önemli yolu olan iyi beslenme ve dinlenme olanakları işçilere sağlanmadı. Birçok işyerinde işçilere verilen yemeklerin çeşitliliği azaltıldı ve daha ucuz yemekler verilmeye başlandı. Çalışma saatleri de alabildiğine uzatıldı. Bu duruma karşı çıkan işçilere de ücretsiz izinlerle gözdağı verildi. Hatta sözde işten çıkarma yasağına rağmen çok sayıda işçi işinden edildi.

Ağırlaşan çalışma ve yaşam koşulları nedeniyle işçilerin salgından etkilenme oranları ciddi oranda yükseldi. Virüsün zengin yoksul ayrımı yapmadığı propagandası sürekli tekrarlanırken, ağır çalışmaya ve kötü beslenmeye maruz kalan işçilerin hastalığa yakalanma oranının daha fazla olduğu görüldü. Salgın nedeniyle hayatını kaybeden işçilerin sayısı çok büyük oranda arttı. Zaten iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle her ay yüzün üzerinde işçinin canını alan iş cinayetlerine bir de salgın faktörü eklendi. Bu durum 2020 yılında gerçekleşen iş cinayetlerinde meydana gelen ölüm rakamlarına da yansıdı ve en çok işçi ölümü salgın nedeniyle meydana geldi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 2020 yılı iş cinayeti raporu bu gerçekliği gözler önüne seriyor.

İSİG Meclisi’nin raporuna göre en az 2427 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 741 işçinin yaşamını yitirmesine neden olan Covid-19 hastalığı yüzde 31 ile birinci sırada yer aldı. 388 işçi trafik, servis kazası; 296 işçi ezilme, göçük; 237 işçi yüksekten düşme; 190 işçi kalp krizi ve beyin kanaması, 105 işçi şiddet; 104 işçi elektrik çarpması, 87 işçi zehirlenme, boğulma; 73 işçi intihar; 53 işçi patlama ve yanma, 27 işçi nesne çarpması, düşmesi, 21 işçi kesilme, kopma ve 105 işçi diğer nedenlerden dolayı yaşamını yitirdi. Toplam ölümlerin içinde sendikalı işçi sayısı 109 ile yüzde 4,49 düzeyinde oldu.

Ölen işçilerin arasında 48 Suriyeli, 28 Afganistanlı, 5 Türkmenistanlı, 4’er Gürcistanlı ve Özbekistanlı, 2’şer Azerbaycanlı, İranlı, Rusyalı ve Ukraynalı; 1’er Bulgaristanlı, Iraklı, Nepalli ve Pakistanlı en az 101 göçmen/mülteci işçi bulunuyor.

İş cinayetlerinin şehirlere göre dağılımının da verildiği raporda İstanbul’da 325, İzmir’de 111, Kocaeli’de 99, Ankara’da 80, Bursa’da 79, Antalya’da 67, Konya’da 66, Aydın’da 65, Denizli ve Samsun’da 61, Adana’da 60, Gaziantep’te 58, Sakarya’da 57, Manisa ve Şanlıurfa’da 54, Mersin’de 52, Van’da 46, Muğla’da 45, Diyarbakır ve Hatay’da 41, Kayseri’de ise 40 işçinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

Rapora göre 2020 yılında iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin 148’i kadın işçi olurken yaşa göre dağılım ise şöyle;

  • 14 yaş ve altı 22 çocuk işçi,
  • 15-17 yaş arası 46 çocuk/genç işçi,
  • 18-27 yaş arası 258 işçi,
  • 28-50 yaş arası 1079 işçi,
  • 51-64 yaş arası 708 işçi,
  • 65 yaş ve üstü 159 işçi,
  • 155 işçinin yaş bilgisine ulaşılamadı.
13 Ocak 2021

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Genç işsizliğin yüzde 30’lara çıktığı, yoksulluğun her geçen gün arttığı Tunus’ta emekçilerin haklı öfkesi sokaklarda yankılanmaya devam ediyor. Hükümetin, emekçilere hiçbir güvence vermeden salgına karşı önlem adı altında sadece sokağa çıkma...
  • Geçtiğimiz haftalarda, çok bilindik bir program olan “Güldür Güldür”de işçi sınıfının örgütlülüğünün dağıtılarak yıllar içinde nasıl sorgulamayan işçiler yaratıldığı anlatıldı bir skeçle. İzlediklerimiz komik bir şekilde ele alınmıştı ancak bir kez...
  • DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve 43 gündür fabrika önünde direnişte olan Ekmekçioğulları Metal işçileri 19 Ocak günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla görüşmek için Ankara’ya gittiler....
  • Dünya işçi sınıfı 2021’i sermaye sınıfının yoğunlaşan sömürüsü, baskısı ve yasaklarıyla karşıladı. İşten atma saldırıları, ücret kesintileri, hak gaspları artarak devam ediyor. Ancak işçiler de bu saldırılara karşı birleşmekten, direnmekten,...
  • Arkadaşlarla bir hafta sonu bizim evde buluşma ayarladık. Sokağa çıkamadığımızdan dolayı evde zaman geçirmek istedik. Herkes bir fikirle gelmişti. Bir arkadaşım kutu oyunu getirmişti. Oyunun adı “Monopoly.” Oyunun amacı şu; banka sana hayatta...
  • Geçtiğimiz günlerde koronavirüs önlemlerinin alınıp alınmadığını denetlemek için işyerimize kamu görevlileri geldi. Tabi bu denetimin nedeni bir arkadaşımızın işyerinde koronavirüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığına dair yaptığı şikâyetmiş. Bir...
  • Kapitalist sistemin yarattığı büyük çelişkiler, eşitsizlikler, adaletsizlikler, derinleştirdiği toplumsal sorunlar her geçen gün daha fazla can yakıyor. 21’inci yüzyılın teknolojik gelişmişlik ve üretim düzeyine rağmen yüz milyonlarca insan açlık...
  • “Biz ekmeğimizin peşindeyiz.” Ne çok duyarız bu sözleri çalıştığımız fabrikalarda, işyerlerinde, grev ve direnişlerde. Kimi zaman yapılan bir yanlışın üzerini örtmek, bahane bulmak için kullanılır. “Bakma yapmak istemezdim ama işte ekmeğimizin...
  • Krizin ve Covid-19 salgınının yükü işçi ve emekçilerin üzerine yıkılmaya devam ediyor, yoksullaşma derinleşiyor. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in Covid-19 Döneminde İşsizlik Sigortası Fonu Raporu, İşsizlik Sigortası Fonunun...
  • Tüm dünya yeni bir yıla “merhaba” dedi. Çeşitli dillerde, farklı tonlarda çıktı bu merhabalar. İnsanlar yeni yılda yeni dilekler dilediler. Kimisi milyarlarına milyar istedi yüzü kızarmadan, mücevher takımına yeni yeni mücevherler istedi. Kimisi iş...
  • Otomotiv sektörüne plastik araba parçaları üreten bir fabrikada çalışıyorum. Covid-19 salgınıyla birlikte çalıştığımız fabrikada bir panik havası vardı. Televizyonlardan, internetten yayılan korku ve panik havası hemen herkesi çok etkiledi. Toplum...
  • Bir yılı daha geride bıraktık. 2020’nin ilk aylarında hayatımıza giren pandemiyle birlikte yaşamımız içinden çıkılmaz hale geldi. İşsizlik, yoksulluk derken bir de üstüne gelen yasaklarla beraber nefes alamaz olduk. Biz işçiler için zor bir yıldı....
  • Siyah emekçilere yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor. ABD’de geçtiğimiz Mayıs ayında George Floyd’un katledilmesi üzerine tüm dünyada emekçilerin adalet talebi yükselmiş, meydanlar ırkçı nefrete karşı dolup taşmıştı. Kıtadan kıtaya sıçrayan...

UİD-DER Aylık Bülteni