Navigation

Buradasınız

Afrika Açlıktan Kırılıyor, Patronlar Kârlarını Düşünüyor

Ağustos 2011, No: 41

Açlık Afrika’da insanların canını almaya devam ediyor. Açlıkla özdeşleşen Afrika kıtası, bugün toplu ölümlerle gündeme gelmiş durumda. Başta Somali olmak üzere Doğu Afrika ülkelerinde açlık ve kuraklık her gün büyüyor. Açlık, Somali’yle birlikte Etiyopya, Kenya, Cibuti ve Ugandalı kardeşlerimizi de vuruyor. Afrika Boynuzu olarak adlandırılan bu bölgede, açıklanan bilgilere göre açlıktan etkilenen 15 milyon insana yardım edilemezse hepsi ölecek. Bu sayının daha da artabileceği söyleniyor. Milyonlarca insanı etkileyen açlık sorunu bir an önce çözülemezse, Afrika kıtası dünyanın en büyük mezarı haline gelecek. Başta çocuklar olmak üzere, Afrikalı emekçiler bir parça yiyecek bulabilmek için kilometrelerce yol tepiyor ve mülteci kamplarına ulaşmaya çalışıyorlar. Ekmeğe ulaşmak için yürüyen emekçi halktan yüzlercesi her gün yollarda açlıktan ölüyor. Yaşanan açlığın haddi hesabı yok, ama bir o kadar da trajedi yaşanıyor. Üç dört çocuğuyla yollara düşen kadınlar, en zayıf çocuklarını yollarda ölüme terk etmek zorunda kalarak diğer çocuklarını kamplara ulaştırmaya çalışıyorlar.

Aç insanlar kilometrelerce yol yürüyüp mülteci kamplarına gidiyorlar, fakat mülteci kamplarına ulaşamadan hastalıktan ve açlıktan yollarda yaşamlarını yitiriyorlar. Yüzlerce çocuk ise anne ve babalarını açlıktan kaybettiği için, yollarda tek başlarına yürüyor. Kenya’da bulunan mülteci kampı Dadaab’a ve Etiyopya’daki Dollo Ado kampına her gün binlerce aç insan akın ediyor. Kapasitesi 90 bin kişilik Dadaab kampına şimdiye kadar 500 bin insan ulaşmış durumda. Mülteci kampları oldukça yetersizler. Dolaysıyla aç ve susuz Afrikalıların mülteci kamplarına ulaşmış olması sorunları çözmüyor. Kamplarda insanlar birçok sorunla yüz yüzeler, başta gıda olmak üzere, barınma ve ilaç sıkıntısı yüzünden binlerce insan hastalanıyor ve yollarda ölmeyenler burada ölüyor.

Afrika kıtasındaki açlığın önüne geçilememesini kaderle, yetersiz üretimle, doğa olaylarıyla açıklamak büyük bir kandırmacadır. Bugün dünyada savunma ve silah harcamalarına tam 1,5 trilyon dolar ayrılıyor. Eğer bu para silaha değil de yiyeceğe harcanırsa açlığın kökü Afrika’dan kazınıp atılmış olur. Afrikalı emekçi kitlelerin açlıktan ölmesinin sorumlusu, kâr düzeni kapitalizmdir. Günümüzde teknoloji oldukça gelmişmiş durumdadır ve gerçekleştirilecek planlı bir üretimle 10 milyardan fazla insanın karnını doyurmak mümkündür. Oysa dünyada 6,5 milyar insan yaşıyor, ama yarısından çoğu yoksul ve bir milyar insan aç. Çünkü kapitalizmde her şey kâr amaçlı üretiliyor ve insanların aç olması ve ölmesi patronların umurunda değil. Patronlar satamayacakları malları üretmezler. Dünyayı cennette çevirebilecek bilim ve teknolojiye de patronlar sınıfı tarafından pranga vurulmuştur.

Şunu çok iyi bilelim ki, dünyamızda açlığı, yoksulluğu, işsizliği, savaşları üreten kapitalist sistemdir. Her şeye kâr amaçlı bakan, insanı bile metalaştıran bu düzen artık iyice çürümüş durumda. Bir tarafta bolluk ve gülistanlık, ama öte tarafta açlık ve yıkım üreten bu kâr düzenidir. İnsanlık böyle bir düzeni yaşamaya mecbur mudur? Açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, savaşların olmadığı bir dünya kurmak bir hayal değildir. Böyle bir dünya kurmak için, insanlığa tarifsiz acılar yaşatan bu kâr düzenine boyun eğmemek ve kabullenmemek gerekiyor. Kapitalist sistem yıkılmadan toplumun kurtulması mümkün değildir.   

15 Ağustos 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • DİSK Genel-İş Sendikası 17. Genel Kurulu “Halk İçin Demokrasiyi Türkiye İşçi Sınıfı Kuracak” sloganıyla 23 Ağustosta Ankara DSİ Genel Müdürlüğü konferans salonunda başladı. Genel Kurulun ilk gününe DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’e ve KESK’...
  • İzmir Buca Ege Organize Sanayi (BEGOS) Bölgesinde kurulu olan ve Üniteks firmasına fason üretim yapan TR İnter Tekstil fabrikasında çalışan işçilere 2,5 aydan beri ücretleri ödenmiyor. TR İnter patronu işçilere bayrama kadar sürekli zorunlu fazla...
  • “Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan çok daha zordur” demiş büyük bilim insanı Einstein. Gerçekten de insanlar önyargılı davrandıklarını kabul etmezler. Önyargılarını en doğru düşünceleri gibi sahiplenir, ısrarla savunurlar. Egemenler,...
  • Okuduğum zaman çok etkilendiğim, yaşanmış bir hikâyeyi sizinle paylaşmak istedim. Muhammed ve Sameer’in hikâyesi... Bir fotoğrafın hikâyesi… Bu iki insan yaklaşık 130 yıl önce Şam’da yaşadı. Yoksul emekçilerdi, yalnız yaşarlardı. Sameer kahvelerde...
  • Bir süre önce UİD-DER’in internet sitesinde bir mektup okumuştum. Başlık çok çarpıcıydı: “Her Şey Para Demek Değil!” Çok merak ettim, “böyle bir başlığın konusu ne olabilir?” dedim kendi kendime. Yazıyı açtım, merakla okumaya başladım. Bu mektubu...
  • Kaz Dağlarında altın arayan Alamos Gold adlı Kanadalı şirket ve onun yerli ortağı Doğu Biga Madencilik, şu ana kadar 200 bin civarında ağacı kesmiş ve doğada büyük bir tahribata yol açmıştır. Bu şirketler, siyanürle altın arıyor ve yerin altını...
  • Bursa Orhangazi’de bulunan Cargill fabrikasında Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten çıkarılan işçilerin mücadelesi sürüyor. 10 Temmuzda görülen işe iade davasının karar duruşmasında, mahkeme 14 işçinin haksız yere işten atıldığına ve...
  • Haksızlıklar karşısında susmayanlar için söylenen bir söz vardır, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”  Bu topraklarda nice yazar, çizer, aydın, devrimci ve demokrat kişiler burjuvazinin ve faşist rejimlerin hedefi haline gelmiş, ama aydınlık...
  • Geçen gün bir internet sitesinde rastladığım haberde şöyle yazıyordu: “İşçi istifa etse de yıllık izin ücretini alabilecek!” Habere göre Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesiyle alakalı emsal nitelikte bir karar...
  • Merhaba arkadaşlar, bizler UİD-DER’in yetiştirdiği işçi, emekçi gençleriz. UİD-DER sitesinde emekçi kadınların ve sonrasında gençlerin yazdığı mektup bizlere de cesaret verdi. Bu nedenle Esenyurt’lu gençler olarak sizlerle kendi duygularımızı...
  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...
  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...