Navigation

Buradasınız

Arabuluculuk Zorunlu Hale Getirildi

Kapitalist sistemde kâğıt üzerinde taraflara (işçiye ve patrona) eşit yaklaşan yasal mevzuat, gerçek hayatta işçinin aleyhine işliyor. İşçinin doğrudan iş mahkemesine gitmesinin önünü kesen ve arabuluculuk sistemini dayatan yasa da farklı olmayacak. Arabuluculuk sisteminde işçiler daha rahat baskı altına alınabilecek, uzun ve masraflı dava süreci gösterilip kendisine önerilene razı olması dayatılacak.

İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Böylece bu yasayla, işçi ile patron arasında meydana gelecek anlaşmazlıkları çözmek üzere, arabuluculuk sistemi zorunlu hale getirildi. İşçilerin bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan alacak ve tazminatları için arabulucuya başvurmaları, dava şartı haline getirildi.

Geçen Haziran ayında tasarı olarak Meclis gündemine getirilen yasa, işçi ve patron arasında uyuşmazlık durumunda mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmayı zorunlu hale getiriyor. Zamanaşımı süresi de 5 yılla sınırlanıyor. Kanun tasarısı iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünü düzenliyor. Gazeteciler ve gemi adamları da işçilerin yanı sıra yasa kapsamına alındı.

İş Mahkemeleri Kanununun yeni haliyle;

  • İş mahkemeleri, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığı’nca gerekli görülen yerlerde kurulacak.
  • İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilecek.
  • İş mahkemesi kurulmayan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince bakılacak.
  • İşçi ve işveren sendikaları konfederasyonları Arabuluculuk Kurulunda temsil edilebilecek.
  • Kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi, işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulması dava şartı olarak aranacak.
  • İşçi kıdem, ihbar gibi tazminat ve fazla mesai, yıllık izin gibi ücret; işveren de alacak ve tazminat kalemleri için dava açmadan önce arabulucuya başvuracak.
  • Hakaret veya işyerinde patrona ait mal ve malzemelere zarar verilmesinden doğan tazminat talepleri dava açılmadan önce arabulucuya götürülecek.
  • İş sözleşmesi feshedilen işçi, sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiasıyla, 1 ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvuracak. Başvurudan sonuç alınamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilecek.
  • Davacı (işçi veya patron), arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda. Buna uyulmazsa, mahkeme davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmasını, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderecek.
  • İhtarın gereği yerine getirilmezse, mahkeme dava dilekçesini karşı tarafa tebliğe çıkarmadan (bildirmeden) davanın usulen reddine karar verecek.
  • İş sözleşmesi fiilen sona eren işçiler, doğrudan arabulucuya başvuracak.
  • Arabuluculuk komisyon üyelerinin arabuluculuk faaliyeti kapsamında yaptıkları işler ve aldıkları kararlar sebebiyle açılacak tazminat davaları, ancak devlet aleyhine açılabilecek.
  • Devlet ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan üyelere ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde rücu edecek.

Arabuluculuk büroları kurulacak;

  • Arabuluculuğa başvuranları bilgilendirmek, arabulucuları görevlendirmek ve kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından uygun görülen adliyelerde arabuluculuk büroları kurulacak. 
  • Arabuluculuk büroları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenen sulh hukuk hâkimliğinin gözetim ve denetimi altında görev yapacak. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde bu büroların görevi, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından ilgili hâkimin gözetim ve denetimi altında yerine getirilecek.

Sendikalaşma, grev, lokavt, TİS uyuşmazlıklarında;

  • İş Kanunu uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz davalarında verilen kararlar ile işveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya işyeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalarda verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacak.
  • Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerine, toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklara, uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklara ve karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev veya lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespitine ilişkin açılan davalarda verilen kararlar da temyiz edilemeyecek.

İş kazaları ve meslek hastalıklarında arabuluculuk yok

  • İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi-manevi tazminat davalarında arabuluculuk şartı aranmayacak. Bu şartlarda rücu davalarında da uygulanmayacak.
  • İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılacak.

Mevcut durumda birçok iş kazası-iş cinayeti vakasının mahkemeye yansıtılmadan üstünün kapatıldığı, yardım vaatleriyle oyalanan ailelerin mağdur edildiği biliniyor. Yeni yasa, patronun işçi ailesinin maddi durumunu istismar etmesinin önüne geçecek bir düzenleme içermiyor.

Arabuluculuk ücreti

  • Taraflardan biri, geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmazsa, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu olacak. Bu taraf lehine vekâlet ücretine de hükmedilmeyecek.
  • Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmadığı için sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda taraflar, yaptıkları yargılama giderlerini kendileri karşılayacak.
  • Taraflar, arabuluculuk sonunda anlaşırsa arabuluculuk ücreti, belirtilen tarifeye göre, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacak.

İşe iade talebi durumunda arabuluculuk ücreti;

  • Görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, ara bulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, tarifenin ikinci kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilecek.
  • Arabuluculuk sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya 2 saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hallerinde, 2 saatlik ücret tutarı ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek.

Taşeronlukta arabuluculuk

  • Asıl işveren-alt işveren ilişkisi durumunda, işe iade talebiyle arabulucuya başvuru yapıldığında, arabuluculuk görüşmelerine iki patron da katılacak.
  • Zamanaşımı süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede duracak, hak düşürücü süre işlemeyecek.
  • Arabuluculuk görüşmelerine taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla da katılabilecek. Patron kendi çalışanını da yazılı belgeyle yetkilendirerek görüşmelere patronu temsilen katılmasını sağlayabilecek.

Sosyal güvenlik mevzuatındaki uyuşmazlıklarda;

  • Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tâbi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce SGK’ya başvurulacak.
  • Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya 60 gün içinde kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılacak.
  • Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şartı aranacak.
  • Zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle patron aleyhine açılan davalarda, dava kuruma (SGK) resen ihbar edilecek.

Zamanaşımı süresi 5 yıl;

  • İş sözleşmesinden kaynaklanmak şartıyla, hangi kanuna tâbi olursa olsun; yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat için zamanaşımı süresi 5 yıl olacak.
  • Yıllık izin ücreti ve tazminatlar için, zamanaşımı süresini düzenleyen Ek 3. maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlayan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tâbi olmaya devam edecek, ancak zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmının Ek 3. maddede öngörülen süreden uzun olması durumunda, bu maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş sayılacak.

İş Mahkemeleri Kanunundaki düzenleme mahkemelerin ve Yargıtay’ın iş yükünün hafifletilmesi gerekçesiyle yapılıyor. Hatırlanacağı gibi daha önce aynı gerekçeyle yapılan bir düzenlemeyle, iş mahkemelerine başvuru için dava harcı arttırılmıştı. Böylece bu harcı yatırma imkânı olmayan işçiler için fiilen dava açma olanağı ortadan kaldırılmıştı.

İş kazasını patronun bildirme yükümlülüğü olduğu halde, örtbas etmesinin yolu da açıktı. İş kazası geçiren işçi, aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği süre boyunca, işten atılma korkusuyla dava açamıyor. Son düzenleme işçinin bu konudaki sorununu çözmüyor.

İş davalarının 4 ay gibi bir süre içinde çözüme kavuşturulması, iş kanununda öngörülüyor. Ancak bu sürede bir davanın sonuçlandığı görülmemiştir. Yıllar sonra karara bağlanan davalarda, sonuç işçinin lehine olsa bile, çoğu işsizlikle geçen sürenin faturası işçiye çıkıyor. Bu durum fiilen patronun sendikalaşmayı engellemesini, işçiyi haksız yere işten çıkarabilmesini sağlıyor.

Kapitalist sistemde kâğıt üzerinde taraflara (işçiye ve patrona) eşit yaklaşan yasal mevzuat, gerçek hayatta işçinin aleyhine işliyor. İşçinin doğrudan iş mahkemesine gitmesinin önünü kesen ve arabuluculuk sistemini dayatan yasa da farklı olmayacak. Arabuluculuk sisteminde işçiler daha rahat baskı altına alınabilecek, uzun ve masraflı dava süreci gösterilip kendisine önerilene razı olması dayatılacak. Son durumda da işçilerin lehine sonuç alabilmek, işçilerin örgütlülük düzeyine bağlı olacaktır.

14 Ekim 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...