. Aslanı Kedi Yapan Taktikler | Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği
Navigation

Buradasınız

Aslanı Kedi Yapan Taktikler

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 112
2015’te metal işçileri greve çıkmışlardı. Gebze’deki fabrikaların önünde eylem yapılıyordu. İşçilerde büyük bir coşku vardı. Ancak ertesi gün grev yasaklandı ve işçiler yeterince örgütlü olmadıkları için bu yasağa direnemediler, işbaşı yaptılar. Bir işçi o gün duygularını şu şekilde ifade etmişti: “Greve aslan gibi çıktık, tezgâhların başına kedi gibi döndük.”

2015’te metal işçileri greve çıkmışlardı. Gebze’deki fabrikaların önünde eylem yapılıyordu. İşçilerde büyük bir coşku vardı. Ancak ertesi gün grev yasaklandı ve işçiler yeterince örgütlü olmadıkları için bu yasağa direnemediler, işbaşı yaptılar. Bir işçi o gün duygularını şu şekilde ifade etmişti: “Greve aslan gibi çıktık, tezgâhların başına kedi gibi döndük.” Bu örnekte olduğu gibi işçiler, talepleri için ne zaman eyleme geçecek olsalar, önce büyük bir coşku ve kararlılık görüntüsü çiziyorlar. Ama kısa zamanda coşku sönüyor, kararlılık yerini endişe ve moralsizliğe bırakıyor. Bunun altında patronların ve hükümetin işçileri bölmek, mücadeleden vazgeçirmek için uyguladığı taktikler var. İşçilerse bu taktiklere yeniliyorlar çünkü birlik değiller, yani örgütsüz ve hazırlıksızlar.

İşçilerin mücadele örgütü olması gereken sendikaların başında bugün işçilerden ve onların sorunlarından uzaklaşmış bürokratlar var. Bu sendikacılar patronların sinsi taktiklerini boşa çıkartacak istek ve bilinçten yoksunlar. Örgütsüz işçileri daha da pasifleştirip bezdiriyorlar.

Mesela Bursa’da “Metal Fırtına” patlak verdiğinde işçilerin elinde sadece uğradıkları haksızlıklara karşı yıllardır birikmiş öfkeleri vardı. Eylemleri bilinçli ve hazırlıklı olarak başlatmamışlardı. Patronlar ve hükümet bunu biliyordu ve öyle taktikler uyguladılar ki işçilerin mücadelesi söndü, yeniden mücadeleye atılmak için lazım olan moral ve güçleri yok oldu. Tofaş’ta patron işçilerin evlerine adamlarını gönderdi. Eşlerinin işten atılmasıyla ve hapsedilmesiyle korkutulan kadınlar, eşlerini eylemden vazgeçirmek için fabrika önlerine getirildi. Coşkunöz’de işveren işçilerle değil takım başlarıyla görüştü. Patronların etkisine kapılan takım başları direnişi kırdı. Renault’ta işçi temsilcileri görüşmeye çağrıldı ama her seferinde uzun süre bekletildiler ve yıpratıldılar. MESS ve Renault yöneticileri, aç olduklarını bildikleri işçilerin karşısında yemek yediler, psikolojik baskı oluşturdular. Toplantıları bilerek uzattılar. Meselâ birçok toplantı saatlerce sürdü ve temsilciler içeride görüşürken, dışarıdaki işçiler saatler boyunca coşkulu tezahüratlar yapıp kararlılıklarını ortaya koydular. Fakat toplantıdan bir sonuç çıkmadı, tükenmiş işçiler hiçbir şey elde edemeden bıkkınca dağıldılar ve giderek umutsuzluk hâkim olmaya başladı. Toplantıları sonuçsuz bırakan patron temsilcilerinin arzusu tam da buydu: İşçileri yormak, tüketmek ve yenilgi psikolojine hazırlamak! Bu durum, işçilerin talepleri tam olarak karşılanmadan işbaşı yapılmasında etkili oldu.

Patronların bu taktikleri tesadüf değil bir hazırlığın sonucudur, sınıf tutumudur. Onlar “kriz” durumlarında “aslanı uysal bir kedi haline getirecek” taktikleri çok iyi biliyor ve sonuna kadar kullanıyorlar. Meselâ geçtiğimiz günlerde Kocaeli’ndeki patronlar, bir danışmanlık şirketinin “İşçi İşveren İlişkileri ve Kriz Yönetimi” adlı seminerine katıldılar. Seminerin alt başlıkları arasında şunlar vardı: “Metal Fırtına 2 geliyor mu? İşverenler, şirket sahipleri, yöneticiler olarak ne yapacağınızı biliyor musunuz? Olası işçi-işveren krizini önlemenin yolları neler olabilir? Kriz oluştuğunda en sağlıklı çözüm ne olabilir?” Seminerde “krizin” yaşandığı ama sorunun işveren lehine çözüldüğü somut örnekler de paylaşıldı. Yani işçilerin hakları için mücadele etmesi patronlar için “kriz”dir ve patronlar bu “krizleri” nasıl çözeceklerini çok iyi biliyorlar. Hazırlıksız, bilinçsiz ve örgütsüz işçilerin karşısında hazırlıklı, bilinçli ve örgütlü davranıyor, kısa zamanda onları yenilgiye uğratıyorlar. Elbette işçilerin bu saldırıları boşa çıkarabilmesi için durumu tersine çevirmesi, yani örgütlenmesi gerekiyor.

İşçilerin mücadele örgütü olması gereken sendikaların başında bugün işçilerden ve onların sorunlarından uzaklaşmış bürokratlar var. Bu sendikacılar patronların sinsi taktiklerini boşa çıkartacak istek ve bilinçten yoksunlar. Örgütsüz işçileri daha da pasifleştirip bezdiriyorlar. Örneğin grev yasağı karşısında cam işçilerinin önüne üretimi durdurma veya bütün gün yavaşlatma hedefini koymuyorlar. Bunun yerine zaten 8 saat çalışıp vardiyasını bitirmiş işçileri bir vardiya daha işyerinde tutuyorlar. İşçilerin gazını alıyor, onları yoruyorlar. Üretim devam ederken böyle bir eylem patronları değil işçileri etkiliyor. Bu arada patronlarla sendikacılar sık sık görüşüyor ama toplantılar sonuçsuz bırakılıyor, işçilerin beklentileri boşa çıkartılıyor. Sonuçta işçi artık beziyor ve “aman, ne olacaksa olsun” noktasına varıyor. Patronlarsa, enerjisi biten ve kavgasını sürdüremeyen işçilere kendi şartlarını dayatıyorlar.

Oysa geçmişte, Kemal Türkler’in başında olduğu Maden-İş gibi mücadeleci sendikalar vardı, bu sendikalarda sosyalist işçiler etkiliydiler. Bu işçiler tüm bu taktiklerin ne anlama geldiğini biliyorlardı. Buna göre bir eylem çizgisi izliyor, taktikleri boşa çıkarıyor ve zafere ulaşıyorlardı. İşçiler patronların karşısına uysal bir kedi gibi değil aslan gibi çıkıyorlardı. Bugün de yapılması gereken bu: Aslan, aslan olabilmek için birleşmeli ve bilinçlenmeli.

21 Temmuz 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen, depreme karşı gerçek anlamda önlem alınmış değil. Her an olabilecek büyük İstanbul depremi sırasında halkın toplanması için boş bırakılan alanlara da AVM’...
  • Portekiz’de yakıt tankeri sürücüleri, 12 Ağustosta ülke genelinde süresiz genel greve çıktı. Tehlikeli Malzeme Taşıyıcıları Ulusal Sendikası’na (SNMMP) üye işçiler, maaş zammındaki anlaşmazlık nedeniyle kontak kapattı. Kosta Rika’daki devlet...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 Ağustos 2019 günü Mayıs 2019 dönemi Hanehalkı İşgücü Araştırmasını açıkladı. DİSK-AR hem TÜİK hem de İŞKUR’un Haziran 2019 verilerini değerlendirdi.
  • Yerel seçimlerin üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen el değiştiren belediyeler üzerinden ortaya çıkan yolsuzluklar, haksızlıklar ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Önceki belediye başkanlarının yaptıkları yolsuzluklar, haksızlıklar, kirli...
  • KHK ile kadroya geçirilen işçiler de dâhil edildiğinde, yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu iş sözleşmesi (TİS) imzalandı. Türk-İş ve AKP hükümeti arasında bayramın ikinci günü yapılan bir toplantıda imzalanan sözleşmeye göre, 2019’un...
  • Merhaba işçi kardeşlerim. Sizlere çalıştığım işyerindeki bir sohbeti aktarmak istiyorum. Ama konuya geçmeden önce, İşçi Dayanışması’nda çıkan bir yazıyı hatırlamak istiyorum. Yazının adı “Elma Hadisesi” idi. Yazıda 70’li yıllarda, bir fabrikadaki...
  • Merhaba dostlar! Geçtiğimiz günlerde uidder.org’da çıkan “Emekçi Kadınların Gözünden UİD-DER” başlıklı bir mektup okuduk. Çok geçmedi “İşçi Sınıfının Gençlerinin Gözünden UİD-DER” başlıklı Sefaköy’den bir grup genç arkadaşımızın sıcacık duygularını...
  • Atatürk Havalimanı 6 Nisan 2019 saat 02.47’de Singapur uçağıyla son hizmetini verdi. İstanbul Havalimanı yani 3. Havalimanı’nda ise, 6 Nisan 2019 saat 03.00’dan itibaren uçuşlar başladı. İstanbul Havalimanı’nın yapılmasına, Atatürk Havalimanı’nda...
  • Nepal’den, Bangladeş’ten, Pakistan’dan Katar’a giden yüz binlerce göçmen işçi, kölelik koşullarında çalışıyor. Bu işçilerin büyük çoğunluğu, 2022’de Katar’da gerçekleşecek Dünya Kupası maçları için inşa edilen stadyumlarda çalışıyor. Dünya Kupası...
  • İzmir Aliağa ilçesinin MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar, 31 Mart seçimlerinin ardından 180 işçiyi işten attı. Acar, işçileri işten atmasına “teknolojik gelişmeleri” gerekçe olarak göstermişti. Atılan işçilerin işlerine geri dönme mücadelesi...
  • Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup işçiyiz. Bir yıl boyunca yoğun bir tempo içerisinde çalıştık ve bu yoğun tempodan az da olsa sıyrılıp bir tatile gittik. Her birimizin farklı farklı özellikleri, kültürleri olmasına rağmen bir hafta...
  • Türk-İş ile AKP hükümeti arasında, kamuda çalışan 200 bin işçi ilgilendiren 2019 dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi Çerçeve Protokolü görüşmeleri devam ediyor. Bugüne kadar gerçekleştirilen üç görüşmede işçilerin talepleri kabul edilmezken,...
  • Geçtiğimiz günlerde hepimizin bildiği gibi üniversite sınav sonuçları açıklandı. Sınava giren 2 milyonu aşkın öğrenciden 628 bin 796 öğrenci barajı geçemedi. Bu öğrenciler barajı geçemedikleri için sıkıntılı bir duruma düştüler. Peki, bunu hak...