Buradasınız
Bu İkiyüzlüleri Gör İşçi Kardeşim!
Sarıgazi’den bir işçi

13 Mayısta Soma’da yüzlerce işçi kardeşimizi iş cinayetine kurban verdik. Acımız ve öfkemiz gerçekten çok büyük. İş güvenliği önlemlerini almayan patronlara da, onların sömürü cennetini arttırmak için her türlü yasayı çıkaran, denetlemeleri yapmayan hükümete de, cinayetin gerçek sorumlusu olanlara gerekli cezayı vermeyen yargı sistemine de öfkeliyim. Ama öfkem sadece bunlara değil…
Günlerdir gazetelerin köşe yazarları Soma’da cinayet işlendiğinden bahsediyorlar. TV programlarında, iş güvenliği uzmanının patrondan maaşını almasının yanlışlığından söz ediliyor. Soruyorum; şimdiye kadar aklınız neredeydi değerli medya mensupları? Biz UİD-DER’li işçiler geçen sene “İş kazaları kader değildir! İşçi ölümlerini durduralım!” sloganıyla imza kampanyası yürüttüğümüzde neredeydiniz? Yüz binlerce işçi emekçiyle konuşurken, şimdi yeni keşfetmiş gibi bahsettiğiniz o güvenlik tedbirlerini, patronların sorumluluklarını, iş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin durumunu anlatıyorduk, anlatıyoruz. O zaman işçiler ölmüyor muydu da görmediniz? Bizler tüm medya organlarıyla kampanyamızı, neticesini paylaştığımızda neden hiçbiriniz haberlerinizde konuya yer vermediniz?
Biz kampanya neticesinde teker teker işçilerden emekçilerden toplanmış 100 binden fazla imzayı Meclis’e götürdüğümüzde, konuyla ilgili acil önlemler alınmasını talep ettiğimizde neden bir şey yapmadınız muhalefet partileri? Türkiye’de her yıl 1000’den fazla işçi hayatını kaybediyor. Yani her sene 4-5 Soma faciası gerçekleşiyor bu ülkede. Gözünüzün görmesi için yüzlerce işçi kardeşimizin tek seferde ölmesi mi gerekliydi? Ya da bu iş güvenliği yasaları çıkarılırken siz o koltuklarda değil miydiniz? Denetlemelerin yapılmadığını bildiğiniz halde hiç sesinizi çıkarmamamız sizin milletvekillerinizin çoğunun da patron olmasından kaynaklanıyor olmasın sakın? Bunu da hükümet muhalefet kavgasına çevirip nemalanmaya çalışmak nasıl bir ikiyüzlülüktür?
Yıllarca iş kazalarına, işçi ölümlerine hepinizin gözleri kapalıydı. Patronlar sınıfı, onların emrindeki hükümet gerçek suçlu, evet ama sizler de hiçbir şey yapmayarak bu suça ortaksınız, bunu bilin. Evet, işçi kardeşlerim bu ikiyüzlülerin gerçek yüzünü görmemiz gerekiyor artık. Üzerlerinde basınç hissetmedikleri müddetçe hiçbir şey yapmayacak olan bu patronlara, hükümete, muhalefete, medyaya gerçek tokadı ancak bizim örgütlü gücümüz vurabilir.
Ne Kadar Duyarlı Olduğunuzu Görelim!
Çin’de Maden Ocağında İşçi Katliamı
- İşyerinde Gelen Ölümler
- Çocuk İşçilikle Mücadele İşçi Sınıfının Örgütlü Mücadelesinin Büyümesiyle Mümkün
- 301’i, Soma’yı, O Günden Beri Hiç Unutmadık…
- Nurtani İçin Adalet, Adalet İçin Mücadele Gerek
- Sorumluluğu İşçiye Yıkmanın Yolu: “Ya Güvenli Çalış Ya Hiç Çalışma”
- “Benim Suçumdu Abla”
- Toplu Konut Değil, Toplu Mezar!
- Örgütlenmeye İhtiyacımız Var
- Kâr Hırsı Doğayı ve İşçileri Katlediyor
- Gençlerimiz Ölmeye Devam Ediyor
- Kocaeli’de “MESEM’e ve Çocuk İşçiliğine Son”Eylemi
- Sağlıksız ve Kötü Çalışma Koşullarına Karşı Birleşelim
- Mesleki Eğitim mi Kâr Hırsı mı?
- Hayatımızı Değiştirecek Parolayı Unutmayalım!
- Gizli Açlık Tehlikesi Büyüyor
- Biz Mücadele Edersek Her Şey Düzelir!
- Hasköy Sanayi Sitesinden Sonra Şimdi Sıra Kimde?
- Ya Beni İşten Atarlarsa?
- İSG-SEN Ankara’da Siyah Baret Eylemi Yaptı
- Patronların Prestiji Yangın Riskinden Daha Önemli
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...