Navigation

Buradasınız

Büyükçekmece’deki Yangında 4 İşçi Hayatını Kaybetti

Büyükçekmece’de Cumhuriyet Mahallesi Hadımköy Yolu Caddesi üzerinde yer alan, tekstil ve plastik malzeme imalatı yapılan bir fabrikada saat 03.00 sularında yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangına çevre ilçelerdeki itfaiye ekiplerinin de katımlıyla müdahale edildi. Yangın çıktığı sırada gece vardiyasında çalışan 20 işçi, 4 katlı binanın çatısına sığındı. 8 ilçenin itfaiye ekiplerinin kurtarma çalışmaları sonucunda 20 işçi çatıdan indirildi. Ancak yangın kontrol altına alınıp söndürüldükten sonra bina içinde soğutma çalışmaları sürdürülürken 4 işçinin cansız bedeniyle karşılaşıldı. Hayatını kaybeden işçilerin dördü de mülteci işçiydi.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada yangının çıkış nedeninin henüz belirlenemediği belirtildi. Ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmış olması durumunda, yangın çıksa bile büyümeden kontrol altına alınabilir, işçilerin hayatını kaybetmesinin önüne geçilebilirdi. Patronlar sınıfı maliyet gerekçesiyle tedbir almaktan kaçınıyor, denetimler yapılmadığı ve caydırıcı cezalar verilmediği için de iş cinayetlerinin önüne geçilemiyor. Bu iş cinayetinde de görüldüğü gibi iş cinayetlerinde hayatını kaybeden mülteci/göçmen işçilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Göçmen işçiler, hiçbir sosyal güvenceleri olmadan, düşük ücretlerle çalıştırılıyor. Ağır çalışma koşulları altında, uzun saatler boyunca çalıştırılan işçiler iş kazaları ve iş cinayetlerine her geçen gün daha çok maruz kalıyor.

Mülteci/göçmen işçilerin çoğu Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika ülkelerinden iç savaş ve çatışmalar nedeniyle kaçmak ya da göçmek zorunda kalıyorlar. Güvencesiz ve çaresiz mülteci işçiler, patronlar tarafından ucuz işgücü olarak kullanılıyor. Patronlar sınıfı bir yandan mülteci işçilerin ucuz işgücüyle kârını arttırırken, diğer yandan artan işsizliğe karşı milliyetçi önyargıları körükleyerek aradan sıyrılıyorlar, öfkenin mülteci/göçmen işçilere yönelmesini sağlıyorlar.

Her yıl binlerce işçinin canını alan iş cinayetlerinin önüne geçmek; iş koşullarının düzeltilmesi, ücretlerin yükseltilmesi ve işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlamak, işçilerin din/dil/milliyet ayrımı yapmadan, ortak sınıf çıkarları etrafında örgütlenmeleri ve mücadeleyi yükseltmeleriyle mümkün olacaktır.

22 Haziran 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...
  • Geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından 3 yeni vergi kalemini içeren yeni bir vergi yasası kabul edildi. Büyük bir riyakârlıkla “vergi adaleti” diye pazarlanan yeni yasayla, vergi gelirlerinin arttırılması ve ekonomik krizin...
  • Birinci Dünya Savaşında Doğu cephesi… Enver Paşa komutasındaki taburlara katılan ve acımasız kış soğuğunda Allahuekber Dağları eteklerinde soğuktan ve açlıktan kırılan on binlerce asker… Hasan İzzettin Dinamo’nun kaleme aldığı Savaş ve Açlar romanı...
  • Biz yaşamak için emek gücümüzü patronlara satmak zorunda kalan işçileriz. Bunun için her gün işyerlerimize gider saatlerce ter akıtırız. Fabrikalarda, inşaatlarda, ofislerde ömrümüzden ömür vererek çalışırız. Tek derdimiz kendimize ve sevdiklerimize...
  • Meydana gelen onca iş cinayetine, her yıl sayıları binleri aşan can kaybına rağmen, iş güvenliği önlemleri alınmıyor, patronlara caydırıcı cezalar verilmiyor. Sonuçta her geçen gün iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin sayısı daha da artıyor...