Buradasınız
Gerçeğiyle Sanalıyla Bu Oyun Bozulacak!
Gazi Mahallesi’nden bir işçi
İnternette “sosyal iletişim ağı” olarak tanımlanan Facebook sitesinin dünya çapında en çok kullanılan uygulamalarından biri olan “Farmville” isimli sanal toprak sahipliği oyununda kiralık işçi çalıştırma dönemi başlamış. Gerçek dünyada kapitalistler için ucuz işgücü cenneti olarak bilinen Çin, sanal dünyada da bu özelliğini koruyormuş.
Söz konusu oyunda saatlik ücret karşılığı çalışan işçiler sanal tarlaların her türlü işini görüyorlar. Bu şekilde çiftliğiniz gelişmeye devam ediyor ve aynı zamanda kârınız artmış oluyor.
Haberi gördüğümde, kapitalist kültürün yeni zırvalarından biri diyerek geçip gidecektim. Ancak güvencesiz çalıştırma biçimlerine maruz kalarak günde 15 saatini patronlara veren yeğenim, bu oyunu bana öve öve bitiremeyince bir şeyler yazayım dedim.
Kapitalizmin yaşamdaki uygulamalarını sanal âleme taşıyarak internet oyunları ile mülk sahibi hatta patron olmanızı sağlayan bu oyunlar “sevimli” ve zararsız gözükse de, kapitalizmin vahşi sömürü biçimlerinin meşrulaşmasını ve bunlara sanal âlemde de olsa ortak olunmasını sağlıyor. Bu tarz oyunlarda “yaşamak için sömürmelisin”, “uygarlaşmak için işgal etmelisin” gibi fikirler genel doğrular olarak sunuluyor.
İçinde yaşadığımızın düzenin ve toplumu yöneten sınıfın hegemonyasının yansımaları çocuk oyunlarından bu tarz internet uygulamalarına kadar her alanda kendini hissettiriyor. Emek sömürüsünden, köle ticaretinden zevk alan bir toplum kültürü, kapitalizme elbette ki çok yakışıyor.
Sınıf bilinçli her işçiyi rencide edecek bu oyun ve benzeri uygulamalardan kurtulmak ise büyük bir “oyunbozanlık” gerektiriyor. Ancak bu oyunların “emek yanlısı” biçimlerini icat etmek de, bu oyunlara uzaktan “tu kaka” demek de gerçek hayatta yaşanan uygulamaları değiştirmeyecek. Kapitalizmin gerçek uygulamalarını bir bir işlevsiz kıldıkça, emekten yana bir düzen kurdukça oyunlarımız da, internetimiz de kendi sınıfımıza yakışır bir hale bürünecek.
Tersane Değil Can Pazarı
Madende Katliam
- Geçmişten Bugüne Uçurum İnsanları
- Doğru Tarafta, İşçi Sınıfının Safındayım
- Emekçi Kadınlar ve Barış
- Gene Takmışsın Kırmızı Şapkayı, Greve mi Gidiyorsun?”
- “Çöpçü” Demek Hakaret mi?
- Gençlere Örgütlü Mücadele Deneyimi Aktarmak…
- “Kurt Ağladı, Biz de İnandık”
- “Gerekirse Grev de Yap!”
- Sınıfımızın Yaşlılarının Payına Ölüm Düşüyor
- “Sınıfsal Bir Tarafı Var mı?”
- Ana-Baba-Oğul UİD-DER Saflarında Yürüyenlere Selam Olsun
- Bu Kalp Nasıl Atmaya Devam Edecek?
- Egemenlerin Değil, Sınıfımızın Gözüyle Bakalım!
- “Kendini de Beni de Yaktın Celal!”
- Uğruna Mücadele Ettiğimiz Bizimdir
- Grev Çocukları
- “Felsefe Yapma Birader!”
- Şeytanla Dost Olunmaz!
- Reklam Deyip Geçmeyelim!
- “60 Bin Maaşla Çoban Bulunmuyor.” Yersen!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...