Navigation

Buradasınız

İmza Kampanyamızdan Notlar

Ocak 2012, No: 46

Kıdem tazminatının elimizden alınmasına karşı başlattığımız imza kampanyası tüm hızıyla devam ediyor. Fabrika önlerinde, işçi mahallelerinde, kent merkezlerinde açtığımız stantlarda ve gittiğimiz evlerinde şu ana kadar on binlerce işçi-emekçiye ulaştık ve on binlerce imza topladık.

On binlerce emekçiye AKP hükümetinin gündemine aldığı “Ulusal İstihdam Stratejisi” paketinin ne olduğunu anlattık. Bu paketin içinde en önemli maddelerden birisini şüphesiz kıdem tazminatının elimizden alınması oluşturmaktadır. Gerçekleri anlattığımızda CHP’ye oy veren işçi-emekçiler kadar AKP’ye oy verenler de saldırı paketine dur demek için imza verdiler. Çünkü bizler öncelikle işçi sınıfının bir parçasıyız ve bu saldırı işçi sınıfına yapılmaktadır. Şu ya da bu partiliyim demeden, sınıf kimliğimiz etrafında kendi çıkarlarımız için birleşmemiz gerekiyor. Kara kışa aldırmadan yürüttüğümüz çalışmalarda duyarlı emekçiler imza vermekle kalmadılar, özellikle de mahallelerde evlerine davet ederek, çay ikram ederek, imza toplamaya bizzat katılarak destek verdiler. Teşekkür ettiğimizde hep şu ortak tepkiyi alıyoruz: “Asıl bizler teşekkür ederiz, sadece kendiniz için değil bizler için de çabalıyorsunuz. Sizin yanınızda bizim yaptığımız nedir ki?”

Yürüttüğümüz çalışmalarda kadın işçilerin duyarlılığının daha fazla olduğunu bir kez daha gördük. Birçok kadın işçi imza atmayan kocasını, erkek arkadaşını ya da kardeşini ikna ederek imza attırdı. Aydınlı’dan bir grup işçi arkadaşımızın yazdığı okur mektubunda şunlar anlatılıyor: “Bir çifte imza kampanyamızı anlattığımızda erkek olan emekli işçi kendisini ilgilendirmediğini söyleyip imza atmak istemedi. Eşi ise ‘bari oğlunun hakları için imza at’ diyerek kocasına tepki gösterdi. Sonra da ‘ben işçiyim, tabii ki imzalarım’ diyerek imzasını attı. Bunun yanı sıra standımızı toplarken, ‘üşümüşsünüzdür çocuklar. Kaç kişisiniz? Size çay getireyim’ diyen ablalarımız da oldu. Bir taraftan sıcak çaylarımızı yudumlarken, bir taraftan da derneğimizin faaliyetlerinden bahsettik.”

Şüphesiz yürüttüğümüz çalışmadan rahatsız olanlar da vardı. Polis Kocaeli’nin Darıca ilçesinde açtığımız standı kaldırmak isteyerek demokratik hakkımızı kullanmamızın önüne geçmeye çalıştı. Bahanesi ise “vatandaş rahatsız oluyor” yönündeydi. Gebze’den bir grup işçi bu durumu bakın nasıl anlatıyor: “Bu konuşmalara şahit olan bir işçi, yanında eşi ve çocuğuyla standa geldi, imzasını attı. Sonra eşine de imza attırdı. Ardından polise dönerek, ‘hayır huzurumuzu bozan yok, gayet huzurla imza atıyoruz’ dedi.” İmza toplamak, saldırılara karşı tepkimizi dile getirmek bizlerin en demokratik hakkıdır, meşrudur ve buna polis karışamaz. İşçi ve ailesi imza kampanyasına sahip çıktıklarında aslında demokratik haklarına da sahip çıkmış oldular. Kurduğumuz imza stantlarına gelen işçi-emekçilerin önemli bir bölümü kıdem tazminatının kaldırılacağını bilmiyor. Özellikle genç işçilerin bu haklarının varlığından bihaber olmaları, patronların işçileri ne denli örgütsüz ve bilinçsiz hale getirdiğini gösteriyor. Bu vesileyle binlerce genç işçiye kıdem tazminatının ne olduğunu anlatma şansı bulduk. Gazi Mahallesi’nde yürütülen imza çalışmasına katılan gıda işçisi bir arkadaşımız sitemize gönderdiği mektubunda şunları aktarıyor: “Genç işçiler hep şu soruyu sordular: ‘Nedir bu kıdem tazminatı denilen şey?’ Bu hakkımızın ne olduğunu anlattığımızda genç işçi arkadaşlarımız da bize destek oldular. ‘İlk defa duyuyorum böyle bir hakkımızın olduğunu’ diyen genç işçi sayısı oldukça fazlaydı. Hatta iki işçinin aralarında geçen bir diyalog, durumun ne kadar kötü olduğunu gösteriyordu. Standın başındaki kalabalığı gören işçilerden biri diğerine soruyor: ‘Ne satıyorlar burada acaba, bu kalabalık ne?’ Diğeri cevap veriyor: ‘Kıdem tazminatları ellerinden alınıyormuş onun için imza topluyorlar.’İlk soruyu soran işçi ‘bize ne ya, ne olursa olsun biz yolumuza gidelim’ diyerek bulunduğumuz yerden hızla uzaklaşırken, arkalarından yetişip durduruyoruz. Ve derdimizi anlattıktan sonra bize verdikleri cevap şu oluyor: ‘Eğer siz bu konuyla ilgili bizi bilgilendirmemiş olsaydınız belki de böyle bir hakkımız olduğunu öğrenemeyecektik.’ İmzalarını attıktan sonra teşekkür ederek yanımızdan ayrılıyorlar.”

İmza kampanyamız sonucunda toplanan imzaları meclise göndererek, haklarımızın gasp edilmesine tepkisiz kalmayacağımızı göstereceğiz. Tüm sınıf kardeşlerimizi bu tepkiye ortak olmaya çağırıyoruz.

15 Ocak 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...